← Sure 3

3:8

رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً ۚ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْوَهَّابُ

Kelime kelime

رَبَّنَا
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
لَا
eğriltme
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تُزِغْ
eğriltti
Fiil
Kök: زيغ
Dilbilgisi (i'rab)
تُزِغْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
قُلُوبَنَا
kalblerimizi
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بَعْدَ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
إِذْ
bizi doğru yola ilettikten
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
هَدَيْتَنَا
iletir
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
هَدَيْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَهَبْ
ve ver
Fiil
Kök: وهب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هَبْFiilemir، 2. tekil eril
لَنَا
bize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَاİsimzamir، 1. çoğul
مِن
katından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
لَّدُنكَ
kendin
İsim
Kök: لدن
Dilbilgisi (i'rab)
لَّدُنİsimmecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
رَحْمَةً
bir rahmet
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَحْمَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِنَّكَ
kuşkusuz sen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
أَنتَ
yalnız sen
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنتَİsimzamir، 2. tekil eril
ٱلْوَهَّابُ
çok bağış yapansın
İsim
Kök: وهب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
وَهَّابُİsimeril tekil، merfû (nominatif)

Meal

TR

Rabbimiz! Bizi doğru yola erdirdikten sonra kalblerimizi eğriltme, katından bize rahmet bağışla; şüphesiz Sen sonsuz bağışta bulunansın.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Şöyle dua ederler:) “Rabbimiz! Bizi doğru yola ulaştırdıktan sonra kalplerimizi eğriltme! Bize katından merhamet ver! Şüphesiz ki bolca veren yalnızca sensin.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"Our Lord!" (they say), "Let not our hearts deviate now after Thou hast guided us, but grant us mercy from Thine own Presence; for Thou art the Grantor of bounties without measure.

A. Yusuf Alipublic-domain

‘Our Lord, do not let our hearts deviate after You have guided us. Grant us Your mercy: You are the Ever Giving.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Our Lord! Cause not our hearts to stray after Thou hast guided us, and bestow upon us mercy from Thy Presence. Lo! Thou, only Thou, art the Bestower.

M. Pickthallpublic-domain

[Who say], "Our Lord, let not our hearts deviate after You have guided us and grant us from Yourself mercy. Indeed, You are the Bestower.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ويقولون: يا ربنا لا تَصْرِف قلوبنا عن الإيمان بك بعد أن مننت علينا بالهداية لدينك، وامنحنا من فضلك رحمة واسعة، إنك أنت الوهاب: كثير الفضل والعطاء، تعطي مَن تشاء بغير حساب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?