← Sure 28

28:12

۞ وَحَرَّمْنَا عَلَيْهِ ٱلْمَرَاضِعَ مِن قَبْلُ فَقَالَتْ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰٓ أَهْلِ بَيْتٍ يَكْفُلُونَهُۥ لَكُمْ وَهُمْ لَهُۥ نَـٰصِحُونَ

Kelime kelime

وَحَرَّمْنَا
ve haram etmiştik
Fiil
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
حَرَّمْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَيْهِ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلْمَرَاضِعَ
süt anneleri
İsim
Kök: رضع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَرَاضِعَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
مِن
daha önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلُ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلُİsimmecrûr (genitif)
فَقَالَتْ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَالَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
هَلْ
size göstereyimmi?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَلْEdatsoru
أَدُلُّكُمْ
size göstereyim
Fiil
Kök: دلل
Dilbilgisi (i'rab)
أَدُلُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَىٰٓ
halkını (aile)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَهْلِ
ehlinin
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
بَيْتٍ
bir ev (aile)
İsim
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْتٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يَكْفُلُونَهُۥ
onun bakımını üstlenecek
Fiil
Kök: كفل
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْفُلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَكُمْ
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
وَهُمْ
ve onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
لَهُۥ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
نَٰصِحُونَ
öğüt verecek
İsim
Kök: نصح
Dilbilgisi (i'rab)
نَٰصِحُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Önceden, süt annelerin memesini kabul etmemesini sağladık. Musa'nın ablası: "Size, sizin adınıza ona bakacak, iyi davranacak bir ev halkını tavsiye edeyim mi?" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz (annesine geri vermezden) daha önce, onun süt analarının sütünü kabulüne müsade etmedik. Bunun üzerine ablası, "Size, onun bakımını sizin namınıza üstlenecek, hem de ona iyi davranacak bir aile göstereyim mi?" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Biz daha önce ona (Musa’ya) hiçbir kadının (sütannenin) sütünü emmesine izin vermemiştik (onları emmesini engellemiştik). Bunun üzerine (ablası, Firavun ailesine) “Size, onun bakımını sizin adınıza üstlenecek ve kendisine samimi davranacak bir aile göstereyim mi?” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And we ordained that he refused suck at first, until (His sister came up and) said: "Shall I point out to you the people of a house that will nourish and bring him up for you and be sincerely attached to him?"...

A. Yusuf Alipublic-domain

We had ordained that he would refuse to feed from wet nurses. His sister approached them and said, ‘Shall I tell you about a household which could bring him up for you and take good care of him?’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We had before forbidden foster-mothers for him, so she said: Shall I show you a household who will rear him for you and take care of him?

M. Pickthallpublic-domain

And We had prevented from him [all] wet nurses before, so she said, "Shall I direct you to a household that will be responsible for him for you while they are to him [for his upbringing] sincere?"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وحرمنا على موسى المراضع أن يرتضع منهن مِن قبل أن نردَّه إلى أمه، فقالت أخته: هل أدلكم على أهل بيت يحسنون تربيته وإرضاعه، وهم مشفقون عليه؟ فأجابوها إلى ذلك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?