← Sure 8

8:41

۞ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا غَنِمْتُم مِّن شَىْءٍ فَأَنَّ لِلَّهِ خُمُسَهُۥ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَـٰمَىٰ وَٱلْمَسَـٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ إِن كُنتُمْ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ عَبْدِنَا يَوْمَ ٱلْفُرْقَانِ يَوْمَ ٱلْتَقَى ٱلْجَمْعَانِ ۗ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Kelime kelime

وَٱعْلَمُوٓا۟
bilin ki
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱعْلَمُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَنَّمَا
aldığınız ganimetlerin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاİsimism-i mevsûl
غَنِمْتُم
savaş ganimeti olarak elde edersiniz
Fiil
Kök: غنم
Dilbilgisi (i'rab)
غَنِمْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
herbirinin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَأَنَّ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
لِلَّهِ
Allah'a aittir
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
خُمُسَهُۥ
beşte biri
İsim
Kök: خمس
Dilbilgisi (i'rab)
خُمُسَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَلِلرَّسُولِ
ve Elçisine
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّسُولِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَلِذِى
ve akrabalara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذِىİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
ٱلْقُرْبَىٰ
akraba
İsim
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرْبَىٰİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَٱلْيَتَٰمَىٰ
ve yetimlere
İsim
Kök: يتم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
يَتَٰمَىٰİsimharf-i cer (edat)، mecrûr (genitif)
وَٱلْمَسَٰكِينِ
ve yoksullara
İsim
Kök: سكن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَسَٰكِينِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱبْنِ
ve yolcu(lar)a
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱبْنِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلسَّبِيلِ
yoldan
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كُنتُمْ
iseniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ءَامَنتُم
inanmış
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَمَآ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآEdatmasdar bağlacı
أَنزَلْنَا
indirdiğimize
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَىٰ
kulumuza
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
عَبْدِنَا
kullarının
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عَبْدِİsimeril، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
يَوْمَ
gününde
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلْفُرْقَانِ
ayrılma
İsim
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فُرْقَانِİsimeril، mecrûr (genitif)
يَوْمَ
günde
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلْتَقَى
karşılaştığı
Fiil
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْتَقَىFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْجَمْعَانِ
o iki topluluğun
İsim
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَمْعَانِİsimeril ikil، merfû (nominatif)
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şey
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
قَدِيرٌ
kadirdir
İsim
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
قَدِيرٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Eğer Allah'a ve hakkı batıldan ayıran o günde, iki topluluğun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız, bilin ki, ele geçirdiğiniz ganimetin beşte biri Allah'ın, Peygamber'in ve yakınlarının, yetimlerin, düşkünlerin ve yolcularındır. Allah her şeye Kadir'dir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şunu da biliniz ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şeyden beşte biri mutlaka Allah içindir. O da peygambere ve ona yakınlığı olanlara, yetimlere, miskinlere ve yolda kalmışlara aittir. Eğer siz Allah'a iman etmiş, hak ile batılın ayrıldığı o gün, iki ordunun karşı karşıya geldiği o (Bedir) günü kulumuza indirdiğimiz âyetlere iman getirmiş iseniz bunu böyle biliniz. Ve biliniz ki, Allah, herşeye kâdirdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah’a ve doğru ile yanlışın ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun karşılaştığı gün (Bedir Savaşı'nda) kulumuza indirdiğimize inanmışsanız, bilin ki ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri, Allah, Elçi, yakınlık sahibi (olanlar), yetimler, yoksullar ve yolcu(lar) içindir. Allah her şeye gücü yetendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And know that out of all the booty that ye may acquire (in war), a fifth share is assigned to Allah,- and to the Messenger, and to near relatives, orphans, the needy, and the wayfarer,- if ye do believe in Allah and in the revelation We sent down to Our servant on the Day of Testing,- the Day of the meeting of the two forces. For Allah hath power over all things.

A. Yusuf Alipublic-domain

Know that one-fifth of your battle gains belongs to God and the Messenger, to close relatives and orphans, to the needy and travellers, if you believe in God and the revelation We sent down to Our servant on the day of the decision, the day when the two forces met in battle. God has power over all things.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And know that whatever ye take as spoils of war, lo! a fifth thereof is for Allah, and for the messenger and for the kinsman (who hath need) and orphans and the needy and the wayfarer, if ye believe in Allah and that which We revealed unto Our slave on the Day of Discrimination, the day when the two armies met. And Allah is Able to do all things.

M. Pickthallpublic-domain

And know that anything you obtain of war booty - then indeed, for Allāh is one fifth of it and for the Messenger and for [his] near relatives and the orphans, the needy, and the [stranded] traveler, if you have believed in Allāh and in that which We sent down to Our Servant on the day of criterion [i.e., decisive encounter] - the day when the two armies met [at Badr]. And Allāh, over all things, is competent.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واعلموا -أيها المؤمنون- أن ما ظَفِرتم به مِن عدوكم بالجهاد في سبيل الله فأربعة أخماسه للمقاتلين الذين حضروا المعركة، والخمس الباقي يجزَّأُ خمسة أقسام: الأول لله وللرسول، فيجعل في مصالح المسلمين العامة، والثاني لذوي قرابة رسول الله صلى الله عليه وسلم، وهم بنو هاشم وبنو المطلب، جُعِل لهم الخمس مكان الصدقة فإنها لا تحلُّ لهم، والثالث لليتامى، والرابع للمساكين، والخامس للمسافر الذي انقطعت به النفقة، إن كنتم مقرِّين بتوحيد الله مطيعين له، مؤمنين بما أنزل على عبده محمد صلى الله عليه وسلم من الآيات والمدد والنصر يوم فَرَق بين الحق والباطل بـ"بدر"، يوم التقى جَمْعُ المؤمنين وجَمْعُ المشركين. والله على كل شيء قدير لا يعجزه شيء.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?