← Sure 9

9:90

وَجَآءَ ٱلْمُعَذِّرُونَ مِنَ ٱلْأَعْرَابِ لِيُؤْذَنَ لَهُمْ وَقَعَدَ ٱلَّذِينَ كَذَبُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ ۚ سَيُصِيبُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Kelime kelime

وَجَآءَ
ve geldiler
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْمُعَذِّرُونَ
özür bahane eden
İsim
Kök: عذر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُعَذِّرُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
مِنَ
bedevi Araplar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَعْرَابِ
Araplar
İsim
Kök: عرب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَعْرَابِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
لِيُؤْذَنَ
izin verilmesi için
Fiil
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يُؤْذَنَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
لَهُمْ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
وَقَعَدَ
ve oturdular
Fiil
Kök: قعد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَعَدَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَذَبُوا۟
yalan söyleyen(ler)
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَذَبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
وَرَسُولَهُۥ
ve Elçisine
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَسُولَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
سَيُصِيبُ
erişecektir
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
يُصِيبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimselere
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(lere)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِنْهُمْ
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَذَابٌ
bir azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَلِيمٌ
acıklı
İsim
Kök: ألم
Dilbilgisi (i'rab)
أَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Bedevilerden, izin almak üzere, özür beyan eden kimseler geldiler. Allah'a ve Peygamberine yalan söyleyenler ise, özür bile beyan etmeksizin geri kaldılar. Onlardan kafir olanlar can yakıcı azaba uğrayacaktır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bedevilerden özür bahane edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resulüne yalan söyleyenler de oturdular kaldılar. Bunlardan kâfir olanlara acıklı bir azap isabet edecektir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Göçebelerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye gelmişlerdi. Allah’a ve Elçisi'ne yalan söyleyenler ise (evlerinde) oturmuşlardı. Onlardan kâfir olanlara yakında elem verici bir azap gelecektir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And there were, among the desert Arabs (also), men who made excuses and came to claim exemption; and those who were false to Allah and His Messenger (merely) sat inactive. Soon will a grievous penalty seize the Unbelievers among them.

A. Yusuf Alipublic-domain

Some of the desert Arabs, too, came to make excuses, asking to be granted exemption. Those who lied to God and His Messenger stayed behind at home. A painful punishment will afflict those of them who disbelieved,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And those among the wandering Arabs who had an excuse came in order that permission might be granted them. And those who lied to Allah and His messenger sat at home. A painful doom will fall on those of them who disbelieve.

M. Pickthallpublic-domain

And those with excuses among the bedouins came to be permitted [to remain], and they who had lied to Allāh and His Messenger sat [at home]. There will strike those who disbelieved among them a painful punishment.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وجاء جماعة من أحياء العرب حول (المدينة) يعتذرون إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم، ويبينون له ما هم فيه من الضعف وعدم القدرة على الخروج للغزو، وقعد قوم بغير عذر أظهروه جرأة على رسول الله صلى الله عليه وسلم. سيصيب الذين كفروا من هؤلاء عذاب أليم في الدنيا بالقتل وغيره، وفي الآخرة بالنار.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?