← Sure 22

22:11

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَعْبُدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ حَرْفٍ ۖ فَإِنْ أَصَابَهُۥ خَيْرٌ ٱطْمَأَنَّ بِهِۦ ۖ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ ٱنقَلَبَ عَلَىٰ وَجْهِهِۦ خَسِرَ ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةَ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْخُسْرَانُ ٱلْمُبِينُ

Kelime kelime

وَمِنَ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّاسِ
insanlardan
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
مَن
kimi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَعْبُدُ
ibadet eder
Fiil
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْبُدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
عَلَىٰ
bir kenardan (uçurumdan)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
حَرْفٍ
bir kenar
İsim
Kök: حرف
Dilbilgisi (i'rab)
حَرْفٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَإِنْ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنْEdatşart
أَصَابَهُۥ
kendisine gelirse
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصَابَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
خَيْرٌ
bir hayır
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
ٱطْمَأَنَّ
huzura kavuşur
Fiil
Kök: طمأن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱطْمَأَنَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
وَإِنْ
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنْEdatşart
أَصَابَتْهُ
başına gelirse
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصَابَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فِتْنَةٌ
bir kötülük
İsim
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
فِتْنَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
ٱنقَلَبَ
döner
Fiil
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱنقَلَبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَىٰ
üstü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
وَجْهِهِۦ
yüz
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
وَجْهِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
خَسِرَ
o kaybetmiştir
Fiil
Kök: خسر
Dilbilgisi (i'rab)
خَسِرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلدُّنْيَا
dünyayı
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsimdişil tekil، merfû (nominatif)
وَٱلْءَاخِرَةَ
ve ahireti
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةَİsimdişil tekil، mansûb (akuzatif)
ذَٰلِكَ
işte budur
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
هُوَ
o
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلْخُسْرَانُ
ziyan
İsim
Kök: خسر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خُسْرَانُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْمُبِينُ
apaçık
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُبِينُİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، merfû (nominatif)

Meal

TR

İnsanlar içinde Allah'a, bir yar kenarındaymış gibi kulluk eden vardır. Ona bir iyilik gelirse yatışır, başına bir bela gelirse yüz üstü döner. Dünyayı da ahireti de kaybeder. İşte apaçık kayıp budur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İnsanlardan kimi de Allah'a bir yar kenarındaymış gibi ibadet eder, eğer kendisine bir iyilik gelirse ona gönlü yatışır ve eğer başına bir bela gelirse yüzüstü dönüverir. Dünyayı da ahireti de kaybeder. İşte apaçık kayıp budur.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İnsanlardan kimi, Allah’a (imanla küfrün) sınır(ın)da kulluk eder. Kendisine bir iyilik dokunursa bununla huzurlu olur; ağır imtihana uğrarsa yüzü değişir (dinden yüz çevirir). O, dünya(sın)ı da ahiret(in)i de kaybetmiştir. Asıl apaçık kayıp (iflas) işte budur!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

There are among men some who serve Allah, as it were, on the verge: if good befalls them, they are, therewith, well content; but if a trial comes to them, they turn on their faces: they lose both this world and the Hereafter: that is loss for all to see!

A. Yusuf Alipublic-domain

There are also some who serve God with unsteady faith: if something good comes their way, they are satisfied, but if they are tested, they revert to their old ways, losing both this world and the next- that is the clearest loss.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And among mankind is he who worshippeth Allah upon a narrow marge so that if good befalleth him he is content therewith, but if a trial befalleth him, he falleth away utterly. He loseth both the world and the Hereafter. That is the sheer loss.

M. Pickthallpublic-domain

And of the people is he who worships Allāh on an edge. If he is touched by good, he is reassured by it; but if he is struck by trial, he turns on his face [to unbelief]. He has lost [this] world and the Hereafter. That is what is the manifest loss.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ومن الناس مَن يدخل في الإسلام على ضعف وشكٍّ، فيعبد الله على تردده، كالذي يقف على طرف جبل أو حائط لا يتماسك في وقفته، ويربط إيمانه بدنياه، فإن عاش في صحة وسَعَة استمر على عبادته، وإن حصل له ابتلاء بمكروه وشدة عزا شؤم ذلك إلى دينه، فرجع عنه كمن ينقلب على وجهه بعد استقامة، فهو بذلك قد خسر الدنيا؛ إذ لا يغيِّر كفرُه ما قُدِّر له في دنياه، وخسر الآخرة بدخوله النار، وذلك خسران بيِّن واضح. يعبد ذلك الخاسر من دون الله ما لا يضره إن تركه، ولا ينفعه إذا عبده، ذلك هو الضلال البعيد عن الحق. يدعو مَن ضررُه المحقق أقرب من نفعه، قبح ذلك المعبود نصيرًا، وقبح عشيرًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?