← Sure 9

9:95

سَيَحْلِفُونَ بِٱللَّهِ لَكُمْ إِذَا ٱنقَلَبْتُمْ إِلَيْهِمْ لِتُعْرِضُوا۟ عَنْهُمْ ۖ فَأَعْرِضُوا۟ عَنْهُمْ ۖ إِنَّهُمْ رِجْسٌ ۖ وَمَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

Kelime kelime

سَيَحْلِفُونَ
yemin edecekler
Fiil
Kök: حلف
Dilbilgisi (i'rab)
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
يَحْلِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
لَكُمْ
siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
ٱنقَلَبْتُمْ
yanlarına geldiğiniz
Fiil
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱنقَلَبْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِلَيْهِمْ
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِتُعْرِضُوا۟
vazgeçmeniz için
Fiil
Kök: عرض
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تُعْرِضُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَنْهُمْ
kendilerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَأَعْرِضُوا۟
vazgeçin
Fiil
Kök: عرض
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَعْرِضُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَنْهُمْ
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّهُمْ
çünkü onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رِجْسٌ
murdardır
İsim
Kök: رجس
Dilbilgisi (i'rab)
رِجْسٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَمَأْوَىٰهُمْ
ve varacakları yer
İsim
Kök: أوي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَأْوَىٰİsimeril، mecrûr (genitif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
جَهَنَّمُ
cehennemdir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
جَهَنَّمُİsimözel isim، merfû (nominatif)
جَزَآءًۢ
cezası olarak
İsim
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
جَزَآءًۢİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بِمَا
şeylerin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
kazandıkları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَكْسِبُونَ
kazanıyor(lar)
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْسِبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Döndüğünüzde kendilerine çıkışmamanız için, Allah'a yemin edeceklerdir. Siz onlardan yüz çevirin; çünkü pistirler. Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer cehennemdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dönüp de yanlarına geldiğinizde kendilerinden yüz çeviresiniz (hesaba çekmekten vazgeçesiniz) diye Allah'a yemin edecekler. Siz de onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar gerçekten murdar kimselerdir. Yaptıklarının cezası olarak nihayet varacakları yer cehennemdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onların yanına döndüğünüz zaman, size kendilerinden (onları cezalandırmaktan) vazgeçmeniz için Allah’a yemin edecekler. Artık onlardan yüz çevirin! Çünkü onlar (manevi olarak) pistir. Kazandıklarına karşılık onların barınağı cehennemdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They will swear to you by Allah, when ye return to them, that ye may leave them alone. So leave them alone: For they are an abomination, and Hell is their dwelling-place,-a fitting recompense for the (evil) that they did.

A. Yusuf Alipublic-domain

When you return to them, they will swear to you by God in order to make you leave them alone- so leave them alone: they are loathsome, and Hell will be their home as a reward for their actions-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They will swear by Allah unto you, when ye return unto them, that ye may let them be. Let them be, for lo! they are unclean, and their abode is hell as the reward for what they used to earn.

M. Pickthallpublic-domain

They will swear by Allāh to you when you return to them that you would leave them alone. So leave them alone; indeed they are evil; and their refuge is Hell as recompense for what they had been earning.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

سيحلف لكم المنافقون بالله -كاذبين معتذرين- إذا رجعتم إليهم من الغزو؛ لتتركوهم دون مساءلة، فاجتنبوهم وأعرضوا عنهم احتقارًا لهم، إنهم خبثاء البواطن، ومكانهم الذي يأوون إليه في الآخرة نار جهنم؛ جزاء بما كانوا يكسبون من الآثام والخطايا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?