← Sure 49

49:6

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن جَآءَكُمْ فَاسِقٌۢ بِنَبَإٍ فَتَبَيَّنُوٓا۟ أَن تُصِيبُوا۟ قَوْمًۢا بِجَهَـٰلَةٍ فَتُصْبِحُوا۟ عَلَىٰ مَا فَعَلْتُمْ نَـٰدِمِينَ

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوٓا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِن
size gelirse
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
جَآءَكُمْ
size geldi
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَاسِقٌۢ
bir fasık
İsim
Kök: فسق
Dilbilgisi (i'rab)
فَاسِقٌۢİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بِنَبَإٍ
bir haberle
İsim
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَبَإٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَتَبَيَّنُوٓا۟
onu araştırın
Fiil
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تَبَيَّنُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَن
yoksa kötülük edersiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تُصِيبُوا۟
erişecektir
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
تُصِيبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
قَوْمًۢا
bir topluluğa karşı
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمًۢاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بِجَهَٰلَةٍ
bilmeyerek
İsim
Kök: جهل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
جَهَٰلَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَتُصْبِحُوا۟
sonra olursunuz
Fiil
Kök: صبح
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تُصْبِحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
مَا
şey
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
فَعَلْتُمْ
yaptığınız
Fiil
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
فَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نَٰدِمِينَ
pişman
İsim
Kök: ندم
Dilbilgisi (i'rab)
نَٰدِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Ey inananlar! Eğer yoldan çıkmışın biri size bir haber getirirse, onun iç yüzünü araştırın, yoksa bilmeden bir millete fenalık edersiniz de sonra ettiğinize pişman olursunuz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey iman edenler! Eğer fasıkın biri size bir haber getirirsen onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa sataşırsınız da sonra yaptığınızdan pişman olursunuz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey iman edenler! Yoldan çıkmış biri size bir haber getirirse (onun doğruluğunu) araştırın! (Yoksa) bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye who believe! If a wicked person comes to you with any news, ascertain the truth, lest ye harm people unwittingly, and afterwards become full of repentance for what ye have done.

A. Yusuf Alipublic-domain

Believers, if a troublemaker brings you news, check it first, in case you wrong others unwittingly and later regret what you have done,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye who believe! If an evil-liver bring you tidings, verify it, lest ye smite some folk in ignorance and afterward repent of what ye did.

M. Pickthallpublic-domain

O you who have believed, if there comes to you a disobedient one with information, investigate, lest you harm a people out of ignorance and become, over what you have done, regretful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها الذين صدَّقوا الله ورسوله وعملوا بشرعه، إن جاءكم فاسق بخبر فتثبَّتوا من خبره قبل تصديقه ونقله حتى تعرفوا صحته؛ خشية أن تصيبوا قومًا برآء بجناية منكم، فتندموا على ذلك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?