← Sure 67

67:23

قُلْ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَـٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۖ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
هُوَ
O'dur
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلَّذِىٓ
sizi yaratan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىٓİsimism-i mevsûl، eril tekil
أَنشَأَكُمْ
yaratan
Fiil
Kök: نشأ
Dilbilgisi (i'rab)
أَنشَأَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَجَعَلَ
ve veren
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكُمُ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمُİsimzamir، 2. çoğul eril
ٱلسَّمْعَ
işitme (duyusu)
İsim
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمْعَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَٱلْأَبْصَٰرَ
ve gözler
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَبْصَٰرَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَٱلْأَفْـِٔدَةَ
ve gönüller
İsim
Kök: فأد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَفْـِٔدَةَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
قَلِيلًا
ne kadar az
İsim
Kök: قلل
Dilbilgisi (i'rab)
قَلِيلًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
مَّا
şükrediyorsunuz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
تَشْكُرُونَ
şükredersiniz
Fiil
Kök: شكر
Dilbilgisi (i'rab)
تَشْكُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

De ki: "Sizi yaratan sizin için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!"

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Sizi yaratan, size kulaklar gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Sizi yaratan, sizin için işitme (duyusu), gözler ve kalpler var eden O’dur.” Ne kadar da azınız şükrediyor!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "It is He Who has created you (and made you grow), and made for you the faculties of hearing, seeing, feeling and understanding: little thanks it is ye give.

A. Yusuf Alipublic-domain

Say [Prophet], ‘It is He who brought you into being, He who endowed you with hearing, sight, and understanding- what small thanks you give!’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say (unto them, O Muhammad): He it is who gave you being, and hath assigned unto you ears and eyes and hearts. Small thanks give ye!

M. Pickthallpublic-domain

Say, "It is He who has produced you and made for you hearing and vision and hearts [i.e., intellect]; little are you grateful."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل لهم -أيها الرسول-: الله هو الذي أوجدكم من العدم، وجعل لكم السمع لتسمعوا به، والأبصار لتبصروا بها، والقلوب لتعقلوا بها، قليلا- أيها الكافرون- ما تؤدون شكر هذه النعم لربكم الذي أنعم بها عليكم. قل لهم: الله هو الذي خلقكم ونشركم في الأرض، وإليه وحده تُجمعون بعد هذا التفرق للحساب والجزاء.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular