← Sure 65

65:7

لِيُنفِقْ ذُو سَعَةٍ مِّن سَعَتِهِۦ ۖ وَمَن قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُۥ فَلْيُنفِقْ مِمَّآ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ۚ لَا يُكَلِّفُ ٱللَّهُ نَفْسًا إِلَّا مَآ ءَاتَىٰهَا ۚ سَيَجْعَلُ ٱللَّهُ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْرًا

Kelime kelime

لِيُنفِقْ
nafaka versin
Fiil
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatemir، ön ek
يُنفِقْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ذُو
sahip (olan)
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذُوİsimeril tekil، merfû (nominatif)
سَعَةٍ
geniş imkana
İsim
Kök: وسع
Dilbilgisi (i'rab)
سَعَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّن
göre
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
سَعَتِهِۦ
genişliğine
İsim
Kök: وسع
Dilbilgisi (i'rab)
سَعَتِİsimdişil، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَمَن
ve kimse
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimşart
قُدِرَ
kısıtlı olan
Fiil
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
قُدِرَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
عَلَيْهِ
aleyhine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
رِزْقُهُۥ
rızkı
İsim
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
رِزْقُİsimeril، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَلْيُنفِقْ
versin
Fiil
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
لْEdatemir، ön ek
يُنفِقْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مِمَّآ
şeyden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِEdatharf-i cer (edat)
مَّآİsimism-i mevsûl
ءَاتَىٰهُ
kendisine verdiği
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَا
sorumlu tutmaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُكَلِّفُ
biz teklif etmeyiz
Fiil
Kök: كلف
Dilbilgisi (i'rab)
يُكَلِّفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
نَفْسًا
bir kişiye
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَفْسًاİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِلَّا
başkasıyla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdatistisnâ (illâ)
مَآ
verdiğinden
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَآİsimism-i mevsûl
ءَاتَىٰهَا
verilen
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
سَيَجْعَلُ
yaratacaktır
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
يَجْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بَعْدَ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
عُسْرٍ
bir güçlükten
İsim
Kök: عسر
Dilbilgisi (i'rab)
عُسْرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يُسْرًا
bir kolaylık
İsim
Kök: يسر
Dilbilgisi (i'rab)
يُسْرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Varlıklı olan kimse, nafakayı varlığına göre versin; rızkı ancak kendisine yetecek kadar verilmiş olan kimse, Allah'ın kendisine verdiğinden versin; Allah kimseye, verdiği rızkı aşan bir yük yüklemez. Allah, güçlükten sonra kolaylık verir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Eli geniş olan genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kısılmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah bir kişiye ne vermişse ancak onu teklif eder. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İmkânı geniş olan, imkânına göre nafaka versin; rızkı daraltılmış olan da Allah’ın kendisine verdiğinden nafaka ödesin! Allah kimseyi ona verdiği (imkân)dan başkasıyla sorumlu tutmaz. Allah her zorluktan sonra kolaylık yaratacaktır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Let the man of means spend according to his means: and the man whose resources are restricted, let him spend according to what Allah has given him. Allah puts no burden on any person beyond what He has given him. After a difficulty, Allah will soon grant relief.

A. Yusuf Alipublic-domain

and let the wealthy man spend according to his wealth. But let him whose provision is restricted spend according to what God has given him: God does not burden any soul with more than He has given it- after hardship, God will bring ease.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Let him who hath abundance spend of his abundance, and he whose provision is measured, let him spend of that which Allah hath given him. Allah asketh naught of any soul save that which He hath given it. Allah will vouchsafe, after hardship, ease.

M. Pickthallpublic-domain

Let a man of wealth spend from his wealth, and he whose provision is restricted - let him spend from what Allāh has given him. Allāh does not charge a soul except [according to] what He has given it. Allāh will bring about, after hardship, ease [i.e., relief].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لينفق الزوج مما وسَّع الله عليه على زوجته المطلقة، وعلى ولده إذا كان الزوج ذا سَعَة في الرزق، ومن ضُيِّق عليه في الرزق وهو الفقير، فلينفق مما أعطاه الله من الرزق، لا يُكَلَّف الفقير مثل ما يُكَلَّف الغني، سيجعل الله بعد ضيق وشدة سَعَة وغنى.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?