← Sure 7

7:116

قَالَ أَلْقُوا۟ ۖ فَلَمَّآ أَلْقَوْا۟ سَحَرُوٓا۟ أَعْيُنَ ٱلنَّاسِ وَٱسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَآءُو بِسِحْرٍ عَظِيمٍ

Kelime kelime

قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَلْقُوا۟
siz atın
Fiil
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
أَلْقُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَلَمَّآ
ne zaman ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمَّآİsimzaman zarfı
أَلْقَوْا۟
atınca
Fiil
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
أَلْقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
سَحَرُوٓا۟
büyülediler
Fiil
Kök: سحر
Dilbilgisi (i'rab)
سَحَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَعْيُنَ
gözlerini
İsim
Kök: عين
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْيُنَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
ٱلنَّاسِ
insanların
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱسْتَرْهَبُوهُمْ
ve onları ürküttüler
Fiil
Kök: رهب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱسْتَرْهَبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَجَآءُو
ve getirdiler
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَآءُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِسِحْرٍ
bir büyü
İsim
Kök: سحر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
سِحْرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عَظِيمٍ
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Musa: "Siz koyun" dedi. Sihirbazlar marifetlerini ortaya koyunca insanların gözlerini sihirlediler ve onları ürküttüler, büyük bir sihir yaptılar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Musa, "Siz atın" dedi. Atacaklarını atınca herkesin gözünü büyülediler ve onları dehşete düşürdüler. Doğrusu büyük bir sihir gösterdiler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Musa) “Siz atın!” demişti. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülemiş, onları korkutmuş ve (zanlarınca) büyük bir büyü getirmişlerdi (göstermişlerdi).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Said Moses: "Throw ye (first)." So when they threw, they bewitched the eyes of the people, and struck terror into them: for they showed a great (feat of) magic.

A. Yusuf Alipublic-domain

He said, ‘You throw,’ and they did, casting a spell on people’s eyes, striking fear into them, and bringing about great sorcery.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He said: Throw! And when they threw they cast a spell upon the people's eyes, and overawed them, and produced a mighty spell.

M. Pickthallpublic-domain

He said, "Throw," and when they threw, they bewitched the eyes of the people and struck terror into them, and they presented a great [feat of] magic.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال موسى للسحرة: ألقوا أنتم، فلما ألقَوا الحبال والعصيَّ سحروا أعين الناس، فخُيِّل إلى الأبصار أن ما فعلوه حقيقة، ولم يكن إلا مجرد صنعة وخيال، وأرهبوا الناس إرهابًا شديدًا، وجاؤوا بسحر قوي كثير.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution