← Sure 23

23:14

ثُمَّ خَلَقْنَا ٱلنُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا ٱلْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا ٱلْمُضْغَةَ عِظَـٰمًا فَكَسَوْنَا ٱلْعِظَـٰمَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَـٰهُ خَلْقًا ءَاخَرَ ۚ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ أَحْسَنُ ٱلْخَـٰلِقِينَ

Kelime kelime

ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
خَلَقْنَا
çevirdik
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَقْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلنُّطْفَةَ
nutfeyi
İsim
Kök: نطف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نُّطْفَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
عَلَقَةً
alaka(embriyo)ya
İsim
Kök: علق
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَقَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَخَلَقْنَا
sonra çevirdik
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
خَلَقْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلْعَلَقَةَ
alaka(embriyo)yı
İsim
Kök: علق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَلَقَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
مُضْغَةً
bir çiğnemlik ete
İsim
Kök: مضغ
Dilbilgisi (i'rab)
مُضْغَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَخَلَقْنَا
sonre çevirdik
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
خَلَقْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلْمُضْغَةَ
bir çiğnemlik eti
İsim
Kök: مضغ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُضْغَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
عِظَٰمًا
kemiklere
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عِظَٰمًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَكَسَوْنَا
sonre giydirdik
Fiil
Kök: كسو
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَسَوْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلْعِظَٰمَ
kemiklere
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عِظَٰمَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
لَحْمًا
et
İsim
Kök: لحم
Dilbilgisi (i'rab)
لَحْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
أَنشَأْنَٰهُ
onu yaptık
Fiil
Kök: نشأ
Dilbilgisi (i'rab)
أَنشَأْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
خَلْقًا
bir yaratık
İsim
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلْقًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
ءَاخَرَ
bambaşka
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاخَرَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)، sıfat
فَتَبَارَكَ
ne yücedir
Fiil
Kök: برك
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تَبَارَكَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
أَحْسَنُ
en güzeli
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
أَحْسَنُİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat
ٱلْخَٰلِقِينَ
yaratanların
İsim
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خَٰلِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Sonra nutfeyi kan pıhtısına çevirdik, kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratık yaptık: Biçim verenlerin en güzeli olan Allah ne uludur!

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sonra nutfeyi bir alaka (embrio) yarattık, derken o alakayı bir mudga (bir çiğnem et parçası halinde) yarattık, derken o mudgayı bir takım kemik yarattık, derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra onu diğer bir yaratık olarak teşekkül ettirdik. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah, pek yücedir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sonra o nutfeyi (zigotu) ‘alaka (embriyo) yaptık. Sonra o ‘alakayı (embriyoyu) bir mudğa (et parçacığı) hâline soktuk; o et parçacığını kemiğe çevirdik; o kemiği de etle (kasla) kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla oluşturduk. Yaratanların en güzeli olan Allah çok yücedir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Then We made the sperm into a clot of congealed blood; then of that clot We made a (foetus) lump; then we made out of that lump bones and clothed the bones with flesh; then we developed out of it another creature. So blessed be Allah, the best to create!

A. Yusuf Alipublic-domain

then We made that drop into a clinging form, and We made that form into a lump of flesh, and We made that lump into bones, and We clothed those bones with flesh, and later We made him into other forms––glory be to God, the best of creators!––

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Then fashioned We the drop a clot, then fashioned We the clot a little lump, then fashioned We the little lump bones, then clothed the bones with flesh, and then produced it as another creation. So blessed be Allah, the Best of creators!

M. Pickthallpublic-domain

Then We made the sperm-drop into a clinging clot, and We made the clot into a lump [of flesh], and We made [from] the lump, bones, and We covered the bones with flesh; then We developed him into another creation. So blessed is Allāh, the best of creators.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ثم خلقنا النطفة علقة أي: دمًا أحمر، فخلقنا العلقة بعد أربعين يومًا مضغة أي: قطعة لحم قَدْر ما يُمْضغ، فخلقنا المضغة اللينة عظامًا، فكسونا العظام لحمًا، ثم أنشأناه خلقًا آخر بنفخ الروح فيه، فتبارك الله، الذي أحسن كل شيء خلقه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?