← Sure 41

41:25

۞ وَقَيَّضْنَا لَهُمْ قُرَنَآءَ فَزَيَّنُوا۟ لَهُم مَّا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَحَقَّ عَلَيْهِمُ ٱلْقَوْلُ فِىٓ أُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِم مِّنَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ خَـٰسِرِينَ

Kelime kelime

وَقَيَّضْنَا
ve biz musallat ettik
Fiil
Kök: قيض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَيَّضْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
لَهُمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
قُرَنَآءَ
birtakım arkadaşlar
İsim
Kök: قرن
Dilbilgisi (i'rab)
قُرَنَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
فَزَيَّنُوا۟
süslü gösterdiler
Fiil
Kök: زين
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
زَيَّنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَهُم
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
مَّا
bulunanı
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
بَيْنَ
onların önlerinde
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
أَيْدِيهِمْ
onların önlerinde
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
أَيْدِيİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَمَا
ve bulunanı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
خَلْفَهُمْ
arkalarında
İsim
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
خَلْفَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَحَقَّ
ve gerekli oldu
Fiil
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
حَقَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَيْهِمُ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْقَوْلُ
söz
İsim
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَوْلُİsimmasdar (isim-fiil)، eril، merfû (nominatif)
فِىٓ
topluluklarına
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdatharf-i cer (edat)
أُمَمٍ
toplulukları
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمَمٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
قَدْ
gelip geçmiş olan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
خَلَتْ
gelip geçti
Fiil
Kök: خلو
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
مِن
kendilerinden önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِهِم
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
هِمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّنَ
cin(ler)den
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْجِنِّ
cinler
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جِنِّİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱلْإِنسِ
ve insan(lardan)
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
إِنسِİsimeril، mecrûr (genitif)
إِنَّهُمْ
çünkü onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَانُوا۟
idiler
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
خَٰسِرِينَ
ziyanda
İsim
Kök: خسر
Dilbilgisi (i'rab)
خَٰسِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Onların yanına bir takım yardakçılar koyarız da geçmişlerini geleceklerini onlara güzel gösterirler. Verilen söz, gerek cinlerden ve gerekse insanlardan, gelip geçmiş ümmetler içinde, onların aleyhine gerçekleşmiştir. Doğrusu onlar hüsranda idiler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz onlara birtakım arkadaşlar musallat ettik de onlar kendilerine önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini güzel gösterdiler. Böylece kendilerinden önce gelip, geçmiş olan cin ve insan toplulukları hakkındaki, azab sözü onlar için de hak oldu. Doğrusu onların hepsi de kendilerine yazık etmişlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Biz onlara birtakım arkadaşlar sardırmıştık da onlar, önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bunlara süslü göstermişlerdi. Kendilerinden önce geçen cinler ve insanlardan oluşan ümmetler hakkında (uygulanacak azap) sözü onlar için de gerçekleşmiştir. Şüphesiz ki onlar kaybedenlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And We have destined for them intimate companions (of like nature), who made alluring to them what was before them and behind them; and the sentence among the previous generations of Jinns and men, who have passed away, is proved against them; for they are utterly lost.

A. Yusuf Alipublic-domain

We have appointed, for the disbelievers, companions who make their past and present seem fair and right to them, but the sentence has already been passed on them, along with generations of jinn and men before them: they were losers.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We assigned them comrades (in the world), who made their present and their past fairseeming unto them. And the Word concerning nations of the jinn and humankind who passed away before them hath effect for them. Lo! they were ever losers.

M. Pickthallpublic-domain

And We appointed for them companions who made attractive to them what was before them and what was behind them [of sin], and the word [i.e., decree] has come into effect upon them among nations which had passed on before them of jinn and men. Indeed, they [all] were losers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وهيأنا لهؤلاء الظالمين الجاحدين قرناء فاسدين من شياطين الإنس والجن، فزينوا لهم قبائح أعمالهم في الدنيا، ودعَوهم إلى لذاتها وشهواتها المحرمة، وزَيَّنوا لهم ما خَلْفهم من أمور الآخرة، فأنسوهم ذِكرها، ودعَوهم إلى التكذيب بالمعاد، وبذلك استحقوا دخول النار في جملة أمم سابقة من كفرة الجن والإنس، إنهم كانوا خاسرين أعمالهم في الدنيا وأنفسهم وأهليهم يوم القيامة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular