← Sure 29

29:25

وَقَالَ إِنَّمَا ٱتَّخَذْتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَوْثَـٰنًا مَّوَدَّةَ بَيْنِكُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ۖ ثُمَّ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ يَكْفُرُ بَعْضُكُم بِبَعْضٍ وَيَلْعَنُ بَعْضُكُم بَعْضًا وَمَأْوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّـٰصِرِينَ

Kelime kelime

وَقَالَ
ve dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِنَّمَا
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
ٱتَّخَذْتُم
siz edindiniz
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّخَذْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
bırakıp
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
دُونِ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
أَوْثَٰنًا
birtakım putlar
İsim
Kök: وثن
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْثَٰنًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مَّوَدَّةَ
sevmek için
İsim
Kök: ودد
Dilbilgisi (i'rab)
مَّوَدَّةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
بَيْنِكُمْ
birbirinizi
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنِİsimmecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِى
hayatında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْحَيَوٰةِ
hayatının
İsim
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَيَوٰةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱلدُّنْيَا
dünya
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)، sıfat
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
يَوْمَ
gününde
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِيَٰمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
يَكْفُرُ
inkar edersiniz
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْفُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بَعْضُكُم
bir kısmınız
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضُİsimeril، merfû (nominatif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِبَعْضٍ
diğerini
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَعْضٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَيَلْعَنُ
ve la'netlersiniz
Fiil
Kök: لعن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَلْعَنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بَعْضُكُم
bir kısmınız
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضُİsimeril، merfû (nominatif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَعْضًا
diğerini
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَمَأْوَىٰكُمُ
ve varacağınız yer
İsim
Kök: أوي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَأْوَىٰİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلنَّارُ
ateştir
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّارُİsimdişil، merfû (nominatif)
وَمَا
ve yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
لَكُم
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مِّن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
نَّٰصِرِينَ
yardımcı
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
نَّٰصِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

İbrahim şöyle demişti: "Dünya hayatında, Allah'ı bırakıp aranızda putları muhabbet vesilesi kıldınız. Sonra kıyamet günü, birbirinize küfreder ve karşılıklı lanet okursunuz. Varacağınız yer ateştir; yardımcılarınız da yoktur."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(İbrahim onlara) dedi ki: "Siz, sırf aranızdaki dünya hayatına has muhabbet uğruna Allah'ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet günü (geldiğinde) ise, kiminiz kiminizi tanımayacak, kiminiz kiminizi lanetleyecektir. Varacağınız yer cehennemdir. Ve hiç yardımcınız da yoktur."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(İbrahim) şöyle demişti: “Siz sadece aranızdaki dünya hayatına özel bir sevgi uğruna Allah’ın peşi sıra birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet günü birbirinizi tanımazlıktan gelecek ve bir kısmınız bir kısmına lanet edecektir.Barınağınız ateştir; sizin için asla yardımcılar da yoktur!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And he said: "For you, ye have taken (for worship) idols besides Allah, out of mutual love and regard between yourselves in this life; but on the Day of Judgment ye shall disown each other and curse each other: and your abode will be the Fire, and ye shall have none to help."

A. Yusuf Alipublic-domain

Abraham said to them, ‘You have chosen idols instead of God but your love for them will only last for the present life: on the Day of Resurrection, you will disown and reject one another. Hell will be your home and no one will help you.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He said: Ye have chosen only idols instead of Allah. The love between you is only in the life of the world. Then on the Day of Resurrection ye will deny each other and curse each other, and your abode will be the Fire, and ye will have no helpers.

M. Pickthallpublic-domain

And [Abraham] said, "You have only taken, other than Allāh, idols as [a bond of] affection among you in worldly life. Then on the Day of Resurrection you will deny one another and curse one another, and your refuge will be the Fire, and you will not have any helpers."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال إبراهيم لقومه: يا قوم إنما عبدتم من دون الله آلهة باطلة، اتخذتموها مودة بينكم في الحياة الدنيا، تتحابون على عبادتها، وتتوادون على خدمتها، ثم يوم القيامة، يتبرأ بعضكم من بعض، ويلعن بعضكم بعضًا، ومصيركم جميعًا النار، وليس لكم ناصر يمنعكم من دخولها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?