← Sure 12

12:50

وَقَالَ ٱلْمَلِكُ ٱئْتُونِى بِهِۦ ۖ فَلَمَّا جَآءَهُ ٱلرَّسُولُ قَالَ ٱرْجِعْ إِلَىٰ رَبِّكَ فَسْـَٔلْهُ مَا بَالُ ٱلنِّسْوَةِ ٱلَّـٰتِى قَطَّعْنَ أَيْدِيَهُنَّ ۚ إِنَّ رَبِّى بِكَيْدِهِنَّ عَلِيمٌ

Kelime kelime

وَقَالَ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْمَلِكُ
Kral
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَلِكُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱئْتُونِى
bana getirin
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱئْتُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نِىİsimzamir، son ek، 1. tekil
بِهِۦ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
فَلَمَّا
ne zaman ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمَّاİsimzaman zarfı
جَآءَهُ
gelince (Yusuf'a)
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلرَّسُولُ
elçi
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّسُولُİsimeril، merfû (nominatif)
قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱرْجِعْ
dön
Fiil
Kök: رجع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱرْجِعْFiilemir، 2. tekil eril
إِلَىٰ
efendine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdatharf-i cer (edat)
رَبِّكَ
Rabbinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
فَسْـَٔلْهُ
ve ona sor
Fiil
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
سْـَٔلْFiilemir، 2. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَا
neydi?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
بَالُ
maksadı
İsim
Kök: بول
Dilbilgisi (i'rab)
بَالُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلنِّسْوَةِ
kadınların
İsim
Kök: نسو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نِّسْوَةِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلَّٰتِى
kesen
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّٰتِىİsimism-i mevsûl، dişil çoğul
قَطَّعْنَ
biçildi
Fiil
Kök: قطع
Dilbilgisi (i'rab)
قَطَّعْFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul dişil
نَİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
أَيْدِيَهُنَّ
ellerini
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
أَيْدِيَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
هُنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
رَبِّى
Rabbim
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، merfû (nominatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
بِكَيْدِهِنَّ
onların tuzaklarını
İsim
Kök: كيد
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كَيْدِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
عَلِيمٌ
biliyor
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Hükümdar: "Onu bana getirin" dedi. Yusuf'a elçi gelince, "Efendine dön, kadınlar niçin ellerini kesmişlerdi bir sor; doğrusu Rabbim onların hilesini bilir" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O hükümdar "Onu bana getirin" dedi. Emir üzerine Yusuf'a gönderilen adam yanına gelince, Yusuf ona dedi ki: "Haydi efendine geri dön de, ona sor bakalım, o ellerini kesen kadınların maksatları ne imiş? Hiç şüphe yok ki, Rabbim, onların oyunlarını çokiyi bilir."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hükümdar “Onu bana getirin!” demişti. Elçi ona geldiğinde (Yusuf) şöyle demişti: “Efendine dön ve ona ‘Ellerini kesen o kadınların derdi neydi?’ diye sor! Şüphesiz ki Rabbim onların hilesini çok iyi bilendir.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So the king said: "Bring ye him unto me." But when the messenger came to him, (Joseph) said: "Go thou back to thy lord, and ask him, 'What is the state of mind of the ladies who cut their hands'? For my Lord is certainly well aware of their snare."

A. Yusuf Alipublic-domain

The king said, ‘Bring him to me,’ but when the messenger came to fetch Joseph, he said, ‘Go back to your master and ask him about what happened to those women who cut their hands- my Lord knows all about their treachery.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And the king said: Bring him unto me. And when the messenger came unto him, he (Joseph) said: Return unto thy lord and ask him what was the case of the women who cut their hands. Lo! my Lord knoweth their guile.

M. Pickthallpublic-domain

And the king said, "Bring him to me." But when the messenger came to him, [Joseph] said, "Return to your master and ask him what is the case of the women who cut their hands. Indeed, my Lord is Knowing of their plan."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال الملك لأعوانه: أخرجوا الرجل المعبِّر للرؤيا من السجن وأحضروه لي، فلما جاءه رسول الملك يدعوه قال يوسف للرسول: ارجع إلى سيدك الملك، واطلب منه أن يسأل النسوة اللاتي جرحن أيديهن عن حقيقة أمرهن وشأنهن معي؛ لتظهر الحقيقة للجميع، وتتضح براءتي، إن ربي عليم بصنيعهن وأفعالهن لا يخفى عليه شيء من ذلك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?