← Sure 30

30:39

وَمَآ ءَاتَيْتُم مِّن رِّبًا لِّيَرْبُوَا۟ فِىٓ أَمْوَٰلِ ٱلنَّاسِ فَلَا يَرْبُوا۟ عِندَ ٱللَّهِ ۖ وَمَآ ءَاتَيْتُم مِّن زَكَوٰةٍ تُرِيدُونَ وَجْهَ ٱللَّهِ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُضْعِفُونَ

Kelime kelime

وَمَآ
ne ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
ءَاتَيْتُم
verdiniz
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَيْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
riba (faiz)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رِّبًا
faiz
İsim
Kök: ربو
Dilbilgisi (i'rab)
رِّبًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لِّيَرْبُوَا۟
artması için
Fiil
Kök: ربو
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَرْبُوَا۟Fiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فِىٓ
içinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdatharf-i cer (edat)
أَمْوَٰلِ
malları
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْوَٰلِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلنَّاسِ
insanların
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
فَلَا
asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَرْبُوا۟
artmaz
Fiil
Kök: ربو
Dilbilgisi (i'rab)
يَرْبُوا۟Fiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عِندَ
katında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَمَآ
ama
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
ءَاتَيْتُم
verdiğiniz
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَيْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
zekattan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
زَكَوٰةٍ
zekatı
İsim
Kök: زكو
Dilbilgisi (i'rab)
زَكَوٰةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
تُرِيدُونَ
isteyerek
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
تُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَجْهَ
yüzünü (rızasını)
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
وَجْهَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
فَأُو۟لَٰٓئِكَ
işte
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
هُمُ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمُİsimzamir، 3. çoğul eril
ٱلْمُضْعِفُونَ
kat kat artıranlardır
İsim
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُضْعِفُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz her hangi bir faiz Allah katında artmaz; fakat, Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz herhangi bir sadaka (zekat) böyle değildir. İşte onlar sevablarını kat kat artıranlardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faiz, Allah yanında artmaz. Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekata gelince, işte onlar, malları kat kat artmış olanlardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte (zekât veren) o kişiler -evet onlar- (sevaplarını) katlayanlardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

That which ye lay out for increase through the property of (other) people, will have no increase with Allah: but that which ye lay out for charity, seeking the Countenance of Allah, (will increase): it is these who will get a recompense multiplied.

A. Yusuf Alipublic-domain

Whatever you lend out in usury to gain value through other people’s wealth will not increase in God’s eyes, but whatever you give in charity, in your desire for God’s approval, will earn multiple rewards.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

That which ye give in usury in order that it may increase on (other) people's property hath no increase with Allah; but that which ye give in charity, seeking Allah's Countenance, hath increase manifold.

M. Pickthallpublic-domain

And whatever you give for interest [i.e., advantage] to increase within the wealth of people will not increase with Allāh. But what you give in zakāh, desiring the face [i.e., approval] of Allāh - those are the multipliers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وما أعطيتم قرضًا من المال بقصد الربا، وطلب زيادة ذلك القرض؛ ليزيد وينمو في أموال الناس، فلا يزيد عند الله، بل يمحقه ويبطله. وما أعطيتم من زكاة وصدقة للمستحقين ابتغاء مرضاة الله وطلبًا لثوابه، فهذا هو الذي يقبله الله ويضاعفه لكم أضعافًا كثيرة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?