← Sure 2

2:186

وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِى عَنِّى فَإِنِّى قَرِيبٌ ۖ أُجِيبُ دَعْوَةَ ٱلدَّاعِ إِذَا دَعَانِ ۖ فَلْيَسْتَجِيبُوا۟ لِى وَلْيُؤْمِنُوا۟ بِى لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ

Kelime kelime

وَإِذَا
ve ne zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
سَأَلَكَ
sana sorar(lar)sa
Fiil
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
سَأَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
عِبَادِى
kullarım
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عِبَادِİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
عَنِّى
benden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنِّEdatharf-i cer (edat)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
فَإِنِّى
şüphesiz ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
قَرِيبٌ
(onlara) yakınım
İsim
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
قَرِيبٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أُجِيبُ
karşılık veririm
Fiil
Kök: جوب
Dilbilgisi (i'rab)
أُجِيبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
دَعْوَةَ
du'asına
İsim
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
دَعْوَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
ٱلدَّاعِ
du'a edenin
İsim
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دَّاعِİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
دَعَانِ
bana du'a ettiği
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
دَعَاFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
نِİsimzamir، son ek، 1. tekil
فَلْيَسْتَجِيبُوا۟
O halde onlar da karşılık versinler
Fiil
Kök: جوب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لْEdatemir، ön ek
يَسْتَجِيبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِى
bana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ىİsimzamir، 1. tekil
وَلْيُؤْمِنُوا۟
inansınlar ki
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لْEdatemir، ön ek
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِى
bana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ىİsimzamir، 1. tekil
لَعَلَّهُمْ
böylece onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَرْشُدُونَ
doğru yola erişirler
Fiil
Kök: رشد
Dilbilgisi (i'rab)
يَرْشُدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Kullarım sana Beni sorarlarsa, bilsinler ki Ben, şüphesiz onlara yakınım. Benden isteyenin, dua ettiğinde duasını kabul ederim. Artık onlar da davetimi kabul edip Bana inansınlar ki doğru yolda yürüyenlerden olsunlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kullarım sana benden sorduğunda (onlara de ki): “Ben (kendilerine) çok yakınım. Bana dua ettiği zaman, dua edenin çağrısına cevap veririm. (Kullarım) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When My servants ask thee concerning Me, I am indeed close (to them): I listen to the prayer of every suppliant when he calleth on Me: Let them also, with a will, Listen to My call, and believe in Me: That they may walk in the right way.

A. Yusuf Alipublic-domain

[Prophet], if My servants ask you about Me, I am near. I respond to those who call Me, so let them respond to Me, and believe in Me, so that they may be guided.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when My servants question thee concerning Me, then surely I am nigh. I answer the prayer of the suppliant when he crieth unto Me. So let them hear My call and let them trust in Me, in order that they may be led aright.

M. Pickthallpublic-domain

And when My servants ask you, [O Muḥammad], concerning Me - indeed I am near. I respond to the invocation of the supplicant when he calls upon Me. So let them respond to Me [by obedience] and believe in Me that they may be [rightly] guided.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا سألك -أيها النبي- عبادي عني فقل لهم: إني قريب منهم، أُجيب دعوة الداعي إذا دعاني، فليطيعوني فيما أمرتهم به ونهيتهم عنه، وليؤمنوا بي، لعلهم يهتدون إلى مصالح دينهم ودنياهم. وفي هذه الآية إخبار منه سبحانه عن قربه من عباده، القرب اللائق بجلاله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?