← Sure 6

6:125

فَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يَهْدِيَهُۥ يَشْرَحْ صَدْرَهُۥ لِلْإِسْلَـٰمِ ۖ وَمَن يُرِدْ أَن يُضِلَّهُۥ يَجْعَلْ صَدْرَهُۥ ضَيِّقًا حَرَجًا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِى ٱلسَّمَآءِ ۚ كَذَٰلِكَ يَجْعَلُ ٱللَّهُ ٱلرِّجْسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ

Kelime kelime

فَمَن
kimi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimşart
يُرِدِ
isterse
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِدِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
أَن
doğru yola iletmek
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَهْدِيَهُۥ
iletir
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهْدِيَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يَشْرَحْ
açar
Fiil
Kök: شرح
Dilbilgisi (i'rab)
يَشْرَحْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
صَدْرَهُۥ
onun göğsünü
İsim
Kök: صدر
Dilbilgisi (i'rab)
صَدْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لِلْإِسْلَٰمِ
İslam'a
İsim
Kök: سلم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لْEdatmarife (belirli)، ön ek
إِسْلَٰمِİsimözel isim، masdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
وَمَن
kimi de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimşart
يُرِدْ
isterse
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِدْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
أَن
saptırmak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يُضِلَّهُۥ
şaşırtır
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
يُضِلَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يَجْعَلْ
yapar
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
يَجْعَلْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
صَدْرَهُۥ
onun göğsünü
İsim
Kök: صدر
Dilbilgisi (i'rab)
صَدْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ضَيِّقًا
daralmış
İsim
Kök: ضيق
Dilbilgisi (i'rab)
ضَيِّقًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
حَرَجًا
tıkanık
İsim
Kök: حرج
Dilbilgisi (i'rab)
حَرَجًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
كَأَنَّمَا
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَأَنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
يَصَّعَّدُ
yükseliyor
Fiil
Kök: صعد
Dilbilgisi (i'rab)
يَصَّعَّدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فِى
göğe
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَآءِ
göğün
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَآءِİsimdişil، mecrûr (genitif)
كَذَٰلِكَ
işte böyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
يَجْعَلُ
çökertir
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
يَجْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلرِّجْسَ
pislik (sıkıntı)
İsim
Kök: رجس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رِّجْسَİsimeril، mansûb (akuzatif)
عَلَى
üstüne
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلَّذِينَ
kimselerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
لَا
inanmayan(ların)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُؤْمِنُونَ
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Allah kimi doğru yola koymak isterse onun kalbini İslamiyet'e açar, kimi de saptırmak isterse, göğe yükseliyormuş gibi, kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah böylece, inanmayanları küfür bataklığında bırakır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah kimi hidayete erdirmek isterse, onun gönlünü İslâm'a açar. Kimi de saptırmak isterse, sanki göğe yükseliyormuş gibi, göğsünü dar ve sıkıntılı yapar. Allah, inanmayanları işte böyle pislik içinde bırakır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah kimi doğru yola ulaştırmak isterse onun göğsünü İslam’a açar. Kimi de saptırmak isterse (sapkınlıkta bıraktığı o kişinin) göğsünü sanki göğe çıkıyormuş gibi iyice daraltıp sıkıştırır. Allah inanmayanların üstüne işte böyle pislik verir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Those whom Allah (in His plan) willeth to guide,- He openeth their breast to Islam; those whom He willeth to leave straying,- He maketh their breast close and constricted, as if they had to climb up to the skies: thus doth Allah (heap) the penalty on those who refuse to believe.

A. Yusuf Alipublic-domain

When God wishes to guide someone, He opens their breast to islam; when He wishes to lead them astray, He closes and constricts their breast as if they were climbing up to the skies. That is how God makes the foulness of those who do not believe rebound against them.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And whomsoever it is Allah's will to guide, He expandeth his bosom unto the Surrender, and whomsoever it is His Will to send astray, He maketh his bosom close and narrow as if he were engaged in sheer ascent. Thus Allah layeth ignominy upon those who believe not.

M. Pickthallpublic-domain

So whoever Allāh wants to guide - He expands his breast to [contain] Islām; and whoever He wants to send astray - He makes his breast tight and constricted as though he were climbing into the sky. Thus does Allāh place defilement upon those who do not believe.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فمن يشأ الله أن يوفقه لقَبول الحق يشرح صدره للتوحيد والإيمان، ومن يشأ أن يضله يجعل صدره في حال شديدة من الانقباض عن قَبول الهدى، كحال مَن يصعد في طبقات الجو العليا، فيصاب بضيق شديد في التنفس. وكما يجعل الله صدور الكافرين شديدة الضيق والانقباض، كذلك يجعل العذاب على الذين لا يؤمنون به.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?