← Sure 33

33:13

وَإِذْ قَالَت طَّآئِفَةٌ مِّنْهُمْ يَـٰٓأَهْلَ يَثْرِبَ لَا مُقَامَ لَكُمْ فَٱرْجِعُوا۟ ۚ وَيَسْتَـْٔذِنُ فَرِيقٌ مِّنْهُمُ ٱلنَّبِىَّ يَقُولُونَ إِنَّ بُيُوتَنَا عَوْرَةٌ وَمَا هِىَ بِعَوْرَةٍ ۖ إِن يُرِيدُونَ إِلَّا فِرَارًا

Kelime kelime

وَإِذْ
ve hani
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
قَالَت
demişti ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَتFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
طَّآئِفَةٌ
bir grup
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
طَّآئِفَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْهُمْ
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَٰٓأَهْلَ
ey halkı
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَهْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
يَثْرِبَ
Yesrib (Medine)
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
يَثْرِبَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
لَا
artık yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
مُقَامَ
duracak yer
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
مُقَامَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، mansûb (akuzatif)
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
فَٱرْجِعُوا۟
dönün
Fiil
Kök: رجع
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱرْجِعُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَيَسْتَـْٔذِنُ
ve izin istiyordu
Fiil
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَسْتَـْٔذِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فَرِيقٌ
bir topluluk
İsim
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
فَرِيقٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْهُمُ
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلنَّبِىَّ
peygamberden
İsim
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّبِىَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
يَقُولُونَ
diyerek
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّ
gerçekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
بُيُوتَنَا
evlerimiz
İsim
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
بُيُوتَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَوْرَةٌ
(sağlam değil) açıktır
İsim
Kök: عور
Dilbilgisi (i'rab)
عَوْرَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَمَا
oysa değildi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
هِىَ
onlar(ın evleri)
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هِىَİsimzamir، 3. tekil dişil
بِعَوْرَةٍ
açık
İsim
Kök: عور
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
عَوْرَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِن
istemiyorlardı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatolumsuzluk
يُرِيدُونَ
istiyorlar
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَّا
başka bir şey
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
فِرَارًا
kaçmak(tan)
İsim
Kök: فرر
Dilbilgisi (i'rab)
فِرَارًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

İçlerinden bir takımı: "Ey Medineliler! Tutunacak yeriniz yok, geri dönün" demişti. İçlerinden bir topluluk da Peygamberden: "Evlerimiz düşmana açıktır" diyerek izin istemişlerdi. Oysa evleri açık değildi sadece kaçmak istiyorlardı.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O vakit bunlardan bir grup: "Ey Medine halkı! Sizin için duracak yer yok, hemen dönün." diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor, evlerimiz gerçekten (düşmana) açıktır." diyorlardı, halbuki açık değildi, sadece kaçmak istiyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlardan bir grup da şöyle demişti: “Ey Yesribliler (Medineliler)! Sizin için durmanın sırası değil, dönün!” İçlerinden bir grup ise evleri savunmasız olmadığı halde “Şüphesiz ki evlerimiz savunmasızdır!” diyerek Peygamber’den izin istiyordu; (savaştan) kaçmaktan başka bir şey istemiyorlardı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Behold! A party among them said: "Ye men of Yathrib! ye cannot stand (the attack)! therefore go back!" And a band of them ask for leave of the Prophet, saying, "Truly our houses are bare and exposed," though they were not exposed they intended nothing but to run away.

A. Yusuf Alipublic-domain

Some of them said, ‘People of Yathrib, you will not be able to withstand [the attack], so go back!’ Some of them asked the Prophet’s permission to leave, saying, ‘Our houses are exposed,’ even though they were not- they just wanted to run away:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when a party of them said: O folk of Yathrib! There is no stand (possible) for you, therefor turn back. And certain of them (even) sought permission of the Prophet, saying: Our homes lie open (to the enemy). And they lay not open. They but wished to flee.

M. Pickthallpublic-domain

And when a faction of them said, "O people of Yathrib, there is no stability for you [here], so return [home]." And a party of them asked permission of the Prophet, saying, "Indeed, our houses are exposed [i.e., unprotected]," while they were not exposed. They did not intend except to flee.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر -أيها النبي- قول طائفة من المنافقين منادين المؤمنين من أهل "المدينة": يا أهل "يثرب"(وهو الاسم القديم "للمدينة") لا إقامة لكم في معركة خاسرة، فارجعوا إلى منازلكم داخل "المدينة"، ويستأذن فريق آخر من المنافقين الرسول صلى الله عليه وسلم بالعودة إلى منازلهم بحجة أنها غير محصنة، فيخشون عليها، والحق أنها ليست كذلك، وما قصدوا بذلك إلا الفرار من القتال.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular