← Sure 2

2:219

۞ يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْخَمْرِ وَٱلْمَيْسِرِ ۖ قُلْ فِيهِمَآ إِثْمٌ كَبِيرٌ وَمَنَـٰفِعُ لِلنَّاسِ وَإِثْمُهُمَآ أَكْبَرُ مِن نَّفْعِهِمَا ۗ وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلِ ٱلْعَفْوَ ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْـَٔايَـٰتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ

Kelime kelime

يَسْـَٔلُونَكَ
sana soruyorlar
Fiil
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْـَٔلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
عَنِ
şaraptan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنِEdatharf-i cer (edat)
ٱلْخَمْرِ
şarap
İsim
Kök: خمر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خَمْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱلْمَيْسِرِ
ve kumardan
İsim
Kök: يسر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَيْسِرِİsimeril، mecrûr (genitif)
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
فِيهِمَآ
o ikisinde vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِمَآİsimzamir، son ek، 3. ikil
إِثْمٌ
günah
İsim
Kök: أثم
Dilbilgisi (i'rab)
إِثْمٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
كَبِيرٌ
büyük
İsim
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
كَبِيرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
وَمَنَٰفِعُ
ve bazı yararlar
İsim
Kök: نفع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنَٰفِعُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
لِلنَّاسِ
insanlar için
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَإِثْمُهُمَآ
fakat onların günahı
İsim
Kök: أثم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِثْمُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمَآİsimzamir، son ek، 3. ikil
أَكْبَرُ
daha büyüktür
İsim
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
أَكْبَرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
مِن
yararından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
نَّفْعِهِمَا
yarar
İsim
Kök: نفع
Dilbilgisi (i'rab)
نَّفْعِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
وَيَسْـَٔلُونَكَ
ve sana soruyorlar
Fiil
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَسْـَٔلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مَاذَا
ne
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاذَاİsimsoru
يُنفِقُونَ
infak edeceklerini
Fiil
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
يُنفِقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قُلِ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلِFiilemir، 2. tekil eril
ٱلْعَفْوَ
Af (ihtiyaçlarınızdan fazlasını)
İsim
Kök: عفو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَفْوَİsimeril، mansûb (akuzatif)
كَذَٰلِكَ
böyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
يُبَيِّنُ
açıklıyor
Fiil
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
يُبَيِّنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَكُمُ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمُİsimzamir، 2. çoğul eril
ٱلْءَايَٰتِ
ayetleri
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَايَٰتِİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
لَعَلَّكُمْ
umulur ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَتَفَكَّرُونَ
düşünürsünüz
Fiil
Kök: فكر
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَفَكَّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Sana içki ve kumarı sorarlar, de ki: "İkisinde hem büyük günah ve hem insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür". Ne sarfedeceklerini sana sorarlar, de ki: "Artanı". Böylece Allah, dünya ve ahiret hususunda düşünesiniz diye size ayetleri açıklar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey Muhammed! Sana şarap ve kumardan soruyorlar. De ki: Bu ikisinde büyük bir günah, bir de insanlar için bazı menfaatler vardır. Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür. Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazlasını infak edin. İşte böylece Allah, size âyetlerini açıklıyor. Umulur ki siz düşünürsünüz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sana içkiden (uyuşturucudan) ve kumardan soruyorlar. De ki: “Her ikisinde de büyük bir günah (haram) ve insanlar için birtakım çıkarlar vardır. Her ikisinin (de) günahı çıkarından daha büyüktür.” Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “Vazgeçilebileni.” Allah düşünesiniz diye ayetleri size işte böyle açıklıyor.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They ask thee concerning wine and gambling. Say: "In them is great sin, and some profit, for men; but the sin is greater than the profit." They ask thee how much they are to spend; Say: "What is beyond your needs." Thus doth Allah Make clear to you His Signs: In order that ye may consider-

A. Yusuf Alipublic-domain

They ask you [Prophet] about intoxicants and gambling: say, ‘There is great sin in both, and some benefit for people: the sin is greater than the benefit.’ They ask you what they should give: say, ‘Give what you can spare.’ In this way, God makes His messages clear to you, so that you may reflect

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They question thee about strong drink and games of chance. Say: In both is great sin, and (some) utility for men; but the sin of them is greater than their usefulness. And they ask thee what they ought to spend. Say: that which is superfluous. Thus Allah maketh plain to you (His) revelations, that haply ye may reflect.

M. Pickthallpublic-domain

They ask you about wine and gambling. Say, "In them is great sin and [yet, some] benefit for people. But their sin is greater than their benefit." And they ask you what they should spend. Say, "The excess [beyond needs]." Thus Allāh makes clear to you the verses [of revelation] that you might give thought

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يسألك المسلمون -أيها النبي- عن حكم تعاطي الخمر شربًا وبيعًا وشراءً، والخمر كل مسكر خامر العقل وغطاه مشروبًا كان أو مأكولا ويسألونك عن حكم القمار -وهو أَخْذُ المال أو إعطاؤه بالمقامرة وهي المغالبات التي فيها عوض من الطرفين-، قل لهم: في ذلك أضرار ومفاسد كثيرة في الدين والدنيا، والعقول والأموال، وفيهما منافع للناس من جهة كسب الأموال وغيرها، وإثمهما أكبر من نفعهما؛ إذ يصدَّان عن ذكر الله وعن الصلاة، ويوقعان العداوة والبغضاء بين الناس، ويتلفان المال. وكان هذا تمهيدًا لتحريمهما. ويسألونك عن القَدْر الذي ينفقونه من أموالهم تبرعًا وصدقة، قل لهم: أنفقوا القَدْر الذي يزيد على حاجتكم. مثل ذلك البيان الواضح يبيِّن الله لكم الآيات وأحكام الشريعة؛ لكي تتفكروا فيما ينفعكم في الدنيا والآخرة. ويسألونك -أيها النبي- عن اليتامى كيف يتصرفون معهم في معاشهم وأموالهم؟ قل لهم: إصلاحكم لهم خير، فافعلوا الأنفع لهم دائمًا، وإن تخالطوهم في سائر شؤون المعاش فهم إخوانكم في الدين. وعلى الأخ أن يرعى مصلحة أخيه. والله يعلم المضيع لأموال اليتامى من الحريص على إصلاحها. ولو شاء الله لضيَّق وشقَّ عليكم بتحريم المخالطة. إن الله عزيز في ملكه، حكيم في خلقه وتدبيره وتشريعه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?