← Sure 18

18:79

أَمَّا ٱلسَّفِينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَـٰكِينَ يَعْمَلُونَ فِى ٱلْبَحْرِ فَأَرَدتُّ أَنْ أَعِيبَهَا وَكَانَ وَرَآءَهُم مَّلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَفِينَةٍ غَصْبًا

Kelime kelime

أَمَّا
O gemi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَمَّاEdatEXL
ٱلسَّفِينَةُ
gemi
İsim
Kök: سفن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّفِينَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
فَكَانَتْ
idi
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَانَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
لِمَسَٰكِينَ
yoksulların
İsim
Kök: سكن
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَسَٰكِينَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
يَعْمَلُونَ
çalışan
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
denizde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْبَحْرِ
deniz
İsim
Kök: بحر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَحْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
فَأَرَدتُّ
istedim
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَرَدFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُّİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَنْ
ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْEdatmasdar bağlacı
أَعِيبَهَا
onu kusurlu yapmak
Fiil
Kök: عيب
Dilbilgisi (i'rab)
أَعِيبَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَكَانَ
çünkü vardı
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَرَآءَهُم
onların ilerisinde
İsim
Kök: وري
Dilbilgisi (i'rab)
وَرَآءَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَّلِكٌ
bir kral
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
مَّلِكٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
يَأْخُذُ
alan
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْخُذُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُلَّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
سَفِينَةٍ
gemiyi
İsim
Kök: سفن
Dilbilgisi (i'rab)
سَفِينَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
غَصْبًا
zorla
İsim
Kök: غصب
Dilbilgisi (i'rab)
غَصْبًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

"Gemi, denizde çalışan birkaç yoksula aitti; onu kusurlu kılmak istedim, çünkü peşlerinde her sağlam gemiye zorla el koyan bir hükümdar vardı."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Gemi, denizde çalışan bir kaç yoksula aitti. Onu kusurlu kılmak istedim, çünkü onların ilerisinde her sağlam gemiye zorla el koyan bir hükümdar vardı."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

“Gemi var ya o, denizde çalışan yoksul kişilerindi. Onu kusurlu kılmak istedim. (Çünkü) onların arkasında her (sağlam) gemiye el koymakta olan bir hükümdar vardı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"As for the boat, it belonged to certain men in dire want: they plied on the water: I but wished to render it unserviceable, for there was after them a certain king who seized on every boat by force.

A. Yusuf Alipublic-domain

the boat belonged to some needy people who made their living from the sea and I damaged it because I knew that coming after them was a king who was seizing every [serviceable] boat by force.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

As for the ship, it belonged to poor people working on the river, and I wished to mar it, for there was a king behind them who is taking every ship by force.

M. Pickthallpublic-domain

As for the ship, it belonged to poor people working at sea. So I intended to cause defect in it as there was after them a king who seized every [good] ship by force.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أما السفينة التي خرقتها فإنها كانت لأناس مساكين يعملون في البحر عليها سعيًا وراء الرزق، فأردت أن أعيبها بذلك الخرق؛ لأن أمامهم ملكًا يأخذ كل سفينة صالحة غصبًا من أصحابها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution