← Sure 12

12:109

وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلَّا رِجَالًا نُّوحِىٓ إِلَيْهِم مِّنْ أَهْلِ ٱلْقُرَىٰٓ ۗ أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۗ وَلَدَارُ ٱلْـَٔاخِرَةِ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ ۗ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Kelime kelime

وَمَآ
göndermedik
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآEdatolumsuzluk
أَرْسَلْنَا
gönderdik
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْسَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِن
senden önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِكَ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
إِلَّا
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
رِجَالًا
erkeklerden
İsim
Kök: رجل
Dilbilgisi (i'rab)
رِجَالًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
نُّوحِىٓ
vahyettiğimiz
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
نُّوحِىٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
إِلَيْهِم
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّنْ
halkından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
أَهْلِ
ehlinin
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْقُرَىٰٓ
kentler
İsim
Kök: قري
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرَىٰٓİsimharf-i cer (edat)، mecrûr (genitif)
أَفَلَمْ
hiç gezmediler mi?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فَEdatek bağlaç، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
يَسِيرُوا۟
gezmediler mi?
Fiil
Kök: سير
Dilbilgisi (i'rab)
يَسِيرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَيَنظُرُوا۟
görsünler
Fiil
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَنظُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَيْفَ
nasıl
İsim
Kök: كيف
كَانَ
olduğunu
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَٰقِبَةُ
sonunun
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
عَٰقِبَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱلَّذِينَ
kimselerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
مِن
kendilerinden önceki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِهِمْ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلَدَارُ
ve yurdu
İsim
Kök: دور
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
دَارُİsimdişil tekil، merfû (nominatif)
ٱلْءَاخِرَةِ
ahiret
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
خَيْرٌ
daha iyidir
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
لِّلَّذِينَ
korunanlar için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ٱتَّقَوْا۟
(Allah'tan) korkanlar
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَفَلَا
aklınızı kullanmıyor musunuz?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فَEdatek bağlaç، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَعْقِلُونَ
aklınızı kullanırsınız
Fiil
Kök: عقل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْقِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Senden önce kasabalar halkından şüphesiz, kendilerine vahyettiğimiz bir takım insanlar gönderdik. Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önce geçenlerin sonlarının ne olduğunu görsünler? Ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hayırlıdır. Akletmez misiniz?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de o memleketlerin halkındandı, onlar da kendilerine vahiy verdiğimiz birtakım erkeklerden başkası değillerdi. Şimdi o yerlerde şöyle bir gezip görmediler mi? Kendilerinden önce gelip geçenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bir baksalar ya!... Elbette ahiret yurdu müttakiler için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Senden önce de şehirlerin halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmek üzere yeryüzünde hiç mi dolaşmadılar? Ahiret yurdu takvâlı (duyarlı) olanlar için hayırlı olandır. Akıl etmiyor musunuz?

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Nor did We send before thee (as messengers) any but men, whom we did inspire,- (men) living in human habitations. Do they not travel through the earth, and see what was the end of those before them? But the home of the hereafter is best, for those who do right. Will ye not then understand?

A. Yusuf Alipublic-domain

All the messengers We sent before you [Muhammad] were men to whom We made revelations, men chosen from the people of their towns. Have the [disbelievers] not travelled through the land and seen the end of those who went before them? For those who are mindful of God, the Home in the Hereafter is better. Do you [people] not use your reason?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

We sent not before thee (any messengers) save men whom We inspired from among the folk of the townships - Have they not travelled in the land and seen the nature of the consequence for those who were before them? And verily the abode of the Hereafter, for those who ward off (evil), is best. Have ye then no sense? -

M. Pickthallpublic-domain

And We sent not before you [as messengers] except men to whom We revealed from among the people of cities. So have they not traveled through the earth and observed how was the end of those before them? And the home of the Hereafter is best for those who fear Allāh; then will you not reason?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وما أرسلنا من قبلك -أيها الرسول- للناس إلا رجالا منهم ننزل عليهم وحينا، وهم من أهل الحاضرة، فهم أقدر على فهم الدعوة والرسالة، يصدقهم المهتدون للحق، ويكذبهم الضالون عنه، أفلم يمشوا في الأرض، فيعاينوا كيف كان مآل المكذبين السابقين وما حلَّ بهم من الهلاك؟ ولَثواب الدار الآخرة أفضل من الدنيا وما فيها للذين آمنوا وخافوا ربهم. أفلا تتفكرون فتعتبروا؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?