← Sure 10

10:73

فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَـٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ وَجَعَلْنَـٰهُمْ خَلَـٰٓئِفَ وَأَغْرَقْنَا ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا ۖ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ

Kelime kelime

فَكَذَّبُوهُ
yine de onu yalanladılar
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَذَّبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَنَجَّيْنَٰهُ
ancak biz onu kurtardık
Fiil
Kök: نجو
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
نَجَّيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَمَن
ve olanları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
مَّعَهُۥ
onunla beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فِى
gemide
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْفُلْكِ
gemi
İsim
Kök: فلك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فُلْكِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَجَعَلْنَٰهُمْ
ve onları yaptık
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
خَلَٰٓئِفَ
halifeler
İsim
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَٰٓئِفَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَأَغْرَقْنَا
ve suda boğduk
Fiil
Kök: غرق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَغْرَقْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلَّذِينَ
kimseleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَذَّبُوا۟
yalanlayan(ları)
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَذَّبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِـَٔايَٰتِنَا
ayetlerimizi
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فَٱنظُرْ
bir bak
Fiil
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱنظُرْFiilemir، 2. tekil eril
كَيْفَ
nasıl
İsim
Kök: كيف
كَانَ
olduğuna
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَٰقِبَةُ
sonlarının
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
عَٰقِبَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱلْمُنذَرِينَ
uyarılanların
İsim
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُنذَرِينَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Onu yalancı saydılar; ama Biz onu ve gemide beraberinde bulunanları kurtardık. Onları ötekilerin yerine geçirdik, ayetlerimizi yalanlayanları suda boğduk. Uyarılanlardan söz dinlemeyenlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bak.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Buna rağmen yine de onu inkâr ettiler. Biz de onu ve gemide kendisiyle beraber olanları kurtardık. Ve onları yeryüzüne halifeler yaptık. Âyetlerimizi inkâr edenleri ise suda boğduk. Bak işte uyarılanların akıbeti nasıl oldu.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Yine de) onu yalanlamışlardı. Biz de hem onu hem de onunla birlikte gemide bulunanları kurtarmış ve onları (yeryüzünde) halifeler (sorumlular) olarak görevlendirmiştik. Ayetlerimizi yalanlayanları da (denizde) boğmuştuk. Bak ki uyarılanların (fakat inanmayanların) sonu nasıl olmuş!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They rejected Him, but We delivered him, and those with him, in the Ark, and We made them inherit (the earth), while We overwhelmed in the flood those who rejected Our Signs. Then see what was the end of those who were warned (but heeded not)!

A. Yusuf Alipublic-domain

But they rejected him. We saved him and those with him on the Ark and let them survive; and We drowned those who denied Our revelations- see what was the end of those who were forewarned!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But they denied him, so We saved him and those with him in the ship, and made them viceroys (in the earth), while We drowned those who denied Our revelations. See then the nature of the consequence for those who had been warned.

M. Pickthallpublic-domain

And they denied him, so We saved him and those with him in the ship and made them successors, and We drowned those who denied Our signs. Then see how was the end of those who were warned.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فكذب نوحًا قومُه فيما أخبرهم به عن الله، فنجَّيناه هو ومن معه في السفينة، وجعلناهم يَخْلُفون المكذبين في الأرض، وأغرقنا الذين جحدوا حججنا، فتأمل -أيها الرسول- كيف كان عاقبة القوم الذين أنذرهم رسولهم عذاب الله وبأسه؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution