← Sure 24

24:63

لَّا تَجْعَلُوا۟ دُعَآءَ ٱلرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَآءِ بَعْضِكُم بَعْضًا ۚ قَدْ يَعْلَمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنكُمْ لِوَاذًا ۚ فَلْيَحْذَرِ ٱلَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِۦٓ أَن تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Kelime kelime

لَّا
bir tutmayın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdatnehiy (yasaklama)
تَجْعَلُوا۟
koşmayın
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
دُعَآءَ
davetini
İsim
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
دُعَآءَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلرَّسُولِ
Rasulün
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّسُولِİsimeril، mecrûr (genitif)
بَيْنَكُمْ
aranızda
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَدُعَآءِ
daveti gibi
İsim
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
دُعَآءِİsimeril، mecrûr (genitif)
بَعْضِكُم
herhangi birinizin
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضِİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَعْضًا
diğerini
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
قَدْ
andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
يَعْلَمُ
bilir
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلَّذِينَ
sıvışıp gidenleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَتَسَلَّلُونَ
sıvışıp gitmek
Fiil
Kök: سلل
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَسَلَّلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِنكُمْ
içinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لِوَاذًا
birbirinin arkasına gizlenerek
İsim
Kök: لوذ
Dilbilgisi (i'rab)
لِوَاذًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَلْيَحْذَرِ
o halde sakınsınlar
Fiil
Kök: حذر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لْEdatemir، ön ek
يَحْذَرِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يُخَالِفُونَ
aykırı davranan(lar)
Fiil
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
يُخَالِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَنْ
onun emrine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
أَمْرِهِۦٓ
buyruğuna
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أَن
kendilerine uğramasından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تُصِيبَهُمْ
erişecektir
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
تُصِيبَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِتْنَةٌ
bir belanın
İsim
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
فِتْنَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
يُصِيبَهُمْ
onlara çarpmasından
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
يُصِيبَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَذَابٌ
bir azabın
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَلِيمٌ
acıklı
İsim
Kök: ألم
Dilbilgisi (i'rab)
أَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Peygamberin çağrısını, kendi aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. Allah, içinizden sıvışıp gidenleri şüphesiz bilir. O'nun buyruğuna aykırı hareket edenler, başlarına bir belanın gelmesinden veya can yakıcı bir azaba uğramaktan sakınsınlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Ey müminler!) Peygamberin davetini, aranızdan bazınızın bazınıza daveti gibi zannetmeyin. İçinizden, birini siper ederek sıvışıp gidenleri muhakkak ki Allah bilmektedir. Bu sebeple, O'nun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir bela gelmesinden veya kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Elçinin çağrısını kendi aranızdaki çağrı gibi tutmayın! İçinizden birini siper edinerek sıvışıp gidenleri elbette Allah bilmektedir. Onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir sıkıntı gelmesinden veya kendilerine elem verici bir azap gelmesinden sakınsınlar!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Deem not the summons of the Messenger among yourselves like the summons of one of you to another: Allah doth know those of you who slip away under shelter of some excuse: then let those beware who withstand the Messenger's order, lest some trial befall them, or a grievous penalty be inflicted on them.

A. Yusuf Alipublic-domain

[People], do not regard the Messenger’s summons to you like one of you summoning another- God is well aware of those of you who steal away surreptitiously- and those who go against his order should beware lest a trial afflict them or they receive a painful punishment.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Make not the calling of the messenger among you as your calling one of another. Allah knoweth those of you who steal away, hiding themselves. And let those who conspire to evade orders beware lest grief or painful punishment befall them.

M. Pickthallpublic-domain

Do not make [your] calling of the Messenger among yourselves as the call of one of you to another. Already Allāh knows those of you who slip away, concealed by others. So let those beware who dissent from his [i.e., the Prophet's] order, lest fitnah strike them or a painful punishment.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لا تقولوا -أيها المؤمنون- عند ندائكم رسول الله: يا محمد، ولا يا محمد بن عبد الله، كما يقول ذلك بعضكم لبعض، ولكن شرِّفوه، وقولوا: يا نبي الله، يا رسول الله. قد يعلم الله المنافقين الذين يخرجون من مجلس النبي صلى الله عليه وسلم خفية بغير إذنه، يلوذ بعضهم ببعض، فليَحْذَر الذين يخالفون أمر رسول الله أن تنزل بهم محنة وشر، أو يصيبهم عذاب مؤلم موجع في الآخرة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?