← Sure 7

7:137

وَأَوْرَثْنَا ٱلْقَوْمَ ٱلَّذِينَ كَانُوا۟ يُسْتَضْعَفُونَ مَشَـٰرِقَ ٱلْأَرْضِ وَمَغَـٰرِبَهَا ٱلَّتِى بَـٰرَكْنَا فِيهَا ۖ وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ ٱلْحُسْنَىٰ عَلَىٰ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ بِمَا صَبَرُوا۟ ۖ وَدَمَّرْنَا مَا كَانَ يَصْنَعُ فِرْعَوْنُ وَقَوْمُهُۥ وَمَا كَانُوا۟ يَعْرِشُونَ

Kelime kelime

وَأَوْرَثْنَا
ve mirasçı kıldık
Fiil
Kök: ورث
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَوْرَثْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلْقَوْمَ
milleti
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
olan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَانُوا۟
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يُسْتَضْعَفُونَ
hor görülüp ezilmekte
Fiil
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
يُسْتَضْعَفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَشَٰرِقَ
doğularına
İsim
Kök: شرق
Dilbilgisi (i'rab)
مَشَٰرِقَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَمَغَٰرِبَهَا
ve batılarına
İsim
Kök: غرب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَغَٰرِبَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ٱلَّتِى
öyle ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّتِىİsimism-i mevsûl، dişil tekil
بَٰرَكْنَا
bereketlendirdik
Fiil
Kök: برك
Dilbilgisi (i'rab)
بَٰرَكْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فِيهَا
içini
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَتَمَّتْ
ve tam yerine geldi
Fiil
Kök: تمم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَمَّتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
كَلِمَتُ
(verdiği) sözü
İsim
Kök: كلم
Dilbilgisi (i'rab)
كَلِمَتُİsimdişil، merfû (nominatif)
رَبِّكَ
Rabbinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱلْحُسْنَىٰ
güzel
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حُسْنَىٰİsimdişil tekil، merfû (nominatif)، sıfat
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
بَنِىٓ
oğulları
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
بَنِىٓİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
إِسْرَٰٓءِيلَ
İsrail
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِسْرَٰٓءِيلَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
بِمَا
yüzünden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاEdatmasdar bağlacı
صَبَرُوا۟
sabretmeleri
Fiil
Kök: صبر
Dilbilgisi (i'rab)
صَبَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَدَمَّرْنَا
ve yıktık
Fiil
Kök: دمر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
دَمَّرْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مَا
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
كَانَ
yapageldiği
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
يَصْنَعُ
onların yaptıkları
Fiil
Kök: صنع
Dilbilgisi (i'rab)
يَصْنَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فِرْعَوْنُ
Fir'avn'ın
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْعَوْنُİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
وَقَوْمُهُۥ
ve kavminin
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَوْمُİsimeril، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَعْرِشُونَ
yükselttiyor (sarayları)
Fiil
Kök: عرش
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْرِشُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Hor görülen yahudileri, bereketlendirdiğimiz yerin doğularına ve batılarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, sabırlarına karşılık yerine geldi. Firavun ve milletinin yaptığını ve yükselttiklerini yıktık.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ve o hırpalanıp ezilmekte olan kavmi de yeryüzünün, bereketle donattığımız doğusuna ve batısına mirasçı yaptık. Ve böylece Rabbinin, İsrailoğullarına olan o güzel vaadi, sabırları yüzünden gerçekleşti. Biz de Firavun ile kavminin yapageldikleri sanat eserlerini ve diktikleri binaları yerle bir ettik.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Zayıf düşürülmüş olan o toplumu (İsrailoğullarını), bereketli kıldığımız yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kılmıştık. Sabırlarına karşılık Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz yerine gelmişti. Firavun ve kavminin yaptıkları (eserleri)ni ve yükselttikleri (çardak ve binaları)nı yerle bir etmiştik.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And We made a people, considered weak (and of no account), inheritors of lands in both east and west, - lands whereon We sent down Our blessings. The fair promise of thy Lord was fulfilled for the Children of Israel, because they had patience and constancy, and We levelled to the ground the great works and fine buildings which Pharaoh and his people erected (with such pride).

A. Yusuf Alipublic-domain

and We made those who had been oppressed succeed to both the east and the west of the land that We had blessed. Your Lord’s good promise to the Children of Israel was fulfilled, because of their patience, and We destroyed what Pharaoh and his people were making and what they were building.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We caused the folk who were despised to inherit the eastern parts of the land and the western parts thereof which We had blessed. And the fair word of thy Lord was fulfilled for the Children of Israel because of their endurance; and We annihilated (all) that Pharaoh and his folk had done and that they had contrived.

M. Pickthallpublic-domain

And We caused the people who had been oppressed to inherit the eastern regions of the land and the western ones, which We had blessed. And the good word [i.e., decree] of your Lord was fulfilled for the Children of Israel because of what they had patiently endured. And We destroyed [all] that Pharaoh and his people were producing and what they had been building.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وأررثنا بني إسرائيل الذين كانوا يُستَذَلُّون للخدمة، مشارق الأرض ومغاربها (وهي بلاد "الشام") التي باركنا فيها، بإخراج الزروع والثمار والأنهار، وتمت كلمة ربك -أيها الرسول- الحسنى على بني إسرائيل بالتمكين لهم في الأرض؛ بسبب صبرهم على أذى فرعون وقومه، ودمَّرنا ما كان يصنع فرعون وقومه من العمارات والمزارع، وما كانوا يبنون من الأبنية والقصور وغير ذلك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?