← Sure 8

8:54

كَدَأْبِ ءَالِ فِرْعَوْنَ ۙ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِ رَبِّهِمْ فَأَهْلَكْنَـٰهُم بِذُنُوبِهِمْ وَأَغْرَقْنَآ ءَالَ فِرْعَوْنَ ۚ وَكُلٌّ كَانُوا۟ ظَـٰلِمِينَ

Kelime kelime

كَدَأْبِ
(Evet) gidişi gibi
İsim
Kök: دأب
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
دَأْبِİsimeril، mecrûr (genitif)
ءَالِ
ailesi
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
ءَالِİsimeril، mecrûr (genitif)
فِرْعَوْنَ
Fir'avn
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْعَوْنَİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
وَٱلَّذِينَ
ve kimselerin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
مِن
onlardan öncekilerin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِهِمْ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَذَّبُوا۟
yalanlamışlardı
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَذَّبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِـَٔايَٰتِ
ayetlerini
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
رَبِّهِمْ
Rablerinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَأَهْلَكْنَٰهُم
biz de onları mahvetmiştik
Fiil
Kök: هلك
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
أَهْلَكْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِذُنُوبِهِمْ
günahlarıyle
İsim
Kök: ذنب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذُنُوبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَغْرَقْنَآ
ve boğmuştuk
Fiil
Kök: غرق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَغْرَقْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ءَالَ
ailesini
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
ءَالَİsimeril، mansûb (akuzatif)
فِرْعَوْنَ
Fir'avn
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْعَوْنَİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
وَكُلٌّ
ve hepsi de
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كُلٌّİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
كَانُوا۟
zulmedicilerdi
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ظَٰلِمِينَ
zalimler(den)
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَٰلِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Firavun taifesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rablerinin ayetlerini yalanladılar da onları günahlarından ötürü yok ettik. Firavun taifesini suda boğduk, hepsi zalimlerdi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Bunların durumu) tıpkı Firavun’un ailesinin (destekçilerinin) ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin ayetlerini yalanlamışlardı; biz de onları günahları nedeniyle helak etmiş ve Firavun’un ailesini (destekçilerini denizde) boğmuştuk. Hepsi de zalimdiler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

(Deeds) after the manner of the people of Pharaoh and those before them": They treated as false the Signs of their Lord: so We destroyed them for their crimes, and We drowned the people of Pharaoh: for they were all oppressors and wrong-doers.

A. Yusuf Alipublic-domain

They are indeed like Pharaoh’s people and those before them, who denied the signs of their Lord: We destroyed them for their sins, and We drowned Pharaoh’s people- they were all evildoers.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

(Their way is) as the way of Pharaoh's folk and those before them; they denied the revelations of their Lord, so We destroyed them in their sins. And We drowned the folk of Pharaoh. All were evil-doers.

M. Pickthallpublic-domain

[Theirs is] like the custom of the people of Pharaoh and of those before them. They denied the signs of their Lord, so We destroyed them for their sins, and We drowned the people of Pharaoh. And all [of them] were wrongdoers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

شأن هؤلاء الكافرين في ذلك كشأن آل فرعون الذين كذبوا موسى، وشأن الذين كذبوا رسلهم من الأمم السابقة فأهلكهم الله بسبب ذنوبهم، وأغرق آل فرعون في البحر، وكل منهم كان فاعلا ما لم يكن له فِعْلُه من تكذيبهم رسل الله وجحودهم آياته، وإشراكهم في العبادة غيره.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?