← Sure 2

2:180

كُتِبَ عَلَيْكُمْ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ إِن تَرَكَ خَيْرًا ٱلْوَصِيَّةُ لِلْوَٰلِدَيْنِ وَٱلْأَقْرَبِينَ بِٱلْمَعْرُوفِ ۖ حَقًّا عَلَى ٱلْمُتَّقِينَ

Kelime kelime

كُتِبَ
yazıldı (farz kılındı)
Fiil
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
كُتِبَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
عَلَيْكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
حَضَرَ
geldiği
Fiil
Kök: حضر
Dilbilgisi (i'rab)
حَضَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَحَدَكُمُ
birinize
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَدَİsimeril، mansûb (akuzatif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْمَوْتُ
ölüm
İsim
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَوْتُİsimeril، merfû (nominatif)
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
تَرَكَ
bırakacaksa
Fiil
Kök: ترك
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَكَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
خَيْرًا
bir hayır (mal)
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
ٱلْوَصِيَّةُ
vasiyyet etmek
İsim
Kök: وصي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
وَصِيَّةُİsimdişil، merfû (nominatif)
لِلْوَٰلِدَيْنِ
anaya babaya
İsim
Kök: ولد
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لْEdatmarife (belirli)، ön ek
وَٰلِدَيْنِİsimeril ikil، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَقْرَبِينَ
ve yakınlara
İsim
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَقْرَبِينَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
بِٱلْمَعْرُوفِ
uygun bir biçimde
İsim
Kök: عرف
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَعْرُوفِİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
حَقًّا
bir haktır (borçtur)
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
حَقًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَلَى
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُتَّقِينَ
muttakiler
İsim
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُتَّقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Birinize ölüm geldiği zaman, eğer mal bırakıyorsa, ana babaya, yakınlara, uygun bir tarzda vasiyet etmesi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir borç olarak size farz kılındı.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Birinize ölüm geldiği vakit, bir hayır (bir mal) bırakacaksa, babası, anası ve en yakın akrabası için meşru bir surette vasiyet etmek, Allah'tan korkan kimseler üzerine yerine getirilmesi vacib bir hak olarak size farz kılındı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Birinize ölüm geldiği zaman, geride bir hayır (mal) bırakacaksa ana babaya ve yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek, muttakîler (duyarlı olanlar) üzerinde bir borç olarak farz kılınmıştır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It is prescribed, when death approaches any of you, if he leave any goods that he make a bequest to parents and next of kin, according to reasonable usage; this is due from the Allah-fearing.

A. Yusuf Alipublic-domain

it is prescribed that he should make a proper bequest to parents and close relatives- a duty incumbent on those who are mindful of God.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

It is prescribed for you, when death approacheth one of you, if he leave wealth, that he bequeath unto parents and near relatives in kindness. (This is) a duty for all those who ward off (evil).

M. Pickthallpublic-domain

Prescribed for you when death approaches [any] one of you if he leaves wealth [is that he should make] a bequest for the parents and near relatives according to what is acceptable - a duty upon the righteous.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فرض الله عليكم إذا حضر أحدكم علامات الموت ومقدماته -إن ترك مالا- الوصية بجزء من ماله للوالدين والأقربين مع مراعاة العدل؛ فلا يدع الفقير ويوصي للغني، ولا يتجاوز الثلث، وذلك حق ثابت يعمل به أهل التقوى الذين يخافون الله. وكان هذا قبل نزول آيات المواريث التي حدَّد الله فيها نصيب كل وارث.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?