← Sure 12

12:65

وَلَمَّا فَتَحُوا۟ مَتَـٰعَهُمْ وَجَدُوا۟ بِضَـٰعَتَهُمْ رُدَّتْ إِلَيْهِمْ ۖ قَالُوا۟ يَـٰٓأَبَانَا مَا نَبْغِى ۖ هَـٰذِهِۦ بِضَـٰعَتُنَا رُدَّتْ إِلَيْنَا ۖ وَنَمِيرُ أَهْلَنَا وَنَحْفَظُ أَخَانَا وَنَزْدَادُ كَيْلَ بَعِيرٍ ۖ ذَٰلِكَ كَيْلٌ يَسِيرٌ

Kelime kelime

وَلَمَّا
ne zaman ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَمَّاİsimzaman zarfı
فَتَحُوا۟
açtılar
Fiil
Kök: فتح
Dilbilgisi (i'rab)
فَتَحُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَتَٰعَهُمْ
(zahire) yüklerini
İsim
Kök: متع
Dilbilgisi (i'rab)
مَتَٰعَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَجَدُوا۟
buldular
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
وَجَدُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِضَٰعَتَهُمْ
sermayelerini
İsim
Kök: بضع
Dilbilgisi (i'rab)
بِضَٰعَتَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رُدَّتْ
geri verilmiş
Fiil
Kök: ردد
Dilbilgisi (i'rab)
رُدَّتْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil dişil
إِلَيْهِمْ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قَالُوا۟
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَٰٓأَبَانَا
Ey babamız
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَبَاİsimeril tekil، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مَا
daha ne?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
نَبْغِى
istiyoruz
Fiil
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
نَبْغِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هَٰذِهِۦ
işte
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذِهِۦİsimism-i işaret، dişil tekil
بِضَٰعَتُنَا
sermayemiz
İsim
Kök: بضع
Dilbilgisi (i'rab)
بِضَٰعَتُİsimdişil، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
رُدَّتْ
geri verilmiş
Fiil
Kök: ردد
Dilbilgisi (i'rab)
رُدَّتْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil dişil
إِلَيْنَا
bize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَنَمِيرُ
yine yiyecek getiririz
Fiil
Kök: مير
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَمِيرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
أَهْلَنَا
ailemize
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَنَحْفَظُ
ve koruruz
Fiil
Kök: حفظ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَحْفَظُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
أَخَانَا
kardeşimizi
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَاİsimeril tekil، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَنَزْدَادُ
ve fazla alırız
Fiil
Kök: زيد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَزْدَادُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
كَيْلَ
yükü
İsim
Kök: كيل
Dilbilgisi (i'rab)
كَيْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
بَعِيرٍ
bir deve
İsim
Kök: بعر
Dilbilgisi (i'rab)
بَعِيرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
ذَٰلِكَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
كَيْلٌ
bir ölçüdür
İsim
Kök: كيل
Dilbilgisi (i'rab)
كَيْلٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
يَسِيرٌ
az
İsim
Kök: يسر
Dilbilgisi (i'rab)
يَسِيرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Yüklerini açınca karşılık olarak götürdükleri mallarının kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. "Ey babamız! Daha ne isteriz; işte mallarımız da bize iade edilmiş; ailemize onunla yine yiyecek getirir, kardeşimizi de korur ve bir deve yükü de artırmış oluruz; esasen bu az bir şeydir" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Derken yüklerini açtılar ve sermayelerini kendilerine geri verilmiş olarak buldular. Dediler ki: "Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte sermayelerimiz de bize iade edilmiş. Bununla yine ailemize zahire alır getiririz, kardeşimizi de koruruz, üstelik biryük daha fazla zahire alırız. Zaten bu aldığımız pek az bir zahiredir."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Eşyalarını açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verildiğini görmüş ve şöyle demişlerdi: “Ey babamız! Daha ne istiyoruz! İşte sermayemiz de bize geri verilmiş. (Onunla yine) ailemize yiyecek getiririz; kardeşimizi korur ve bir deve ölçek (tahıl) da fazla alırız. Bu (aldığımız) az bir ölçek (tahıl)dır.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Then when they opened their baggage, they found their stock-in-trade had been returned to them. They said: "O our father! What (more) can we desire? this our stock-in-trade has been returned to us: so we shall get (more) food for our family; We shall take care of our brother; and add (at the same time) a full camel's load (of grain to our provisions). This is but a small quantity.

A. Yusuf Alipublic-domain

Then, when they opened their packs, they discovered that their goods had been returned to them and they said, ‘Father! We need no more [goods to barter]: look, our goods have been returned to us. We shall get corn for our household; we shall keep our brother safe; we shall be entitled to another camel-load of grain- an extra measure so easily achieved!’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when they opened their belongings they discovered that their merchandise had been returned to them. They said: O our father! What (more) can we ask? Here is our merchandise returned to us. We shall get provision for our folk and guard our brother, and we shall have the extra measure of a camel (load). This (that we bring now) is a light measure.

M. Pickthallpublic-domain

And when they opened their baggage, they found their merchandise returned to them. They said, "O our father, what [more] could we desire? This is our merchandise returned to us. And we will obtain supplies [i.e., food] for our family and protect our brother and obtain an increase of a camel's load; that is an easy measurement."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولما فتحوا أوعيتهم وجدوا ثمن بضاعتهم الذي دفعوه قد رُدَّ إليهم قالوا: يا أبانا ماذا نطلب أكثر من هذا؟ هذا ثمن بضاعتنا ردَّه العزيز إلينا، فكن مطمئنًا على أخينا، وأرسله معنا؛ لنجلب طعامًا وفيرًا لأهلنا، ونحفظ أخانا، ونزداد حِمْلَ بعير له؛ فإن العزيز يكيل لكل واحد حِمْلَ بعير، وذلك كيل يسير عليه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution