← Sure 6

6:141

۞ وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَ جَنَّـٰتٍ مَّعْرُوشَـٰتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَـٰتٍ وَٱلنَّخْلَ وَٱلزَّرْعَ مُخْتَلِفًا أُكُلُهُۥ وَٱلزَّيْتُونَ وَٱلرُّمَّانَ مُتَشَـٰبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَـٰبِهٍ ۚ كُلُوا۟ مِن ثَمَرِهِۦٓ إِذَآ أَثْمَرَ وَءَاتُوا۟ حَقَّهُۥ يَوْمَ حَصَادِهِۦ ۖ وَلَا تُسْرِفُوٓا۟ ۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْمُسْرِفِينَ

Kelime kelime

وَهُوَ
ve O'dur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلَّذِىٓ
ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىٓİsimism-i mevsûl، eril tekil
أَنشَأَ
yaratan
Fiil
Kök: نشأ
Dilbilgisi (i'rab)
أَنشَأَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
جَنَّٰتٍ
bahçeleri
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
جَنَّٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مَّعْرُوشَٰتٍ
çardaklı
İsim
Kök: عرش
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعْرُوشَٰتٍİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، dişil çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
وَغَيْرَ
ve
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
غَيْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مَعْرُوشَٰتٍ
çardaksız
İsim
Kök: عرش
Dilbilgisi (i'rab)
مَعْرُوشَٰتٍİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، dişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَٱلنَّخْلَ
hurma(ları)
İsim
Kök: نخل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّخْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَٱلزَّرْعَ
ve ekin(ler)i
İsim
Kök: زرع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
زَّرْعَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مُخْتَلِفًا
çeşit çeşit
İsim
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
مُخْتَلِفًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أُكُلُهُۥ
ürünleri
İsim
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
أُكُلُİsimeril، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱلزَّيْتُونَ
ve zeytinleri
İsim
Kök: زيت
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
زَّيْتُونَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَٱلرُّمَّانَ
ve narları
İsim
Kök: رمن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رُّمَّانَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مُتَشَٰبِهًا
birbirine benzer
İsim
Kök: شبه
Dilbilgisi (i'rab)
مُتَشَٰبِهًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَغَيْرَ
ve benzemez
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
غَيْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مُتَشَٰبِهٍ
birbirine benzer
İsim
Kök: شبه
Dilbilgisi (i'rab)
مُتَشَٰبِهٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
كُلُوا۟
yeyin
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِن
meyvasından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
ثَمَرِهِۦٓ
ürünü
İsim
Kök: ثمر
Dilbilgisi (i'rab)
ثَمَرِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِذَآ
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَآİsimzaman zarfı
أَثْمَرَ
meyva verdiği
Fiil
Kök: ثمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَثْمَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَءَاتُوا۟
ve verin
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ءَاتُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
حَقَّهُۥ
hakkını (sadakasını)
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
حَقَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يَوْمَ
günü
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
حَصَادِهِۦ
hasat
İsim
Kök: حصد
Dilbilgisi (i'rab)
حَصَادِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَلَا
ve asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تُسْرِفُوٓا۟
israf etmeyin
Fiil
Kök: سرف
Dilbilgisi (i'rab)
تُسْرِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِنَّهُۥ
çünkü O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَا
sevmez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُحِبُّ
sever
Fiil
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
يُحِبُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْمُسْرِفِينَ
israf edenleri
İsim
Kök: سرف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُسْرِفِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah'tır. Tadları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı birbirine benzer ve benzemez şekilde yaratan O'dur. Ürün verdiği zaman ürününden yiyin, devşirildiği ve biçildiği gün hakkını verin; israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Asmalı ve asmasız (üzüm) bahçeleri, hurmaları, ürünleri çeşit çeşit ekinleri, zeytinleri ve narları, birbirine benzer ve benzemez biçimde yaratan O'dur. Her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de hakkını (zekat ve sadakasını) verin; amaisraf etmeyin, çünkü O, israf edenleri sevmez.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Çardaklı ve çardaksız bahçeler, hurma(lar), ürünleri çeşitli ekinler, birbirine benzeyen ve benzemeyen biçimde zeytin ve narları yaratan O’dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin! Toplandığı gün de hakkını (zekâtını ve sadakasını) verin (fakat) israf etmeyin! Şüphesiz ki O, israf edenleri sevmez.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It is He Who produceth gardens, with trellises and without, and dates, and tilth with produce of all kinds, and olives and pomegranates, similar (in kind) and different (in variety): eat of their fruit in their season, but render the dues that are proper on the day that the harvest is gathered. But waste not by excess: for Allah loveth not the wasters.

A. Yusuf Alipublic-domain

It is He who produces both trellised and untrellised gardens, date palms, crops of diverse flavours, the olive, the pomegranate, alike yet different. So when they bear fruit, eat some of it, paying what is due on the day of harvest, but do not be wasteful: God does not like wasteful people.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He it is Who produceth gardens trellised and untrellised, and the date-palm, and crops of divers flavour, and the olive and the pomegranate, like and unlike. Eat ye of the fruit thereof when it fruiteth, and pay the due thereof upon the harvest day, and be not prodigal. Lo! Allah loveth not the prodigals.

M. Pickthallpublic-domain

And He it is who causes gardens to grow, [both] trellised and untrellised, and palm trees and crops of different [kinds of] food and olives and pomegranates, similar and dissimilar. Eat of [each of] its fruit when it yields and give its due [zakāh] on the day of its harvest. And be not excessive. Indeed, He does not like those who commit excess.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والله سبحانه وتعالى هو الذي أوجد لكم بساتين: منها ما هو مرفوع عن الأرض كالأعناب، ومنها ما هو غير مرفوع، ولكنه قائم على سوقه كالنخل والزرع، متنوعًا طعمه، والزيتون والرمان متشابهًا منظره، ومختلفًا ثمره وطعمه. كلوا -أيها الناس- مِن ثمره إذا أثمر، وأعطوا زكاته المفروضة عليكم يوم حصاده وقطافه، ولا تتجاوزوا حدود الاعتدال في إخراج المال وأكل الطعام وغير ذلك. إنه تعالى لا يحب المتجاوزين حدوده بإنفاق المال في غير وجهه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular