← Sure 58

58:4

فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِن قَبْلِ أَن يَتَمَآسَّا ۖ فَمَن لَّمْ يَسْتَطِعْ فَإِطْعَامُ سِتِّينَ مِسْكِينًا ۚ ذَٰلِكَ لِتُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ ۚ وَتِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ ۗ وَلِلْكَـٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Kelime kelime

فَمَن
kimse
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
لَّمْ
imkan bulamayan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّمْEdatolumsuzluk
يَجِدْ
bulur
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
يَجِدْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فَصِيَامُ
oruç tutmalıdır
İsim
Kök: صوم
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
صِيَامُİsimeril، merfû (nominatif)
شَهْرَيْنِ
iki ay
İsim
Kök: شهر
Dilbilgisi (i'rab)
شَهْرَيْنِİsimeril ikil، mecrûr (genitif)
مُتَتَابِعَيْنِ
aralıksız olarak
İsim
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
مُتَتَابِعَيْنِİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril ikil، mecrûr (genitif)، sıfat
مِن
önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
أَن
temaslarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَتَمَآسَّا
ikisi birbirine dokunur
Fiil
Kök: مسس
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَمَآسَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. ikil eril
اİsimzamir، son ek، 3. ikil
فَمَن
kimse
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
لَّمْ
(buna) gücü yetmeyen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّمْEdatolumsuzluk
يَسْتَطِعْ
bulamazlar
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَطِعْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فَإِطْعَامُ
doyurmalıdır
İsim
Kök: طعم
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِطْعَامُİsimmasdar (isim-fiil)، eril، merfû (nominatif)
سِتِّينَ
altmış
İsim
Kök: ستت
Dilbilgisi (i'rab)
سِتِّينَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
مِسْكِينًا
fakiri
İsim
Kök: سكن
Dilbilgisi (i'rab)
مِسْكِينًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
ذَٰلِكَ
bunlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لِتُؤْمِنُوا۟
inanmanız içindir
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَرَسُولِهِۦ
ve Elçisine
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَسُولِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَتِلْكَ
ve bunlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تِİsimism-i işaret، dişil tekil
لْEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
حُدُودُ
sınırlarıdır
İsim
Kök: حدد
Dilbilgisi (i'rab)
حُدُودُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَلِلْكَٰفِرِينَ
ve kafirler için vardır
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
عَذَابٌ
bir azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَلِيمٌ
acıklı
İsim
Kök: ألم
Dilbilgisi (i'rab)
أَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Azad edecek köle bulamayanın, ailesiyle temastan önce iki ay birbiri peşinden oruç tutması gerekir. Buna gücü yetmeyen, altmış düşkünü doyurur. Bu kolaylık, Allah'a ve Peygamberine inanmış olmanızdan ötürüdür; bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır; inkar edenler için can yakıcı azap vardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Buna imkan bulamayan kimse, temas etmeden önce aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurur. Bu (hafifletme), Allah'a ve Resulüne inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah'ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Buna imkân) bulamayan(lar), (eşleriyle cinsel olarak) birleşmeden önce art arda iki ay oruç (tutar). (Buna da) gücü yetmeyen, altmış yoksulu doyurmak (zorundadır). Bu (kolaylaştırma), Allah’a ve Elçisine inanmanız nedeniyledir. İşte şu(nlar), Allah’ın (koyduğu) sınırlarıdır. Kâfirler için elem verici bir azap vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And if any has not (the wherewithal), he should fast for two months consecutively before they touch each other. But if any is unable to do so, he should feed sixty indigent ones, this, that ye may show your faith in Allah and His Messenger. Those are limits (set by) Allah. For those who reject (Him), there is a grievous Penalty.

A. Yusuf Alipublic-domain

but anyone who does not have the means should fast continuously for two months before they touch each other, and anyone unable to do this should feed sixty needy people. This is so that you may [truly] have faith in God and His Messenger. These are the bounds set by God: grievous torment awaits those who ignore them.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And he who findeth not (the wherewithal), let him fast for two successive months before they touch one another; and for him who is unable to do so (the penance is) the feeding of sixty needy ones. This, that ye may put trust in Allah and His messenger. Such are the limits (imposed by Allah); and for disbelievers is a painful doom.

M. Pickthallpublic-domain

And he who does not find [a slave] - then a fast for two months consecutively before they touch one another; and he who is unable - then the feeding of sixty poor persons. That is for you to believe [completely] in Allāh and His Messenger; and those are the limits [set by] Allāh. And for the disbelievers is a painful punishment.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فمن لم يجد رقبة يُعتقها، فالواجب عليه صيام شهرين متتاليين من قبل أن يطأ زوجه، فمن لم يستطع صيام الشهرين لعذر شرعي، فعليه أن يطعم ستين مسكينًا ما يشبعهم، ذلك الذي بينَّاه لكم من أحكام الظهار؛ من أجل أن تصدِّقوا بالله وتتبعوا رسوله وتعملوا بما شرعه الله، وتتركوا ما كنتم عليه في جاهليتكم، وتلك الأحكام المذكورة هي أوامر الله وحدوده فلا تتجاوزوها، وللجاحدين بها عذاب موجع.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?

İçerik