← Sure 17

17:33

وَلَا تَقْتُلُوا۟ ٱلنَّفْسَ ٱلَّتِى حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ۗ وَمَن قُتِلَ مَظْلُومًا فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّهِۦ سُلْطَـٰنًا فَلَا يُسْرِف فِّى ٱلْقَتْلِ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ مَنصُورًا

Kelime kelime

وَلَا
ve asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَقْتُلُوا۟
öldürmeyin
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
تَقْتُلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلنَّفْسَ
canı
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّفْسَİsimdişil tekil، mansûb (akuzatif)
ٱلَّتِى
haram kıldığı
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّتِىİsimism-i mevsûl، dişil tekil
حَرَّمَ
haram etti
Fiil
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
حَرَّمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
إِلَّا
haksız yere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
بِٱلْحَقِّ
hak ile
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
قُتِلَ
öldürülürse
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
قُتِلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
مَظْلُومًا
haksızlıkla
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
مَظْلُومًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَقَدْ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
جَعَلْنَا
vermişizdir
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
لِوَلِيِّهِۦ
onun velisine
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
وَلِيِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
سُلْطَٰنًا
bir yetki
İsim
Kök: سلط
Dilbilgisi (i'rab)
سُلْطَٰنًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَلَا
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يُسْرِف
aşırı gitmesin
Fiil
Kök: سرف
Dilbilgisi (i'rab)
يُسْرِفFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فِّى
öldürmede
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِّىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْقَتْلِ
öldürülmekten
İsim
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَتْلِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
إِنَّهُۥ
çünkü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كَانَ
kendisine yardım edilmiştir
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مَنصُورًا
zafere ulaştırılanlar
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
مَنصُورًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Haksız yere öldürülenin velisine bir yetki tanımışızdır. Artık o da öldürmekte aşırı gitmesin. Zira kendisi ne de olsa yardım görmüştür.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Haklı bir sebep olmadıkça, Allah'ın öldürülmesini haram kıldığı canı öldürmeyin. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine bir yetki verdik. O da öldürmede aşırı gitmesin. Çünkü ona (dinin kendisine verdiği yetki ile) yardım olunmuştur.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah’ın saygın kıldığı (öldürülmesini yasakladığı) canı haksız yere öldürmeyin!(Haksız yere) öldürülen kişinin velisine (yakınına) elbette yetki verdik. (Yine de) o öldürmede ileri gitmesin (ille de karşılığında ölüm istemesin)! Şüphesiz ki (öldürülen kişiye) yardım edilmiştir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Nor take life - which Allah has made sacred - except for just cause. And if anyone is slain wrongfully, we have given his heir authority (to demand qisas or to forgive): but let him not exceed bounds in the matter of taking life; for he is helped (by the Law).

A. Yusuf Alipublic-domain

Do not take life, which God has made sacred, except by right: if anyone is killed wrongfully, We have given authority to the defender of his rights, but he should not be excessive in taking life, for he is already aided [by God].

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And slay not the life which Allah hath forbidden save with right. Whoso is slain wrongfully, We have given power unto his heir, but let him not commit excess in slaying. Lo! he will be helped.

M. Pickthallpublic-domain

And do not kill the soul [i.e., person] which Allāh has forbidden, except by right. And whoever is killed unjustly - We have given his heir authority, but let him not exceed limits in [the matter of] taking life. Indeed, he has been supported [by the law].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولا تقتلوا النفس التي حرم الله قَتْلها إلا بالحق الشرعي كالقصاص أو رجم الزاني المحصن أو قتل المرتد. ومن قُتِل بغير حق شرعي فقد جعلنا لولي أمره مِن وارث أو حاكم حجة في طلب قَتْل قاتله أو الدية، ولا يصح لولي أمر المقتول أن يجاوز حدَّ الله في القصاص كأن يقتل بالواحد اثنين أو جماعة، أو يُمَثِّل بالقاتل، إن الله معين وليَّ المقتول على القاتل حتى يتمكن مِن قَتْله قصاصًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?