← Sure 13

13:3

وَهُوَ ٱلَّذِى مَدَّ ٱلْأَرْضَ وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنْهَـٰرًا ۖ وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ جَعَلَ فِيهَا زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ ۖ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Kelime kelime

وَهُوَ
ve O'dur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلَّذِى
ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
مَدَّ
uzattı
Fiil
Kök: مدد
Dilbilgisi (i'rab)
مَدَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْأَرْضَ
arzı
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
وَجَعَلَ
ve var etti
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فِيهَا
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
رَوَٰسِىَ
sabit dağlar
İsim
Kök: رسو
Dilbilgisi (i'rab)
رَوَٰسِىَİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mansûb (akuzatif)
وَأَنْهَٰرًا
ve ırmaklar
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنْهَٰرًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَمِن
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلثَّمَرَٰتِ
meyvadan
İsim
Kök: ثمر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ثَّمَرَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
جَعَلَ
yarattı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فِيهَا
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
زَوْجَيْنِ
çift (erkek-dişi)
İsim
Kök: زوج
Dilbilgisi (i'rab)
زَوْجَيْنِİsimeril ikil، merfû (nominatif)
ٱثْنَيْنِ
iki
İsim
Kök: ثني
Dilbilgisi (i'rab)
ٱثْنَيْنِİsimeril ikil، merfû (nominatif)
يُغْشِى
örter
Fiil
Kök: غشو
Dilbilgisi (i'rab)
يُغْشِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلَّيْلَ
geceyi
İsim
Kök: ليل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّEdatmarife (belirli)، ön ek
يْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلنَّهَارَ
gündüz(ün üzerine)
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّهَارَİsimeril، mansûb (akuzatif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
فِى
bunda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ذَٰلِكَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لَءَايَٰتٍ
ayetler vardır
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
ءَايَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لِّقَوْمٍ
bir toplum için
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَوْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يَتَفَكَّرُونَ
düşünen
Fiil
Kök: فكر
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَفَكَّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Yeri düzleyen, orada dağlar, nehirler var eden, her türlü üründen çift çift yetiştiren, gündüzü geceyle bürüyen de O'dur. Doğrusu bunlarda, düşünen kimseler için ibretler vardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yeryüzünü enine boyuna yayıp döşeyen, onda oturaklı dağlar ve ırmaklar meydana getiren ve yeryüzünde meyvelerin hepsinden iki çift yapan O'dur. Sürekli olarak gece ile gündüzü birbirine dolamaktadır. Düşünecek olan bir kavim için bunda muhakkak ki, ibretler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yeri döşeyen, onda ağırlıklar ve ırmaklar yaratan, orada bütün meyvelerden çifter çifter var eden O’dur. Geceyi de gündüzün üzerine O örtüyor. Şüphesiz ki bunlarda düşünen bir toplum için dersler vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And it is He who spread out the earth, and set thereon mountains standing firm and (flowing) rivers: and fruit of every kind He made in pairs, two and two: He draweth the night as a veil o'er the Day. Behold, verily in these things there are signs for those who consider!

A. Yusuf Alipublic-domain

it is He who spread out the earth, placed firm mountains and rivers on it, and made two of every kind of fruit; He draws the veil of night over the day. There truly are signs in this for people who reflect.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And He it is Who spread out the earth and placed therein firm hills and flowing streams, and of all fruits He placed therein two spouses (male and female). He covereth the night with the day. Lo! herein verily are portents for people who take thought.

M. Pickthallpublic-domain

And it is He who spread the earth and placed therein firmly set mountains and rivers; and from all of the fruits He made therein two mates; He causes the night to cover the day. Indeed in that are signs for a people who give thought.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وهو سبحانه الذي جعل الأرض متسعة ممتدة، وهيأها لمعاشكم، وجعل فيها جبالا تُثبِّتُها وأنهارًا لشربكم ومنافعكم، وجعل فيها من كل الثمرات صنفين اثنين، فكان منها الأبيض والأسود والحلو والحامض، وجعل الليل يغطي النهار بظلمته، إن في ذلك كله لَعظات لقوم يتفكرون فيها، فيتعظون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?