← Sure 40

40:8

رَبَّنَا وَأَدْخِلْهُمْ جَنَّـٰتِ عَدْنٍ ٱلَّتِى وَعَدتَّهُمْ وَمَن صَلَحَ مِنْ ءَابَآئِهِمْ وَأَزْوَٰجِهِمْ وَذُرِّيَّـٰتِهِمْ ۚ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Kelime kelime

رَبَّنَا
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَأَدْخِلْهُمْ
ve onları sok
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَدْخِلْFiilemir، 2. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
جَنَّٰتِ
cennetlerine
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
جَنَّٰتِİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
عَدْنٍ
Adn
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
عَدْنٍİsimözel isim، mecrûr (genitif)
ٱلَّتِى
onlara söz verdiğin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّتِىİsimism-i mevsûl، dişil tekil
وَعَدتَّهُمْ
va'detmiştir
Fiil
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
وَعَدFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَّİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَمَن
ve kimseleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
صَلَحَ
iyi olan
Fiil
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
صَلَحَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِنْ
babalarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
ءَابَآئِهِمْ
babalarından
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
ءَابَآئِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَزْوَٰجِهِمْ
ve eşleri(nden)
İsim
Kök: زوج
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَزْوَٰجِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَذُرِّيَّٰتِهِمْ
ve çocukları(ndan)
İsim
Kök: ذرر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ذُرِّيَّٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّكَ
şüphesiz sen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
أَنتَ
sensin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنتَİsimzamir، 2. tekil eril
ٱلْعَزِيزُ
üstün olan
İsim
Kök: عزز
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَزِيزُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلْحَكِيمُ
hüküm ve hikmet sahibi olan
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَكِيمُİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

"Rabbimiz! Müminleri ve babalarından, eşlerinden, soylarından iyi olanları, kendilerine söz verdiğin Adn cennetlerine koy; şüphesiz güçlü olan, Hakim olan ancak Sensin"

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Ey Rabbimiz! Hem onları, hem onların atalarından, zevcelerinden ve zürriyetlerinden iyi olanları kendilerine vaad buyurduğun Adn cennetlerine koy. Şüphesiz çok güçlü, hüküm ve hikmet sahibi olan sensin."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Rabbimiz! Onları da babalarından (atalarından), eşlerinden ve çocuklarından (kız veya erkek nesillerinden) iyi olanları da kendilerine vadettiğin durmaya değer cennetlere koy! Şüphesiz ki güçlü, doğru hüküm veren yalnızca sensin!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"And grant, our Lord! that they enter the Gardens of Eternity, which Thou hast promised to them, and to the righteous among their fathers, their wives, and their posterity! For Thou art (He), the Exalted in Might, Full of Wisdom.

A. Yusuf Alipublic-domain

and admit them, Lord, to the lasting Gardens You have promised to them, together with their righteous ancestors, spouses, and offspring: You alone are the Almighty, the All Wise.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Our Lord! And make them enter the Gardens of Eden which thou hast promised them, with such of their fathers and their wives and their descendants as do right. Lo! Thou, only Thou, art the Mighty, the Wise.

M. Pickthallpublic-domain

Our Lord, and admit them to gardens of perpetual residence which You have promised them and whoever was righteous among their forefathers, their spouses and their offspring. Indeed, it is You who is the Exalted in Might, the Wise.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ربنا وأدخل المؤمنين جنات عدن التي وعدتهم، ومَن صلح بالإيمان والعمل الصالح من آبائهم وأزواجهم وأولادهم. إنك أنت العزيز القاهر لكل شيء، الحكيم في تدبيره وصنعه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?