← Sure 6

6:157

أَوْ تَقُولُوا۟ لَوْ أَنَّآ أُنزِلَ عَلَيْنَا ٱلْكِتَـٰبُ لَكُنَّآ أَهْدَىٰ مِنْهُمْ ۚ فَقَدْ جَآءَكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ ۚ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَذَّبَ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِ وَصَدَفَ عَنْهَا ۗ سَنَجْزِى ٱلَّذِينَ يَصْدِفُونَ عَنْ ءَايَـٰتِنَا سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يَصْدِفُونَ

Kelime kelime

أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
تَقُولُوا۟
demeyesiniz
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
تَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَوْ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْEdatşart
أَنَّآ
şüphesiz ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
آİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أُنزِلَ
indirilseydi
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أُنزِلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
عَلَيْنَا
bize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلْكِتَٰبُ
Kitap
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبُİsimeril، merfû (nominatif)
لَكُنَّآ
biz olurduk
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
كُFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَهْدَىٰ
daha doğru yolda
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْدَىٰİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
مِنْهُمْ
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَقَدْ
işte
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
جَآءَكُم
size de geldi
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَيِّنَةٌ
açık delil
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيِّنَةٌİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّن
Rabbinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّكُمْ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَهُدًى
ve hidayet
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُدًىİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَرَحْمَةٌ
ve rahmet
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَحْمَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَمَنْ
kim olabilir?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنْİsimsoru
أَظْلَمُ
daha zalim
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
أَظْلَمُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
مِمَّن
kimseden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِEdatharf-i cer (edat)
مَّنİsimism-i mevsûl
كَذَّبَ
yalanlayıp
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَذَّبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِـَٔايَٰتِ
ayetlerini
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَصَدَفَ
ve yüz çeviren
Fiil
Kök: صدف
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
صَدَفَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَنْهَا
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
سَنَجْزِى
cezalandıracağız
Fiil
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
نَجْزِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
ٱلَّذِينَ
kimseleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَصْدِفُونَ
yüz çevirenleri
Fiil
Kök: صدف
Dilbilgisi (i'rab)
يَصْدِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَنْ
ayetlerimizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
ءَايَٰتِنَا
ayetlerimizi
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
سُوٓءَ
en kötüsüyle
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سُوٓءَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْعَذَابِ
azabın
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابِİsimeril، mecrûr (genitif)
بِمَا
ötürü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
yüz çevirmelerinden
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَصْدِفُونَ
yüz çevirenleri
Fiil
Kök: صدف
Dilbilgisi (i'rab)
يَصْدِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Bu, indirdiğimiz kutsal Kitap'dır, ona uyun. "Bizden önce iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok" demekten veya "Bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk" demekten sakının ki merhamet olunasınız. Şüphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yahut: "Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk", demeyesiniz. İşte size de Rabbinizden açık delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah'ın âyetlerini yalanlayıp, onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri sebebiyle azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Veya “Kitap (ilahî mesaj) bize indirilseydi, biz onlardan daha fazla doğru yolda olurduk.” dersiniz diye (Kur’an’ı indirdik). Elbette size de Rabbinizden apaçık bir delil, bir rehber ve rahmet gelmiştir. Allah’ın ayetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir ki! Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri nedeniyle ileride azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Or lest ye should say: "If the Book had only been sent down to us, we should have followed its guidance better than they." Now then hath come unto you a clear (sign) from your Lord,- and a guide and a mercy: then who could do more wrong than one who rejecteth Allah's signs, and turneth away therefrom? In good time shall We requite those who turn away from Our signs, with a dreadful penalty, for their turning away.

A. Yusuf Alipublic-domain

or ‘If only the Scripture had been sent down to us, we would have been better guided than them.’ Now clear evidence, guidance, and mercy have come to you from your Lord. Who could be more wrong than someone who rejects God’s revelations and turns away from them? We shall repay those who turn away with a painful punishment.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Or lest ye should say: If the Scripture had been revealed unto us, we surely had been better guided than are they. Now hath there come unto you a clear proof from your Lord, a guidance and mercy; and who doeth greater wrong than he who denieth the revelations of Allah, and turneth away from them? We award unto those who turn away from Our revelations an evil doom because of their aversion.

M. Pickthallpublic-domain

Or lest you say, "If only the Scripture had been revealed to us, we would have been better guided than they." So there has [now] come to you a clear evidence from your Lord and a guidance and mercy. Then who is more unjust than one who denies the verses of Allāh and turns away from them? We will recompense those who turn away from Our verses with the worst of punishment for their having turned away.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولئلا تقولوا -أيها المشركون-: لو أنَّا أُنزل علينا كتاب من السماء، كما أُنزل على اليهود والنصارى، لكنَّا أشدَّ استقامة على طريق الحق منهم، فقد جاءكم كتاب بلسانكم عربي مبين، وذلك حجة واضحة مِن ربكم وإرشاد إلى طريق الحق، ورحمةٌ لهذه الأمة. فلا أحد أشد ظلمًا وعدوانًا ممن كذَّب بحجج الله تعالى وأعرض عنها!! فهؤلاء المعرضون سنعاقبهم عقابًا شديدًا في نار جهنم؛ بسبب إعراضهم عن آياتنا، وصدِّهم عن سبيلنا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?