← Sure 7

7:138

وَجَـٰوَزْنَا بِبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْبَحْرَ فَأَتَوْا۟ عَلَىٰ قَوْمٍ يَعْكُفُونَ عَلَىٰٓ أَصْنَامٍ لَّهُمْ ۚ قَالُوا۟ يَـٰمُوسَى ٱجْعَل لَّنَآ إِلَـٰهًا كَمَا لَهُمْ ءَالِهَةٌ ۚ قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ

Kelime kelime

وَجَٰوَزْنَا
ve geçirdik
Fiil
Kök: جوز
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَٰوَزْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِبَنِىٓ
oğullarını
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَنِىٓİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
إِسْرَٰٓءِيلَ
İsrail
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِسْرَٰٓءِيلَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
ٱلْبَحْرَ
denizden
İsim
Kök: بحر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَحْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
فَأَتَوْا۟
rastladılar
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَتَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
قَوْمٍ
bir kavim
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يَعْكُفُونَ
tapan
Fiil
Kök: عكف
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْكُفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَلَىٰٓ
putlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَصْنَامٍ
putlara
İsim
Kök: صنم
Dilbilgisi (i'rab)
أَصْنَامٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لَّهُمْ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَٰمُوسَى
Ey Musa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
مُوسَىİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
ٱجْعَل
yap
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱجْعَلFiilemir، 2. tekil eril
لَّنَآ
bize de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَآİsimzamir، 1. çoğul
إِلَٰهًا
bir tanrı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَٰهًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
كَمَا
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاEdatmasdar bağlacı
لَهُمْ
bunların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
ءَالِهَةٌ
tanrıları
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ءَالِهَةٌİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِنَّكُمْ
siz gerçekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
قَوْمٌ
bir toplumsunuz
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
تَجْهَلُونَ
cahil
Fiil
Kök: جهل
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْهَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

İsrailoğullarının denizden geçmelerini sağladık. Puta gönülden tapan bir millete rastladılar. "Ey Musa! Onların tanrıları gibi bize de bir tanrı yap" dediler, Musa: " Doğrusu siz bilgisiz bir milletsiniz, bunlar yok olacaklar ve işledikleri boşa gidecektir" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ve İsrailoğullarının denizden geçmelerini sağladık? Derken bir kavme vardılar ki, onlar, kendilerine mahsus bir takım putlara tapıyorlardı. Dediler ki; Ey Musa! Onların tanrıları gibi, sen de bize bir tanrı yap! Musa da onlara dedi ki: Siz gerçekten cahillik eden bir kavimsiniz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İsrailoğulları'nı denizden geçirmiştik. Orada kendilerine ait birtakım putlara tapan bir kavmin yanına gelmişlerdi. Bunun üzerine (Musa’ya) “Ey Musa! Onların ilahları olduğu gibi, sen de bizim için bir ilah yap!” demişlerdi. (Musa) şöyle demişti: “Şüphesiz ki siz cahillik eden bir toplumsunuz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

We took the Children of Israel (with safety) across the sea. They came upon a people devoted entirely to some idols they had. They said: "O Moses! fashion for us a god like unto the gods they have." He said: "Surely ye are a people without knowledge.

A. Yusuf Alipublic-domain

We took the Children of Israel across the sea, but when they came upon a people who worshipped idols, they said, ‘Moses, make a god for us like theirs.’ He said, ‘You really are foolish people:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We brought the Children of Israel across the sea, and they came unto a people who were given up to idols which they had. They said: O Moses! Make for us a god even as they have gods. He said: Lo! ye are a folk who know not.

M. Pickthallpublic-domain

And We took the Children of Israel across the sea; then they came upon a people intent in devotion to [some] idols of theirs. They [the Children of Israel] said, "O Moses, make for us a god just as they have gods." He said, "Indeed, you are a people behaving ignorantly.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقطعنا ببني إسرائيل البحر، فمرُّوا على قوم يقيمون ويواظبون على عبادة أصنام لهم، قال بنو إسرائيل: اجعل لنا يا موسى صنمًا نعبده ونتخذه إلهًا، كما لهؤلاء القوم أصنام يعبدونها، قال موسى لهم: إنكم أيها القوم تجهلون عظمة الله، ولا تعلمون أن العبادة لا تنبغي إلا لله الواحد القهار.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular