← Sure 19

19:97

فَإِنَّمَا يَسَّرْنَـٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلْمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوْمًا لُّدًّا

Kelime kelime

فَإِنَّمَا
şüphesiz biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
يَسَّرْنَٰهُ
O'nu kolaylaştırdık
Fiil
Kök: يسر
Dilbilgisi (i'rab)
يَسَّرْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
بِلِسَانِكَ
senin diline
İsim
Kök: لسن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لِسَانِİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
لِتُبَشِّرَ
müjdelemen için
Fiil
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تُبَشِّرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
بِهِ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلْمُتَّقِينَ
muttakileri (sakınanları)
İsim
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُتَّقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَتُنذِرَ
ve uyarman için
Fiil
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تُنذِرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
قَوْمًا
bir kavmi
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لُّدًّا
inatçı
İsim
Kök: لدد
Dilbilgisi (i'rab)
لُّدًّاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Biz Kuran'ı Allah'a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve inatçı milleti uyarman için senin dilinde indirerek kolaylaştırdık.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Ey Muhammed!) Biz Kur'ân'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki biz onu (Kur’an’ı) muttakîleri (duyarlı olanları) müjdeleyesin ve (gerçeğe) karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye senin diline (dilinde indirerek) kolaylaştırdık.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So have We made the (Qur'an) easy in thine own tongue, that with it thou mayest give Glad Tidings to the righteous, and warnings to people given to contention.

A. Yusuf Alipublic-domain

We have made it easy, in your own language [Prophet], so that you may bring glad news to the righteous and warnings to a stubborn people.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We make (this Scripture) easy in thy tongue, (O Muhammad) only that thou mayst bear good tidings therewith unto those who ward off (evil), and warn therewith the froward folk.

M. Pickthallpublic-domain

So, [O Muḥammad], We have only made it [i.e., the Qur’ān] easy in your tongue [i.e., the Arabic language] that you may give good tidings thereby to the righteous and warn thereby a hostile people.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فإنما يسَّرنا هذا القرآن بلسانك العربي أيها الرسول؛ لتبشر به المتقين من أتباعك، وتخوِّف به المكذبين شديدي الخصومة بالباطل.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular