← Sure 42

42:40

وَجَزَٰٓؤُا۟ سَيِّئَةٍ سَيِّئَةٌ مِّثْلُهَا ۖ فَمَنْ عَفَا وَأَصْلَحَ فَأَجْرُهُۥ عَلَى ٱللَّهِ ۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Kelime kelime

وَجَزَٰٓؤُا۟
ve cezası
İsim
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَزَٰٓؤُا۟İsimeril، merfû (nominatif)
سَيِّئَةٍ
kötülüğün
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سَيِّئَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
سَيِّئَةٌ
bir kütülüktür
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سَيِّئَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّثْلُهَا
yine onun gibi
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مِّثْلُİsimeril، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
فَمَنْ
fakat kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنْİsimism-i mevsûl
عَفَا
affederse
Fiil
Kök: عفو
Dilbilgisi (i'rab)
عَفَاFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَأَصْلَحَ
ve barışırsa
Fiil
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَصْلَحَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فَأَجْرُهُۥ
onun mükafatı
İsim
Kök: أجر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَجْرُİsimeril، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
عَلَى
aittir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
إِنَّهُۥ
doğrusu O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَا
sevmez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُحِبُّ
sever
Fiil
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
يُحِبُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلظَّٰلِمِينَ
zalimleri
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّٰلِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Bir kötülüğün karşılığı, aynı şekilde bir kötülüktür. Ama kim affeder ve barışırsa, onun ecri Allah'a aittir. Doğrusu O, zulmedenleri sevmez.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bir kötülüğün cezası yine onun gibi bir kötülüktür, ama kim affeder, bağışlarsa onun mükafatı Allah'a aittir. Şüphesiz ki Allah, zalimleri sevmez.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bir kötülüğün cezası, (en çok) ona denk bir kötülüktür. Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun ödülü Allah’a aittir. Şüphesiz ki O, zalimleri sevmez.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The recompense for an injury is an injury equal thereto (in degree): but if a person forgives and makes reconciliation, his reward is due from Allah: for (Allah) loveth not those who do wrong.

A. Yusuf Alipublic-domain

Let harm be requited by an equal harm, though anyone who forgives and puts things right will have his reward from God Himself––He does not like those who do wrong.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The guerdon of an ill-deed is an ill the like thereof. But whosoever pardoneth and amendeth, his wage is the affair of Allah. Lo! He loveth not wrong-doers.

M. Pickthallpublic-domain

And the retribution for an evil act is an evil one like it, but whoever pardons and makes reconciliation - his reward is [due] from Allāh. Indeed, He does not like wrongdoers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وجزاء سيئة المسيء عقوبته بسيئة مثلها من غير زيادة، فمن عفا عن المسيء، وترك عقابه، وأصلح الودَّ بينه وبين المعفو عنه ابتغاء وجه الله، فأَجْرُ عفوه ذلك على الله. إن الله لا يحب الظالمين الذين يبدؤون بالعدوان على الناس، ويسيئون إليهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?