← Sure 9

9:69

كَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ كَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنكُمْ قُوَّةً وَأَكْثَرَ أَمْوَٰلًا وَأَوْلَـٰدًا فَٱسْتَمْتَعُوا۟ بِخَلَـٰقِهِمْ فَٱسْتَمْتَعْتُم بِخَلَـٰقِكُمْ كَمَا ٱسْتَمْتَعَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُم بِخَلَـٰقِهِمْ وَخُضْتُمْ كَٱلَّذِى خَاضُوٓا۟ ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ حَبِطَتْ أَعْمَـٰلُهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ ۖ وَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَـٰسِرُونَ

Kelime kelime

كَٱلَّذِينَ
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
مِن
sizden öncekiler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِكُمْ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَانُوٓا۟
idiler
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَشَدَّ
daha yaman
İsim
Kök: شدد
Dilbilgisi (i'rab)
أَشَدَّİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
مِنكُمْ
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
قُوَّةً
kuvvetçe
İsim
Kök: قوي
Dilbilgisi (i'rab)
قُوَّةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَأَكْثَرَ
ve daha çok
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَكْثَرَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
أَمْوَٰلًا
mal
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْوَٰلًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَأَوْلَٰدًا
ve evladça
İsim
Kök: ولد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَوْلَٰدًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَٱسْتَمْتَعُوا۟
onlar zevklerine baktılar
Fiil
Kök: متع
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱسْتَمْتَعُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِخَلَٰقِهِمْ
kendi paylarına düşenle
İsim
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
خَلَٰقِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَٱسْتَمْتَعْتُم
zevkinize baktınız
Fiil
Kök: متع
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱسْتَمْتَعْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِخَلَٰقِكُمْ
payınıza düşenle
İsim
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
خَلَٰقِİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَمَا
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاEdatmasdar bağlacı
ٱسْتَمْتَعَ
zevklerine baktıkları
Fiil
Kök: متع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَمْتَعَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimselerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
مِن
sizden öncekilerin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِكُم
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِخَلَٰقِهِمْ
kendi paylarına düşenle
İsim
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
خَلَٰقِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَخُضْتُمْ
ve siz de daldınız
Fiil
Kök: خوض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
خُضْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَٱلَّذِى
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
خَاضُوٓا۟
dalanlar
Fiil
Kök: خوض
Dilbilgisi (i'rab)
خَاضُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أُو۟لَٰٓئِكَ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
حَبِطَتْ
boşa gidenlerdir
Fiil
Kök: حبط
Dilbilgisi (i'rab)
حَبِطَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
أَعْمَٰلُهُمْ
yaptıkları
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْمَٰلُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
dünyada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلدُّنْيَا
dünya
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
وَٱلْءَاخِرَةِ
ve ahirette
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
وَأُو۟لَٰٓئِكَ
ve işte
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
هُمُ
onlardır
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمُİsimzamir، 3. çoğul eril
ٱلْخَٰسِرُونَ
ziyana uğrayanlar
İsim
Kök: خسر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خَٰسِرُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Ey ikiyüzlüler! Siz, sizden önce daha kuvvetli, malları ve çocukları daha çok olup, hisselerince bunlardan faydalanan kimseler gibisiniz. Sizden öncekiler, hisselerince faydalandıkları gibi siz de hissenizce faydalandınız ve onların batıla daldıklarıgibi siz de daldınız. İşte bunlar dünyada ve ahirette işleri boşa çıkanlardır, işte bunlar mahvolanlardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Ey münafıklar!) siz de tıpkı kendinizden öncekiler gibisiniz. Oysa onlar sizden daha güçlü, kuvvetli, mal ve evlatça sizden daha varlıklı idiler. Dünya nimetlerinden paylarına düşen kadar zevk sürdüler. Sizden öncekiler kısmetlerine düşen kadarıyla nasıl zevk sürmek istedilerse siz de onlar gibi kısmetinize düşen kadarıyla zevk sürmeye baktınız, siz de sizden önce batağa dalanlar gibi batağa daldınız. İşte bunların dünyada ve ahirette bütün amelleri heder olup gitti ve işte bunlar hep hüsran içinde kalanlardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Ey münafıklar! Siz de) sizden kuvvetçe daha üstün, mal ve evlatça daha çok olan sizden öncekiler gibi (yaptınız). Onlar (dünya malından) paylarına düşenden yararlanmışlardı. Sizden öncekiler nasıl paylarına düşenden yararlandıysalar siz de payınıza düşenden yararlandınız ve (yanlışa) dalanlar gibi siz de daldınız. İşte onların işleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Onlar kaybedenlerin ta kendileridir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

As in the case of those before you: they were mightier than you in power, and more flourishing in wealth and children. They had their enjoyment of their portion: and ye have of yours, as did those before you; and ye indulge in idle talk as they did. They!- their work are fruitless in this world and in the Hereafter, and they will lose (all spiritual good).

A. Yusuf Alipublic-domain

‘You are like those who lived before you: they were even stronger than you, with more wealth and children; they enjoyed their share in this life as you have enjoyed yours; like them, you have indulged in idle talk.’ Their deeds go to waste in this world and the next; it is they who will lose all in the life to come.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Even as those before you who were mightier than you in strength, and more affluent than you in wealth and children. They enjoyed their lot awhile, so ye enjoy your lot awhile even as those before you did enjoy their lot awhile. And ye prate even as they prated. Such are they whose works have perished in the world and the Hereafter. Such are they who are the losers.

M. Pickthallpublic-domain

[You disbelievers are] like those before you; they were stronger than you in power and more abundant in wealth and children. They enjoyed their portion [of worldly enjoyment], and you have enjoyed your portion as those before you enjoyed their portion, and you have engaged [in vanities] like that in which they engaged. [It is] those whose deeds have become worthless in this world and in the Hereafter, and it is they who are the losers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن أفعالكم -معشر المنافقين- من الاستهزاء والكفر كأفعال الأمم السابقة التي كانت على جانب من القوة والمال والأولاد أشد منكم، فاطْمَأنوا إلى الحياة الدنيا، وتَمتَّعوا بما فيها من الحظوظ والملذات، فاستمعتم أيها المنافقون بنصيبكم من الشهوات الفانية كاستمتاع الذين من قبلكم بحظوظهم الفانية، وخضتم بالكذب على الله كخوض تلك الأمم قبلكم، أولئك الموصوفون بهذه الأخلاق هم الذين ذهبت حسناتهم في الدنيا والآخرة، وأولئك هم الخاسرون ببيعهم نعيم الآخرة بحظوظهم من الدنيا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?