← Sure 48

48:17

لَّيْسَ عَلَى ٱلْأَعْمَىٰ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْأَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْمَرِيضِ حَرَجٌ ۗ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدْخِلْهُ جَنَّـٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ ۖ وَمَن يَتَوَلَّ يُعَذِّبْهُ عَذَابًا أَلِيمًا

Kelime kelime

لَّيْسَ
yoktur
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
لَّيْسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَى
köre
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَعْمَىٰ
kör
İsim
Kök: عمي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَعْمَىٰİsimeril، mecrûr (genitif)
حَرَجٌ
güçlük
İsim
Kök: حرج
Dilbilgisi (i'rab)
حَرَجٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَلَا
ve yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
عَلَى
topala
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَعْرَجِ
topal
İsim
Kök: عرج
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَعْرَجِİsimeril، mecrûr (genitif)
حَرَجٌ
güçlük
İsim
Kök: حرج
Dilbilgisi (i'rab)
حَرَجٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَلَا
ve yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
عَلَى
hastaya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمَرِيضِ
hasta
İsim
Kök: مرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَرِيضِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
حَرَجٌ
güçlük
İsim
Kök: حرج
Dilbilgisi (i'rab)
حَرَجٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
يُطِعِ
ita'at ederse
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
يُطِعِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
وَرَسُولَهُۥ
ve Elçisine;
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَسُولَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يُدْخِلْهُ
onu sokar
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
يُدْخِلْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
جَنَّٰتٍ
cennetlere
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
جَنَّٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
تَجْرِى
akan
Fiil
Kök: جري
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْرِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مِن
altından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
تَحْتِهَا
altında
İsim
Kök: تحت
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْتِİsimmecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ٱلْأَنْهَٰرُ
ırmaklar
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَنْهَٰرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
يَتَوَلَّ
yüz çevirirse
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَوَلَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
يُعَذِّبْهُ
onu azablandırır
Fiil
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
يُعَذِّبْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
عَذَابًا
bir azaba
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَلِيمًا
acıklı
İsim
Kök: ألم
Dilbilgisi (i'rab)
أَلِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Ama, gözleri görmeyen kimse savaşa gelmezse ona bir sorumluluk yoktur; topala ve hastaya da sorumluluk yoktur. Kim Allah'a ve peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim yüz çevirirse, onu can yakıcı azaba uğratır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. Bununla beraber kim Allah'a ve peygamberine itâat ederse, Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa, onu acı bir azaba uğratır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Görme engelliye zorluk yoktur; topala zorluk yoktur; hastaya da zorluk yoktur. Kim Allah’a ve Elçisine gönülden itaat ederse (Allah) onu, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Kim de yüz çevirirse ona elem verici bir şekilde azap eder.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

No blame is there on the blind, nor is there blame on the lame, nor on one ill (if he joins not the war): But he that obeys Allah and his Messenger,- (Allah) will admit him to Gardens beneath which rivers flow; and he who turns back, (Allah) will punish him with a grievous Penalty.

A. Yusuf Alipublic-domain

the blind, the lame, and the sick will not be blamed.’ God will admit anyone who obeys Him and His Messenger to Gardens graced with flowing streams; He will painfully punish anyone who turns away.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

There is no blame for the blind, nor is there blame for the lame, nor is there blame for the sick (that they go not forth to war). And whoso obeyeth Allah and His messenger, He will make him enter Gardens underneath which rivers flow; and whoso turneth back, him will He punish with a painful doom.

M. Pickthallpublic-domain

There is not upon the blind any guilt or upon the lame any guilt or upon the ill any guilt [for remaining behind]. And whoever obeys Allāh and His Messenger - He will admit him to gardens beneath which rivers flow; but whoever turns away - He will punish him with a painful punishment.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ليس على الأعمى منكم- أيها الناس- إثم، ولا على الأعرج إثم، ولا على المريض إثم، في أن يتخلَّفوا عن الجهاد مع المؤمنين؛ لعدم استطاعتهم. ومن يطع الله ورسوله يدخله جنات تجري مِن تحت أشجارها وقصورها الأنهار، ومن يعص الله ورسوله، فيتخلَّف عن الجهاد مع المؤمنين، يعذبه عذابًا مؤلمًا موجعًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?