← Sure 13

13:37

وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَـٰهُ حُكْمًا عَرَبِيًّا ۚ وَلَئِنِ ٱتَّبَعْتَ أَهْوَآءَهُم بَعْدَ مَا جَآءَكَ مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا وَاقٍ

Kelime kelime

وَكَذَٰلِكَ
ve işte
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
أَنزَلْنَٰهُ
biz onu indirdik
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
حُكْمًا
bir hüküm olarak
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
حُكْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَرَبِيًّا
arapça
İsim
Kök: عرب
Dilbilgisi (i'rab)
عَرَبِيًّاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
وَلَئِنِ
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
ئِنِEdatşart
ٱتَّبَعْتَ
uyarsan
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّبَعْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
أَهْوَآءَهُم
onların keyiflerine
İsim
Kök: هوي
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْوَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَعْدَمَا
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدَİsimzaman zarfı
مَاİsimism-i mevsûl
جَآءَكَ
sana gelen
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِنَ
ilimden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْعِلْمِ
ilim
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عِلْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
مَا
artık yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
لَكَ
senin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كَİsimzamir، 2. tekil eril
مِنَ
Allah'tan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
مِن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
وَلِىٍّ
dost
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
وَلِىٍّİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَلَا
ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
وَاقٍ
bir koruyucu
İsim
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
وَاقٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Böylece Biz Kuran'ı Arapça bir hüküm ve hikmet olarak indirdik. Sana ilim geldikten sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah katında sana bir dost ve seni koruyan çıkmaz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ve işte biz o Kur'ân'ı Arapça bir hüküm olarak indirdik. Yemin olsun ki, eğer sen, sana vahiyle gelen bu bilgiden sonra onların keyiflerine uyacak olursan, sana Allah'dan ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Böylece biz onu Arapça bir hüküm (hikmetli bir söz) olarak indirdik. Sana gelen bilgiden sonra onların arzularına uyarsan, Allah’tan (gelecek azaba karşı) senin için herhangi bir dost ve koruyucu olmayacaktır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Thus have We revealed it to be a judgment of authority in Arabic. Wert thou to follow their (vain) desires after the knowledge which hath reached thee, then wouldst thou find neither protector nor defender against Allah.

A. Yusuf Alipublic-domain

So We have sent down the Quran to give judgement in the Arabic language. If you were to follow their desires, after the knowledge that has come to you, you would have no one to guard you or protect you from God.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Thus have We revealed it, a decisive utterance in Arabic; and if thou shouldst follow their desires after that which hath come unto thee of knowledge, then truly wouldst thou have from Allah no protecting friend nor defender.

M. Pickthallpublic-domain

And thus We have revealed it as an Arabic legislation. And if you should follow their inclinations after what has come to you of knowledge, you would not have against Allāh any ally or any protector.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وكما أنزلنا الكتب على الأنبياء بلسانهم أنزلنا إليك -أيها الرسول- القرآن بلغة العرب؛ لتحكم به، ولئن اتبعت أهواء المشركين في عبادة غير الله -بعد الحق الذي جاءك من الله- ليس لك ناصر ينصرك ويمنعك من عذابه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?