← Sure 2

2:198

لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَبْتَغُوا۟ فَضْلًا مِّن رَّبِّكُمْ ۚ فَإِذَآ أَفَضْتُم مِّنْ عَرَفَـٰتٍ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ عِندَ ٱلْمَشْعَرِ ٱلْحَرَامِ ۖ وَٱذْكُرُوهُ كَمَا هَدَىٰكُمْ وَإِن كُنتُم مِّن قَبْلِهِۦ لَمِنَ ٱلضَّآلِّينَ

Kelime kelime

لَيْسَ
yoktur
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
لَيْسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَيْكُمْ
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
جُنَاحٌ
bir günah
İsim
Kök: جنح
Dilbilgisi (i'rab)
جُنَاحٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَن
aramanızda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَبْتَغُوا۟
ve arayın
Fiil
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
تَبْتَغُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَضْلًا
lutfunu
İsim
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضْلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّن
Rabbinizin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّكُمْ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَإِذَآ
zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَآİsimzaman zarfı
أَفَضْتُم
ayrılıp akın ettiğiniz
Fiil
Kök: فيض
Dilbilgisi (i'rab)
أَفَضْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنْ
Arafattan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
عَرَفَٰتٍ
Arafat Dağı
İsim
Kök: عرف
Dilbilgisi (i'rab)
عَرَفَٰتٍİsimözel isim، mecrûr (genitif)
فَٱذْكُرُوا۟
anın (hatırlayın)
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'ı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
عِندَ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلْمَشْعَرِ
Meş'ar-i
İsim
Kök: شعر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَشْعَرِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْحَرَامِ
Haram
İsim
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَرَامِİsimeril، mecrûr (genitif)، sıfat
وَٱذْكُرُوهُ
O'nu anın
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كَمَا
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاEdatmasdar bağlacı
هَدَىٰكُمْ
sizi hidayet ettiği
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
هَدَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَإِن
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
إِنEdatşart
كُنتُم
siz idiniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
O'ndan önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِهِۦ
ondan önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَمِنَ
sapıklardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلضَّآلِّينَ
sapık
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ضَّآلِّينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Rabbiniz'den refah istemenizde bir engel yoktur. Arafat'tan indiğinizde, Allah'ı Meşari Haram'da anın; O'nu, size gösterdiği şekilde zikredin. Nitekim siz önceleri hiç şüphesiz sapıklardandınız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Rabbinizin lütfunu istemenizde size bir günah yoktur. Arafat'tan indiğiniz zaman Meş'ari Haram yanında (Müzdelife'de) Allah'ı zikredin. O'nu, size gösterdiği şekilde zikredin. Doğrusu siz, bundan önce gerçekten sapmışlardandınız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizden gelecek bir kazancı aramanızda size herhangi bir vebal yoktur. Arafat’tan (sel gibi) aktığınızda Meş‘ar-i Haram’da (Müzdelife’de) Allah’ı hatırlayın ve O’nu size ilettiği şekilde hatırlayın! Şüphesiz ki siz daha önce şaşkınlardandınız.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It is no crime in you if ye seek of the bounty of your Lord (during pilgrimage). Then when ye pour down from (Mount) Arafat, celebrate the praises of Allah at the Sacred Monument, and celebrate His praises as He has directed you, even though, before this, ye went astray.

A. Yusuf Alipublic-domain

but it is no offence to seek some bounty from your Lord. When you surge down from Arafat remember God at the sacred place. Remember Him: He has guided you. Before that you were astray.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

It is no sin for you that ye seek the bounty of your Lord (by trading). But, when ye press on in the multitude from 'Arafat, remember Allah by the sacred monument. Remember Him as He hath guided you, although before ye were of those astray.

M. Pickthallpublic-domain

There is no blame upon you for seeking bounty from your Lord [during ḥajj]. But when you depart from ʿArafāt, remember Allāh at al-Mashʿar al-Ḥarām. And remember Him, as He has guided you, for indeed, you were before that among those astray.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ليس عليكم حرج في أن تطلبوا رزقًا من ربكم بالربح من التجارة في أيام الحج. فإذا دفعتم بعد غروب الشمس راجعين من "عرفات" -وهي المكان الذي يقف فيه الحجاج يوم التاسع من ذي الحجة- فاذكروا الله بالتسبيح والتلبية والدعاء عند المشعر الحرام -"المزدلفة"-، واذكروا الله على الوجه الصحيح الذي هداكم إليه، ولقد كنتم من قبل هذا الهدى في ضلال لا تعرفون معه الحق.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?

İçerik