← Sure 2

2:185

شَهْرُ رَمَضَانَ ٱلَّذِىٓ أُنزِلَ فِيهِ ٱلْقُرْءَانُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَـٰتٍ مِّنَ ٱلْهُدَىٰ وَٱلْفُرْقَانِ ۚ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ ٱلشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ ۖ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ ۗ يُرِيدُ ٱللَّهُ بِكُمُ ٱلْيُسْرَ وَلَا يُرِيدُ بِكُمُ ٱلْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُوا۟ ٱلْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا۟ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Kelime kelime

شَهْرُ
ayı
İsim
Kök: شهر
Dilbilgisi (i'rab)
شَهْرُİsimeril، merfû (nominatif)
رَمَضَانَ
ramazan
İsim
Kök: رمض
Dilbilgisi (i'rab)
رَمَضَانَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
ٱلَّذِىٓ
ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىٓİsimism-i mevsûl، eril tekil
أُنزِلَ
indirilmiştir
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أُنزِلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
فِيهِ
onda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلْقُرْءَانُ
Kur'an
İsim
Kök: قرأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرْءَانُİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
هُدًى
hidayet olarak
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
هُدًىİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّلنَّاسِ
insanlara
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَبَيِّنَٰتٍ
ve açıklayıcı
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بَيِّنَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنَ
hidayeti
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْهُدَىٰ
hidayet
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
هُدَىٰİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱلْفُرْقَانِ
doğruyu ve yanlışı ayırdetmeyi
İsim
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فُرْقَانِİsimeril، mecrûr (genitif)
فَمَن
kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimşart
شَهِدَ
şahit olursa
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
شَهِدَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِنكُمُ
içinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلشَّهْرَ
o aya
İsim
Kök: شهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّهْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
فَلْيَصُمْهُ
oruç tutsun
Fiil
Kök: صوم
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
لْEdatemir، ön ek
يَصُمْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَمَن
kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimşart
كَانَ
olur
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مَرِيضًا
hasta
İsim
Kök: مرض
Dilbilgisi (i'rab)
مَرِيضًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
عَلَىٰ
üzere olursa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
سَفَرٍ
sefer
İsim
Kök: سفر
Dilbilgisi (i'rab)
سَفَرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَعِدَّةٌ
sayısınca tutsun
İsim
Kök: عدد
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
عِدَّةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْ
günlerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
أَيَّامٍ
gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
أَيَّامٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أُخَرَ
başka
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
أُخَرَİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)، sıfat
يُرِيدُ
ister
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِكُمُ
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمُİsimzamir، 2. çoğul eril
ٱلْيُسْرَ
kolaylık
İsim
Kök: يسر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
يُسْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَلَا
istemez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يُرِيدُ
istiyor
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِكُمُ
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمُİsimzamir، 2. çoğul eril
ٱلْعُسْرَ
güçlük
İsim
Kök: عسر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عُسْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَلِتُكْمِلُوا۟
ve tamamlamanızı (ister)
Fiil
Kök: كمل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تُكْمِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْعِدَّةَ
sayıyı
İsim
Kök: عدد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عِدَّةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
وَلِتُكَبِّرُوا۟
ve yüceltmenizi (ister)
Fiil
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تُكَبِّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'ı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
عَلَىٰ
dolayı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
مَا
size doğru yolu gösterdiğinden
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
هَدَىٰكُمْ
sizi doğru yola iletti
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
هَدَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَعَلَّكُمْ
ve umulur ki siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَشْكُرُونَ
şükredersiniz
Fiil
Kök: شكر
Dilbilgisi (i'rab)
تَشْكُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Ramazan ayı, ki onda Kuran, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu ayı idrak eden, onda oruç tutsun; hasta veya yolculukta olan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. Bu kolaylıkları, sayıyı tamamlamanız ve size yol gösterdiğine karşılık O'nu ululamanız için meşru kılmıştır; ola ki şükredersiniz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O Ramazan ayı ki, insanları irşad için, hak ile batılı ayıracak olan, hidayet rehberi ve deliller halinde bulunan Kur'ân onda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun. Kim de hasta, yahut yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. Allah size kolaylık diler zorluk dilemez. Sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, bir rehber ve doğruyu yanlıştan ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. Sizden o bir aylık süreye ulaşan(lar) onu (o ayı) oruç tutsun! (İçinizden) kim hasta veya yolcu olursa, (tutamadığı gün sayısı kadar) diğer günlerden o sayı(yı tamamlasın). Allah sizin için kolaylık ister; zorluk istemez. (Bütün bunlar), sayıyı tamamlamanız, size doğru yolu göstermesine karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Ramadhan is the (month) in which was sent down the Qur'an, as a guide to mankind, also clear (Signs) for guidance and judgment (Between right and wrong). So every one of you who is present (at his home) during that month should spend it in fasting, but if any one is ill, or on a journey, the prescribed period (Should be made up) by days later. Allah intends every facility for you; He does not want to put to difficulties. (He wants you) to complete the prescribed period, and to glorify Him in that He has guided you; and perchance ye shall be grateful.

A. Yusuf Alipublic-domain

It was in the month of Ramadan that the Quran was revealed as guidance for mankind, clear messages giving guidance and distinguishing between right and wrong. So any one of you who is present that month should fast, and anyone who is ill or on a journey should make up for the lost days by fasting on other days later. God wants ease for you, not hardship. He wants you to complete the prescribed period and to glorify Him for having guided you, so that you may be thankful.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The month of Ramadan in which was revealed the Qur'an, a guidance for mankind, and clear proofs of the guidance, and the Criterion (of right and wrong). And whosoever of you is present, let him fast the month, and whosoever of you is sick or on a journey, (let him fast the same) number of other days. Allah desireth for you ease; He desireth not hardship for you; and (He desireth) that ye should complete the period, and that ye should magnify Allah for having guided you, and that peradventure ye may be thankful.

M. Pickthallpublic-domain

The month of Ramaḍān [is that] in which was revealed the Qur’ān, a guidance for the people and clear proofs of guidance and criterion. So whoever sights [the crescent of] the month, let him fast it; and whoever is ill or on a journey - then an equal number of other days. Allāh intends for you ease and does not intend for you hardship and [wants] for you to complete the period and to glorify Allāh for that [to] which He has guided you; and perhaps you will be grateful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

شهر رمضان الذي ابتدأ الله فيه إنزال القرآن في ليلة القدر؛ هداية للناس إلى الحق، فيه أوضح الدلائل على هدى الله، وعلى الفارق بين الحق والباطل. فمن حضر منكم الشهر وكان صحيحًا مقيمًا فليصم نهاره. ويُرخَّص للمريض والمسافر في الفطر، ثم يقضيان عدد تلك الأيام. يريد الله تعالى بكم اليسر والسهولة في شرائعه، ولا يريد بكم العسر والمشقة، ولتكملوا عدة الصيام شهرًا، ولتختموا الصيام بتكبير الله في عيد الفطر، ولتعظموه على هدايته لكم، ولكي تشكروا له على ما أنعم به عليكم من الهداية والتوفيق والتيسير.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?

İçerik