← Sure 4

4:32

وَلَا تَتَمَنَّوْا۟ مَا فَضَّلَ ٱللَّهُ بِهِۦ بَعْضَكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ ۚ لِّلرِّجَالِ نَصِيبٌ مِّمَّا ٱكْتَسَبُوا۟ ۖ وَلِلنِّسَآءِ نَصِيبٌ مِّمَّا ٱكْتَسَبْنَ ۚ وَسْـَٔلُوا۟ ٱللَّهَ مِن فَضْلِهِۦٓ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمًا

Kelime kelime

وَلَا
göz dikmeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَتَمَنَّوْا۟
arzuluyordunuz
Fiil
Kök: مني
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَمَنَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَا
şeylere
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
فَضَّلَ
üstün kıldığı
Fiil
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضَّلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
بَعْضَكُمْ
bir kısmınızı
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضَİsimeril، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَىٰ
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
بَعْضٍ
diğerine
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لِّلرِّجَالِ
erkeklere vardır
İsim
Kök: رجل
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
رِّجَالِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
نَصِيبٌ
bir pay
İsim
Kök: نصب
Dilbilgisi (i'rab)
نَصِيبٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّمَّا
şeylerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
ٱكْتَسَبُوا۟
kazandıkları
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱكْتَسَبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلِلنِّسَآءِ
ve kadınlara vardır
İsim
Kök: نسو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
نِّسَآءِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
نَصِيبٌ
bir pay
İsim
Kök: نصب
Dilbilgisi (i'rab)
نَصِيبٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّمَّا
şeylerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
ٱكْتَسَبْنَ
kazandıkları
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱكْتَسَبْFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul dişil
نَİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
وَسْـَٔلُوا۟
isteyin
Fiil
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سْـَٔلُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Alla'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
مِن
lutfundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
فَضْلِهِۦٓ
lutuf
İsim
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِنَّ
kuşkusuz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
كَانَ
her
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِكُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عَلِيمًا
bilendir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Allah'ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri özlemeyin. Erkeklere, kazandıklarından bir pay, kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah'tan bol nimet isteyin. Doğrusu Allah her şeyi bilir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bir de Allah'ın bazınıza, diğerinden fazla verdiği şeyleri temenni etmeyin. Erkeklere hak ettiklerinden bir pay vardır. Kadınlara da kendi kazandıklarından bir pay vardır. İsteklerinizi Allah'ın fazlından ve kereminden isteyin. Gerçekten Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah’ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri arzu etmeyin! Erkeklerin de kazandıklarından bir payı vardır; kadınların da kazandıklarından bir payı vardır. Allah’ın lütfundan isteyin! Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And in no wise covet those things in which Allah Hath bestowed His gifts More freely on some of you than on others: To men is allotted what they earn, and to women what they earn: But ask Allah of His bounty. For Allah hath full knowledge of all things.

A. Yusuf Alipublic-domain

Do not covet what God has given to some of you more than others- men have the portion they have earned; and women the portion they have earned- you should rather ask God for some of His bounty: He has full knowledge of everything.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And covet not the thing in which Allah hath made some of you excel others. Unto men a fortune from that which they have earned, and unto women a fortune from that which they have earned. (Envy not one another) but ask Allah of His bounty. Lo! Allah is ever Knower of all things.

M. Pickthallpublic-domain

And do not wish for that by which Allāh has made some of you exceed others. For men is a share of what they have earned, and for women is a share of what they have earned. And ask Allāh of His bounty. Indeed Allāh is ever, of all things, Knowing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولا تتمنوا ما فضَّل الله به بعضكم على بعض، في المواهب والأرزاق وغير ذلك، فقد جعل الله للرجال نصيبًا مقدَّرًا من الجزاء بحسب عملهم، وجعل للنساء نصيبًا مما عملن، واسألوا الله الكريم الوهاب يُعْطِكم من فضله بدلا من التمني. إن الله كان بكل شيء عليمًا، وهو أعلم بما يصلح عباده فيما قسمه لهم من خير.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular