← Sure 46

46:17

وَٱلَّذِى قَالَ لِوَٰلِدَيْهِ أُفٍّ لَّكُمَآ أَتَعِدَانِنِىٓ أَنْ أُخْرَجَ وَقَدْ خَلَتِ ٱلْقُرُونُ مِن قَبْلِى وَهُمَا يَسْتَغِيثَانِ ٱللَّهَ وَيْلَكَ ءَامِنْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ فَيَقُولُ مَا هَـٰذَآ إِلَّآ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

Kelime kelime

وَٱلَّذِى
ve o kimse
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لِوَٰلِدَيْهِ
anasına babasına
İsim
Kök: ولد
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
وَٰلِدَيْİsimeril ikil، mecrûr (genitif)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أُفٍّ
öf
İsim
Kök: أفف
Dilbilgisi (i'rab)
أُفٍّİsimNV، muzâri (şimdi/geniş)
لَّكُمَآ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمَآİsimzamir، 2. ikil
أَتَعِدَانِنِىٓ
siz bana va'd mı ediyorsunuz?
Fiil
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
تَعِدَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. ikil dişil
انِİsimzamir، son ek، 3. ikil
نِىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَنْ
benim çıkarılacağımı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْEdatmasdar bağlacı
أُخْرَجَ
çıkardı
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
أُخْرَجَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 1. tekil
وَقَدْ
gelip geçmiş iken
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
خَلَتِ
gelip geçmiş iken
Fiil
Kök: خلو
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَتِFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
ٱلْقُرُونُ
nice nesiller
İsim
Kök: قرن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرُونُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
مِن
benden önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِى
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
وَهُمَا
onlar ise
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُمَاİsimzamir، 3. ikil
يَسْتَغِيثَانِ
sığınarak
Fiil
Kök: غوث
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَغِيثَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. ikil eril
انِİsimzamir، son ek، 3. ikil
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
وَيْلَكَ
yazık sana (dediler)
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
وَيْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ءَامِنْ
iman et!
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامِنْFiilemir، 2. tekil eril
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
وَعْدَ
sözü
İsim
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
وَعْدَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
حَقٌّ
gerçektir
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
حَقٌّİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَيَقُولُ
derken o der ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَا
değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
هَٰذَآ
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَآİsimism-i işaret، eril tekil
إِلَّآ
başka bir şey
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdathasr (sınırlama)
أَسَٰطِيرُ
masallarından
İsim
Kök: سطر
Dilbilgisi (i'rab)
أَسَٰطِيرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلْأَوَّلِينَ
eskilerin
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَوَّلِينَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Annesine babasına: "Of ikinizden; benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni tekrar diriltilmemle mi tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, anne babası Allah'a sığınarak: "Sana yazıklar olsun! İnan; doğrusu Allah'ın sözü gerçektir" dedikleri halde: "Bu, Kuran öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" diye cevap verenler işte onlar kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, Allah'ın azap vadinin aleyhlerinde gerçekleştiği kimselerdir. Doğrusu onlar hüsranda olanlardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ana ve babasına: "Öf size! siz bana öldükten sonra tekrar dirilip kabrimden çıkarılacağımı mı vaad ediyorsunuz? Oysa benden önce nice nesiller gelip geçmiştir." diyen kimseye ana ve babası Allah'a sığınarak "Yazıklar olsun sana! Gel iman et, şüphesiz ki, Allah'ın vaadi gerçektir." dediklerinde o: "Bu Kur'ân öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" diyordu.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ana babasına “Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, bana (tekrar) diriltilmemi mi vadediyorsunuz?” diyen kişiye, onlar (ana babası) Allah’ın yardımına sığınarak “Yazıklar olsun sana! Allah’ın vaadinin gerçek olduğuna inan!” (dediklerinde o), “Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir!” der.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But (there is one) who says to his parents, "Fie on you! Do ye hold out the promise to me that I shall be raised up, even though generations have passed before me (without rising again)?" And they two seek Allah's aid, (and rebuke the son): "Woe to thee! Have faith! for the promise of Allah is true." But he says, "This is nothing but tales of the ancients!"

A. Yusuf Alipublic-domain

But some say to their parents, ‘What? Are you really warning me that I shall be raised alive from my grave, when so many generations have already passed and gone before me?’ His parents implore God for help; they say, ‘Alas for you! Believe! God’s promise is true,’ but still he replies, ‘These are nothing but ancient fables.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And whoso saith unto his parents: Fie upon you both! Do ye threaten me that I shall be brought forth (again) when generations before me have passed away? And they twain cry unto Allah for help (and say): Woe unto thee! Believe! Lo! the promise of Allah is true. But he saith: This is naught save fables of the men of old:

M. Pickthallpublic-domain

But one who says to his parents, "Uff to you; do you promise me that I will be brought forth [from the earth] when generations before me have already passed on [into oblivion]?" while they call to Allāh for help [and to their son], "Woe to you! Believe! Indeed, the promise of Allāh is truth." But he says, "This is not but legends of the former peoples" -

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والذي قال لوالديه إذ دعواه إلى الإيمان بالله والإقرار بالبعث: قبحًا لكما أتعِدانني أن أُخْرج من قبري حيًا، وقد مضت القرون من الأمم من قبلي، فهلكوا فلم يُبعث منهم أحد؟ ووالداه يسألان الله هدايته قائلَين له: ويلك، آمن وصدِّق واعمل صالحًا، إن وعد الله بالبعث حق لا شك فيه، فيقول لهما: ما هذا الذي تقولانه إلا ما سطَّره الأولون من الأباطيل، منقول من كتبهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?