← Sure 7

7:27

يَـٰبَنِىٓ ءَادَمَ لَا يَفْتِنَنَّكُمُ ٱلشَّيْطَـٰنُ كَمَآ أَخْرَجَ أَبَوَيْكُم مِّنَ ٱلْجَنَّةِ يَنزِعُ عَنْهُمَا لِبَاسَهُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوْءَٰتِهِمَآ ۗ إِنَّهُۥ يَرَىٰكُمْ هُوَ وَقَبِيلُهُۥ مِنْ حَيْثُ لَا تَرَوْنَهُمْ ۗ إِنَّا جَعَلْنَا ٱلشَّيَـٰطِينَ أَوْلِيَآءَ لِلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ

Kelime kelime

يَٰبَنِىٓ
Ey oğulları
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
بَنِىٓİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
ءَادَمَ
Adem
İsim
Kök: أدم
Dilbilgisi (i'rab)
ءَادَمَİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
لَا
sizi bir belaya düşürmesin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَفْتِنَنَّكُمُ
sınadık
Fiil
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
يَفْتِنَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَّEdattekit، son ek
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلشَّيْطَٰنُ
şeytan
İsim
Kök: شطن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّيْطَٰنُİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
كَمَآ
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَآEdatmasdar bağlacı
أَخْرَجَ
çıkardığı
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
أَخْرَجَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَبَوَيْكُم
ana babanızı
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
أَبَوَيْİsimeril ikil، mansûb (akuzatif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنَ
cennetten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْجَنَّةِ
cennet
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَنَّةِİsimözel isim، dişil، mecrûr (genitif)
يَنزِعُ
soyarak
Fiil
Kök: نزع
Dilbilgisi (i'rab)
يَنزِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَنْهُمَا
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
لِبَاسَهُمَا
elbiselerini
İsim
Kök: لبس
Dilbilgisi (i'rab)
لِبَاسَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
لِيُرِيَهُمَا
onlara göstermek için
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يُرِيَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
سَوْءَٰتِهِمَآ
çirkin yerlerini
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سَوْءَٰتِİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
هِمَآİsimzamir، son ek، 3. ikil
إِنَّهُۥ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يَرَىٰكُمْ
sizi görürler
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
يَرَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُوَ
o
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
وَقَبِيلُهُۥ
ve kabilesi
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَبِيلُİsimeril، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِنْ
yerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
حَيْثُ
nerede
İsim
Kök: حيث
Dilbilgisi (i'rab)
حَيْثُİsimmekân zarfı، mecrûr (genitif)
لَا
sizin onları göremeyeceğiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
تَرَوْنَهُمْ
görseler
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وْنَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّا
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
جَعَلْنَا
biz yaptık
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلشَّيَٰطِينَ
şeytanları
İsim
Kök: شطن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّيَٰطِينَİsimözel isim، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
أَوْلِيَآءَ
dostları
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْلِيَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
لِلَّذِينَ
kimselerin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
لَا
inanmayan(ların)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُؤْمِنُونَ
zaman
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Ey İnsanoğulları! Şeytan, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak ananızı babanızı cennetten çıkardığı gibi sizi de şaşırtmasın. Sizin onları görmediğiniz yerlerden o ve taraftarları sizi görürler. Biz şeytanları, inanmayanlara dost kılarız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey Âdemoğulları. Şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları, inanmayanların dostu yaptık.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey âdemoğulları! Şeytan, ana babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak o bahçeden çıkardığı gibi sizi de aldatmasın! Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz ki biz, şeytanları inanmayanların dostları yaptık.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye Children of Adam! Let not Satan seduce you, in the same manner as He got your parents out of the Garden, stripping them of their raiment, to expose their shame: for he and his tribe watch you from a position where ye cannot see them: We made the evil ones friends (only) to those without faith.

A. Yusuf Alipublic-domain

Children of Adam, do not let Satan seduce you, as he did your parents, causing them to leave the Garden, stripping them of their garments to expose their nakedness to them: he and his forces can see you from where you cannot see them: We have made evil ones allies to those who do not believe.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O Children of Adam! Let not Satan seduce you as he caused your (first) parents to go forth from the Garden and tore off from them their robe (of innocence) that he might manifest their shame to them. Lo! he seeth you, he and his tribe, from whence ye see him not. Lo! We have made the devils protecting friends for those who believe not.

M. Pickthallpublic-domain

O children of Adam, let not Satan tempt you as he removed your parents from Paradise, stripping them of their clothing to show them their private parts. Indeed, he sees you, he and his tribe, from where you do not see them. Indeed, We have made the devils allies to those who do not believe.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا بني آدم لا يخدعنَّكم الشيطان، فيزين لكم المعصية، كما زيَّنها لأبويكم آدم وحواء، فأخرجهما بسببها من الجنة، ينزع عنهما لباسهما الذي سترهما الله به؛ لتنكشف لهما عوراتهما. إن الشيطان يراكم هو وذريته وجنسه وأنتم لا ترونهم فاحذروهم. إنَّا جعلنا الشياطين أولياء للكفار الذين لا يوحدون الله، ولا يصدقون رسله، ولا يعملون بهديه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?