← Sure 11

11:7

وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُۥ عَلَى ٱلْمَآءِ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا ۗ وَلَئِن قُلْتَ إِنَّكُم مَّبْعُوثُونَ مِنۢ بَعْدِ ٱلْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

Kelime kelime

وَهُوَ
ve O'dur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلَّذِى
yaratan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
خَلَقَ
yarattı
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
gökleri
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَرْضَ
ve yeri
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
فِى
içinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
سِتَّةِ
altı
İsim
Kök: ستت
Dilbilgisi (i'rab)
سِتَّةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
أَيَّامٍ
gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
أَيَّامٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَكَانَ
iken
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَرْشُهُۥ
O'nun Arş'ı
İsim
Kök: عرش
Dilbilgisi (i'rab)
عَرْشُİsimeril، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
عَلَى
üzerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمَآءِ
su
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَآءِİsimeril، mecrûr (genitif)
لِيَبْلُوَكُمْ
sizi denemek için
Fiil
Kök: بلو
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَبْلُوَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَيُّكُمْ
hanginizin
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
أَيُّİsimsoru، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَحْسَنُ
daha güzel (olduğunu)
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
أَحْسَنُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
عَمَلًا
amelinin
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
عَمَلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَئِن
ve şayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
ئِنEdatşart
قُلْتَ
onlara dersen
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
إِنَّكُم
şüphesiz siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَّبْعُوثُونَ
diriltileceksiniz
İsim
Kök: بعث
Dilbilgisi (i'rab)
مَّبْعُوثُونَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
مِنۢ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
ٱلْمَوْتِ
ölümden
İsim
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَوْتِİsimeril، mecrûr (genitif)
لَيَقُولَنَّ
hemen derler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
يَقُولَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَّEdattekit، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوٓا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنْ
değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنْEdatolumsuzluk
هَٰذَآ
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَآİsimism-i işaret، eril tekil
إِلَّا
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
سِحْرٌ
bir sihirden
İsim
Kök: سحر
Dilbilgisi (i'rab)
سِحْرٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مُّبِينٌ
apaçık
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
مُّبِينٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Arş'ı su üzerinde iken, hanginizin daha güzel işi işleyeceğini ortaya koymak için, gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. And olsun ki, "Siz gerçekten, ölümden sonra dirileceksiniz" desen, inkar edenler: "Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir" derler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O, öyle bir Allah'dır ki, hanginizin daha güzel amel işleyeceğini imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yarattı. Arşı da su üstündeydi. Onlara "öldükten sonra tekrar dirileceksiniz" dersen, o kâfirler de kesinlikle sana: " Bu apaçık bir sihirden başka birşey değildir." diyecekler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O, hanginizin davranış olarak daha güzel olacağını denemek için arşı su üzerindeyken gökleri ve yeri altı günde (dönemde) yaratandır. “Ölümden sonra şüphesiz ki diriltileceksiniz!” desen, kâfir olanlar elbette “Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir!” derler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He it is Who created the heavens and the earth in six Days - and His Throne was over the waters - that He might try you, which of you is best in conduct. But if thou wert to say to them, "Ye shall indeed be raised up after death", the Unbelievers would be sure to say, "This is nothing but obvious sorcery!"

A. Yusuf Alipublic-domain

It is He who created the heavens and the earth in six Days––His rule extends over the waters too––so as to test which of you does best. Yet [Prophet], if you say to them, ‘You will be resurrected after death,’ the disbelievers are sure to answer, ‘This is clearly nothing but sorcery.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And He it is Who created the heavens and the earth in six Days - and His Throne was upon the water - that He might try you, which of you is best in conduct. Yet if thou (O Muhammad) sayest: Lo! ye will be raised again after death! those who disbelieve will surely say: This is naught but mere magic.

M. Pickthallpublic-domain

And it is He who created the heavens and the earth in six days - and His Throne had been upon water - that He might test you as to which of you is best in deed. But if you say, "Indeed, you are resurrected after death," those who disbelieve will surely say, "This is not but obvious magic."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وهو الذي خلق السماوات والأرض وما فيهن في ستة أيام، وكان عرشه على الماء قبل ذلك؛ ليختبركم أيكم أحسن له طاعةً وعملا وهو ما كان خالصًا لله موافقًا لما كان عليه رسول الله صلى الله عليه وسلم. ولئن قلت -أيها الرسول- لهؤلاء المشركين من قومك: إنكم مبعوثون أحياءً بعد موتكم، لسارعوا إلى التكذيب وقالوا: ما هذا القرآن الذي تتلوه علينا إلا سحر بيِّن.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?