← Sure 58

58:3

وَٱلَّذِينَ يُظَـٰهِرُونَ مِن نِّسَآئِهِمْ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا قَالُوا۟ فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مِّن قَبْلِ أَن يَتَمَآسَّا ۚ ذَٰلِكُمْ تُوعَظُونَ بِهِۦ ۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

Kelime kelime

وَٱلَّذِينَ
ve kimseler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يُظَٰهِرُونَ
zıhar eden(ler)
Fiil
Kök: ظهر
Dilbilgisi (i'rab)
يُظَٰهِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِن
kadınlarına
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
نِّسَآئِهِمْ
kadınlar
İsim
Kök: نسو
Dilbilgisi (i'rab)
نِّسَآئِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ثُمَّ
sonra da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
يَعُودُونَ
dönenler
Fiil
Kök: عود
Dilbilgisi (i'rab)
يَعُودُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِمَا
şeylere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
قَالُوا۟
söyledikleri
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَتَحْرِيرُ
hürriyete kavuşturmalıdırlar
İsim
Kök: حرر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تَحْرِيرُİsimmasdar (isim-fiil)، eril، merfû (nominatif)
رَقَبَةٍ
bir köle
İsim
Kök: رقب
Dilbilgisi (i'rab)
رَقَبَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّن
önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
أَن
temaslarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَتَمَآسَّا
birbirlerine dokunurlar
Fiil
Kök: مسس
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَمَآسَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. ikil eril
اİsimzamir، son ek، 3. ikil
ذَٰلِكُمْ
budur
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كُمْEdatmuhâtab، son ek، eril çoğul
تُوعَظُونَ
size öğütlenen
Fiil
Kök: وعظ
Dilbilgisi (i'rab)
تُوعَظُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِمَا
şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
خَبِيرٌ
haber almaktadır
İsim
Kök: خبر
Dilbilgisi (i'rab)
خَبِيرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Karılarını zıhar yoluyla boşamak isteyip, sonra sözlerinden dönenlerin, ailesiyle temas etmeden bir köle azad etmeleri gerekir. Size bu hususta böylece öğüt verilmektedir. Allah, işlediklerinizden haberdardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kadınlardan zıhâr ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin, karılarıyla temas etmeden önce bir köleyi hürriyete kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kadınlara zıhar yapıp sonra söylediklerinden dönenlerin, eşleriyle (cinsel olarak) birleşmeden önce bir köleyi özgürlüğe kavuşturmaları (gerekir). Size öğütlenen budur. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But those who divorce their wives by Zihar, then wish to go back on the words they uttered,- (It is ordained that such a one) should free a slave before they touch each other: Thus are ye admonished to perform: and Allah is well-acquainted with (all) that ye do.

A. Yusuf Alipublic-domain

Those of you who say such a thing to their wives, then go back on what they have said, must free a slave before the couple may touch one another again––this is what you are commanded to do, and God is fully aware of what you do––

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Those who put away their wives (by saying they are as their mothers) and afterward would go back on that which they have said, (the penalty) in that case (is) the freeing of a slave before they touch one another. Unto this ye are exhorted; and Allah is Informed of what ye do.

M. Pickthallpublic-domain

And those who pronounce ẓihār from their wives and then [wish to] go back on what they said - then [there must be] the freeing of a slave before they touch one another. That is what you are admonished thereby; and Allāh is Aware of what you do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والذين يحرِّمون نساءهم على أنفسهم بالمظاهَرة منهن، ثم يرجعون عن قولهم ويعزمون على وطء نسائهم، فعلى الزوج المظاهِر- والحالة هذه- كفارة التحريم، وهي عتق رقبة مؤمنة عبد أو أمة قبل أن يطأ زوجته التي ظاهر منها، ذلكم هو حكم الله فيمن ظاهر مِن زوجته توعظون به، أيها المؤمنون؛ لكي لا تقعوا في الظهار وقول الزور، وتُكَفِّروا إن وقعتم فيه، ولكي لا تعودوا إليه، والله لا يخفى عليه شيء من أعمالكم، وهو مجازيكم عليها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular