← Sure 8

8:7

وَإِذْ يَعِدُكُمُ ٱللَّهُ إِحْدَى ٱلطَّآئِفَتَيْنِ أَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ أَنَّ غَيْرَ ذَاتِ ٱلشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُحِقَّ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَـٰتِهِۦ وَيَقْطَعَ دَابِرَ ٱلْكَـٰفِرِينَ

Kelime kelime

وَإِذْ
o zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
يَعِدُكُمُ
size va'dediyordu
Fiil
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
يَعِدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
إِحْدَى
birinin
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
إِحْدَىİsimdişil، mansûb (akuzatif)
ٱلطَّآئِفَتَيْنِ
iki topluluktan
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
طَّآئِفَتَيْنِİsimdişil ikil، mecrûr (genitif)
أَنَّهَا
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
لَكُمْ
sizin olduğunu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
وَتَوَدُّونَ
siz de istiyordunuz
Fiil
Kök: ودد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
تَوَدُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَنَّ
gerçekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
غَيْرَ
hali
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
غَيْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ذَاتِ
bulunan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَاتِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
ٱلشَّوْكَةِ
kuvvetsiz olanın
İsim
Kök: شوك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّوْكَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
تَكُونُ
olmasını
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
لَكُمْ
sizin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
وَيُرِيدُ
oysa istiyordu
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
أَن
gerçekleştirmek
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يُحِقَّ
ortaya çıkarır
Fiil
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
يُحِقَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْحَقَّ
hakkı
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
بِكَلِمَٰتِهِۦ
sözleriyle
İsim
Kök: كلم
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كَلِمَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَيَقْطَعَ
ve kesmek
Fiil
Kök: قطع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَقْطَعَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
دَابِرَ
ardını
İsim
Kök: دبر
Dilbilgisi (i'rab)
دَابِرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْكَٰفِرِينَ
kafirlerin
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Allah bu iki taifeden birini size vadetmişti; siz, kuvvetsiz olanın size düşmesini istiyordunuz. Oysa, suçluların hoşuna gitmese de, hakkı ortaya çıkarmak ve batılı tepelemek için, Allah sözleriyle hakkı ortaya koymak ve inkarcıların kökünü kesmek istiyordu.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İşte o zaman Allah size iki taifeden (kervan veya kureyş ordusundan) birini vaad ediyordu ki, sizin olacaktı. Siz ise arzu ediyordunuz ki, şanı ve şerefi olmayan şey (kervan) sizin olsun. Halbuki Allah, âyetleriyle hakkı yerine oturtmak ve kâfirlerinarkasını kesmek istiyordu.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani Allah size, iki gruptan (kervan veya Kureyş ordusundan) birinin sizin olduğunu vadediyordu; siz de güçsüz olanın (kervanın) sizin olmasını istiyordunuz. (Oysa) Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (Kureyş ordusunu yok ederek) kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Behold! Allah promised you one of the two (enemy) parties, that it should be yours: Ye wished that the one unarmed should be yours, but Allah willed to justify the Truth according to His words and to cut off the roots of the Unbelievers;-

A. Yusuf Alipublic-domain

Remember how God promised you [believers] that one of the two enemy groups would fall to you: you wanted the unarmed group to be yours, but it was God’s will to establish the truth according to His Word and to finish off the disbelievers––

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when Allah promised you one of the two bands (of the enemy) that it should be yours, and ye longed that other than the armed one might be yours. And Allah willed that He should cause the Truth to triumph by His words, and cut the root of the disbelievers;

M. Pickthallpublic-domain

[Remember, O believers], when Allāh promised you one of the two groups - that it would be yours - and you wished that the unarmed one would be yours. But Allāh intended to establish the truth by His words and to eliminate the disbelievers

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكروا -أيها المجادلون- وَعْدَ الله لكم بالظَّفْر بإحدى الطائفتين: العير وما تحمله مِن أرزاق، أو النفير، وهو قتال الأعداء والانتصار عليهم، وأنتم تحبون الظَّفْر بالعير دون القتال، ويريد الله أن يحق الإسلام، ويُعْليه بأمره إياكم بقتال الكفار، ويستأصل الكافرين بالهلاك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?