← Sure 46

46:21

۞ وَٱذْكُرْ أَخَا عَادٍ إِذْ أَنذَرَ قَوْمَهُۥ بِٱلْأَحْقَافِ وَقَدْ خَلَتِ ٱلنُّذُرُ مِنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِۦٓ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّا ٱللَّهَ إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Kelime kelime

وَٱذْكُرْ
ve an
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱذْكُرْFiilemir، 2. tekil eril
أَخَا
kardeşini (Hud'u)
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَاİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
عَادٍ
Ad'ın
İsim
Kök: عود
Dilbilgisi (i'rab)
عَادٍİsimözel isim، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِذْ
hani
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
أَنذَرَ
uyarmıştı
Fiil
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
أَنذَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
قَوْمَهُۥ
kavmini
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
بِٱلْأَحْقَافِ
Ahkaf'taki
İsim
Kök: حقف
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَحْقَافِİsimözel isim، eril çoğul، mecrûr (genitif)
وَقَدْ
gelip geçti
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
خَلَتِ
gelip geçti
Fiil
Kök: خلو
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَتِFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
ٱلنُّذُرُ
nice uyarıcılar
İsim
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نُّذُرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
مِنۢ
onun önünden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَيْنِ
arasında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنِİsimmecrûr (genitif)
يَدَيْهِ
ve
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَدَيْİsimdişil ikil، merfû (nominatif)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَمِنْ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنْEdatharf-i cer (edat)
خَلْفِهِۦٓ
ardından
İsim
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
خَلْفِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أَلَّا
kulluk etmeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَEdatINT
لَّاEdatnehiy (yasaklama)
تَعْبُدُوٓا۟
kulluk etmeyin
Fiil
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْبُدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِلَّا
başkasına
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
ٱللَّهَ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
إِنِّىٓ
elbette ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَخَافُ
korkuyorum
Fiil
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَافُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
عَلَيْكُمْ
sizin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَذَابَ
azabına uğramanızdan
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابَİsimeril، mansûb (akuzatif)
يَوْمٍ
bir günün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عَظِيمٍ
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Ad milletinin kardeşi Hud'u an; ondan önce ve sonra, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin" diyen nice uyarıcılar gelip geçmişken, Ahkaf bölgesindeki milletini uyarmış "Doğrusu sizin için, büyük günün azabından korkuyorum" demişti.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey Muhammed! Âd kavminin kardeşi Hud'u hatırla. Hani O, Ahkâf denilen yerde kavmini uyarmıştı. O'ndan önce ve sonra da nice peygamberler gelip geçmiştir. Hud, kavmine: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Çünkü ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum." demişti.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Âd (kavmin)in kardeşini (Hud’u) an! Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların geçtiği Ahkaf bölgesindeki kavmini “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin! Şüphesiz ki üzerinize gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum!” diye uyarmıştı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Mention (Hud) one of 'Ad's (own) brethren: Behold, he warned his people about the winding Sand-tracts: but there have been warners before him and after him: "Worship ye none other than Allah: Truly I fear for you the Penalty of a Mighty Day."

A. Yusuf Alipublic-domain

Mention [Hud] of the tribe of Ad: he warned his people among the sand dunes- other warners have come and gone both before and after him- ‘ Worship no one but God: I fear for you, that you will be punished on a terrible Day,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And make mention (O Muhammad) of the brother of A'ad when he warned his folk among the wind-curved sandhills - and verily warners came and went before and after him - saying: Serve none but Allah. Lo! I fear for you the doom of a tremendous Day.

M. Pickthallpublic-domain

And mention, [O Muḥammad], the brother of ʿAad, when he warned his people in [the region of] al-Aḥqāf - and warners had already passed on before him and after him - [saying], "Do not worship except Allāh. Indeed, I fear for you the punishment of a terrible day."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر -أيها الرسول- نبيَّ الله هودًا أخا عاد في النَّسب لا في الدين، حين أنذر قومه أن يحل بهم عقاب الله، وهم في منازلهم المعروفة بـ "الأحقاف"، وهي الرمال الكثيرة جنوب الجزيرة العربية، وقد مضت الرسل بإنذار قومها قبل هود وبعده: بأن لا تشركوا مع الله شيئًا في عبادتكم له، إني أخاف عليكم عذاب الله في يوم يَعْظُم هوله، وهو يوم القيامة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?