← Sure 18

18:45

وَٱضْرِبْ لَهُم مَّثَلَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا كَمَآءٍ أَنزَلْنَـٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخْتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلْأَرْضِ فَأَصْبَحَ هَشِيمًا تَذْرُوهُ ٱلرِّيَـٰحُ ۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ مُّقْتَدِرًا

Kelime kelime

وَٱضْرِبْ
ve anlat
Fiil
Kök: ضرب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱضْرِبْFiilemir، 2. tekil eril
لَهُم
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
مَّثَلَ
misalini
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مَّثَلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْحَيَوٰةِ
hayatının
İsim
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَيَوٰةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱلدُّنْيَا
dünya
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)، sıfat
كَمَآءٍ
bir su
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَآءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَنزَلْنَٰهُ
indirdik
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِنَ
gökten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَآءِ
göğün
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَآءِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَٱخْتَلَطَ
karıştı
Fiil
Kök: خلط
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱخْتَلَطَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
نَبَاتُ
bitkisi
İsim
Kök: نبت
Dilbilgisi (i'rab)
نَبَاتُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَأَصْبَحَ
ve haline geliverdi
Fiil
Kök: صبح
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَصْبَحَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هَشِيمًا
çöp kırıntıları
İsim
Kök: هشم
Dilbilgisi (i'rab)
هَشِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
تَذْرُوهُ
savurduğu
Fiil
Kök: ذرو
Dilbilgisi (i'rab)
تَذْرُوFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلرِّيَٰحُ
rüzgarların
İsim
Kök: روح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رِّيَٰحُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
وَكَانَ
ve
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şey
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مُّقْتَدِرًا
kadirdir
İsim
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
مُّقْتَدِرًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Onlara, dünya hayatı misalinin tıpkı şöyle olduğunu anlat: Gökten indirdiğimiz su ile yeryüzünde yetişen bitkiler birbirine karışır, ama sonunda rüzgarın savuracağı çerçöpe döner. Allah her şeyin üstünde bir kudrete sahip olandır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey Muhammed! Sen onlara dünya hayatının misalini ver. Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkileri (her renk ve çiçekten) birbirine karışmış, nihayet bir çöp kırıntısı olmuştur. Rüzgarlar onu savurur gider. Allah her şeye muktedirdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlara şunu da örnek ver: “Dünya hayatının durumu gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki yerin bitki(ler)i o (su) sayesinde (gürleşip) birbirine karışmış, (sonunda) rüzgârların savurduğu çer çöp hâline gelmiştir.” Allah her şey üzerinde güç sahibidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Set forth to them the similitude of the life of this world: It is like the rain which we send down from the skies: the earth's vegetation absorbs it, but soon it becomes dry stubble, which the winds do scatter: it is (only) Allah who prevails over all things.

A. Yusuf Alipublic-domain

Tell them, too, what the life of this world is like: We send water down from the skies and the earth’s vegetation absorbs it, but soon the plants turn to dry stubble scattered about by the wind: God has power over everything.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And coin for them the similitude of the life of the world as water which We send down from the sky, and the vegetation of the earth mingleth with it and then becometh dry twigs that the winds scatter. Allah is able to do all things.

M. Pickthallpublic-domain

And present to them the example of the life of this world, [its being] like rain which We send down from the sky, and the vegetation of the earth mingles with it and [then] it becomes dry remnants, scattered by the winds. And Allāh is ever, over all things, Perfect in Ability.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واضرب أيها الرسول للناس -وبخاصة ذوو الكِبْر منهم - صفة الدنيا التي اغترُّوا بها في بهجتها وسرعة زوالها، فهي كماء أنزله الله من السماء فخرج به النبات بإذنه، وصار مُخْضرًّا، وما هي إلا مدة يسيرة حتى صار هذا النبات يابسًا متكسرًا تنسفه الرياح إلى كل جهة. وكان الله على كل شيء مقتدرًا، أي: ذا قدرة عظيمة على كل شيء.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?