← Sure 16

16:81

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّمَّا خَلَقَ ظِلَـٰلًا وَجَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلْجِبَالِ أَكْنَـٰنًا وَجَعَلَ لَكُمْ سَرَٰبِيلَ تَقِيكُمُ ٱلْحَرَّ وَسَرَٰبِيلَ تَقِيكُم بَأْسَكُمْ ۚ كَذَٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ

Kelime kelime

وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
جَعَلَ
yaptı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكُم
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مِّمَّا
yarattıklarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
خَلَقَ
yarattı
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ظِلَٰلًا
gölgeler
İsim
Kök: ظلل
Dilbilgisi (i'rab)
ظِلَٰلًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَجَعَلَ
ve var etti
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكُم
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مِّنَ
dağlarda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْجِبَالِ
dağlara
İsim
Kök: جبل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جِبَالِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
أَكْنَٰنًا
oturulacak barınaklar
İsim
Kök: كنن
Dilbilgisi (i'rab)
أَكْنَٰنًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَجَعَلَ
ve var eyledi
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكُمْ
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
سَرَٰبِيلَ
elbiseler
İsim
Kök: سربل
Dilbilgisi (i'rab)
سَرَٰبِيلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
تَقِيكُمُ
sizi koruyan
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
تَقِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْحَرَّ
sıcaktan
İsim
Kök: حرر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَرَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَسَرَٰبِيلَ
ve elbiseler
İsim
Kök: سربل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
سَرَٰبِيلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
تَقِيكُم
sizi koruyan
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
تَقِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَأْسَكُمْ
savaşınızda
İsim
Kök: بأس
Dilbilgisi (i'rab)
بَأْسَİsimeril، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَذَٰلِكَ
böyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
يُتِمُّ
tamamlıyor
Fiil
Kök: تمم
Dilbilgisi (i'rab)
يُتِمُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نِعْمَتَهُۥ
ni'metini
İsim
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
نِعْمَتَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
عَلَيْكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَعَلَّكُمْ
umulur ki siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تُسْلِمُونَ
teslim (müslüman) olursunuz
Fiil
Kök: سلم
Dilbilgisi (i'rab)
تُسْلِمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Allah yarattıklarından size gölgeler yapmış; dağlarda sığınacağınız barınaklar var etmiş, sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, harpte sizi koruyacak zırhlar vermiştir. Size olan nimetini müslüman olasınız diye işte bu şekilde tamamlamaktadır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve sizin için dağlarda barınaklar yarattı. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyan elbiseler (zırhlar) yarattı. İşte böylece Allah müslüman olasınız diye üzerinize nimetini tamamlamaktadır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah yarattığı şeylerden sizin için gölgeler var etmiştir. Dağlardan da sizin için barınaklar yaratmıştır. Sizi sıcaktan (ve soğuktan) koruyacak elbiseler ve (yine) savaşta sizi koruyacak elbiseler (zırhlar) yaratmıştır. İşte böylece (Allah) teslimiyet göstermeniz için üzerinize nimetini tamamlıyor.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It is Allah Who made out of the things He created, some things to give you shade; of the hills He made some for your shelter; He made you garments to protect you from heat, and coats of mail to protect you from your (mutual) violence. Thus does He complete His favours on you, that ye may bow to His Will (in Islam).

A. Yusuf Alipublic-domain

It is God who has given you shade from what He has created, and places of shelter in the mountains; garments to protect you from the heat, and garments to protect you in your wars. In this way He perfects His blessings on you, so that you may devote yourselves to Him.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And Allah hath given you, of that which He hath created, shelter from the sun; and hath given you places of refuge in the mountains, and hath given you coats to ward off the heat from you, and coats (of armour) to save you from your own foolhardiness. Thus doth He perfect His favour unto you, in order that ye may surrender (unto Him).

M. Pickthallpublic-domain

And Allāh has made for you, from that which He has created, shadows [i.e., shade] and has made for you from the mountains, shelters and has made for you garments which protect you from the heat and garments [i.e., coats of mail] which protect you from your [enemy in] battle. Thus does He complete His favor upon you that you might submit [to Him].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والله جعل لكم ما تستظلُّون به من الأشجار وغيرها، وجعل لكم في الجبال من المغارات والكهوف أماكن تلجؤون إليها عند الحاجة، وجعل لكم ثيابًا من القطن والصوف وغيرهما، تحفظكم من الحر والبرد، وجعل لكم من الحديد ما يردُّ عنكم الطعن والأذى في حروبكم، كما أنعم الله عليكم بهذه النعم يتمُّ نعمته عليكم ببيان الدين الحق؛ لتستسلموا لأمر الله وحده، ولا تشركوا به شيئًا في عبادته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?